İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/4443 K.2020/2514

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/06/2019 tarih ve 2019/65-2019/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi…

Esas2019/4443Karar2020/2514Tarih1 Haziran 2020Okuma4 dk · 772 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/4443 E., 2020/2514 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

772 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/06/2019 tarih ve 2019/65-2019/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait tanınmış "NEW BALANCE" markasının TPMK nezdinde tescilli olduğunu, bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olarak kullanıldığını, davalının ise 09, 14. sınıflarda tescilli "NEW BALANCE" ibareli 2008/19959 nolu ve 09. sınıfta tescilli "NEW BALANCE" ibareli 2010/51697 nolu markalarının tescilinin kötü niyete dayandığını ileri sürerek, davalının markalarının 556 sayılı KHK'nın 7, 8, 35, 42. maddeleri M.K'nun 2.maddesi Paris Sözleşmesi'nin 1 mükerrer 6. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 55 ve devamı maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, yabancılık teminatı itirazında bulunup, markalar arasında iltibas ve bağlantı bulunmadığını, farklı sınıflarda tescil edildiğini, davacının gerçek ve öncelikli hak sahibi olmadığını, davacının markasının tanınmış marka sayılamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, taraf markaları arasındaki iltibasın varlığının, önceki karar ve Yargıtay ilamları ile sabit olduğu, bozma ilamında işaret edildiği üzere, davacı markasının tanınmış marka olmadığı hususu davalı yararına usuli müktesep hak teşkil etmekteyse de, bilimsel ve yargı içtihatlarında belirtildiği üzere, markanın tanınmış olmasının, kabul edilen kötü niyet karinesi nedeniyle ispat kolaylığı sağladığı, tanınmış olmayan bir markanın da sırf haksız yararlanma amacıyla ve makul bir açıklaması olmadan tescil ettirilmesinin de, esasen kötü niyetli bir tescil olarak kabul edildiği,

bu gibi hallerde, genellikle sözcük unsurundan başka, şekil, logo, harf ve yazım karakteri, renkler gibi unsurlar dahi kopyalanarak ve bazen de yurt dışında bir işletmenin ticaret unvanı gibi marka olarak tescil ettirildiğinden, tescilin kötü niyetli olduğunun ispatının da güç olmadığı, somut olayda davalının adına tescil ettirdiği markanın davacının yurt dışındaki ticaret unvanı olduğu, tescildeki yazım ve karakterinin birebir aynı olduğu, davalının bu markayı sırf üçüncü kişilere lisans vermek amacıyla adına tescil ettirdiği, yedekleme

amacında olduğunun kabulü gerektiği, davalının tescili kötü niyetli olduğundan, tescilli olduğu tüm sınıf ve emtialar bakımından hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2008/19959 ve 2010/51697 tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava; karıştırılma ihtimali bulunduğu ve kötü niyetle tescil edildiği iddialarıyla davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dairemizin önceki bozma ilamında.

Mahkemece bozma öncesi kararda, taraf markalarının esas unsurları ve yazılışlarının birebir aynı olduğu, bu nedenle markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu kabul edilerek örtüşen emtialar yönünden davanın kabulüne, davacı markalarının tanınmışlığının tespit edilememesi nedeniyle farklı sınıflar yönünden hükümsüzlük davasının kısmen reddine karar verilmiş, kararda ayrıca, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde sayılan hükümsüzlük sebepleri arasında yer almadığından kötü niyet iddiasının hükümsüzlük davasında uygulama alanı bulunmadığı ifade edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de,

davalı tarafın tüm, davacı yanın ise sair temyiz itirazları reddedilerek, sadece, kötü niyete ilişkin mahkeme gerekçesi bozma konusu yapılmış, MK m 2 ve 556 sayılı Marka KHK’nın 35. maddeleri uyarınca kötü niyet iddiasının her uyuşmazlığın kendine has özellikleri dikkate alınarak bir hükümsüzlük sebebi olarak değerlendirilmesi gerektiği hususlarına işaret edilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı adına yurt dışında tescilli ticaret unvanı ile davalının tescil ettirdiği markaların aynı olması ve davalının markaları bizzat kullanmayıp başkalarına kullandırtması gerekçe gösterilerek davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğu kabul edilmiş ise de, marka korumasında ülkesellik ilkesi geçerli olup, yurt dışında tescilli ticaret unvanının aynısının Türkiye’de marka olarak tescil ettirilmesi ticaret unvanı sahibine 556 sayılı KHK'nın 8/5. maddesi uyarınca hak sağlamayacağı gibi, tek başına marka tescilinde kötü niyete emare de teşkil etmez.

Öte yandan taraf markalarında renk, şekil ve logo unsurları bulunmadığı halde Mahkemece bu unsurların benzerliği ileri sürülerek davalı markalarının kötü niyetle tescil ettirildiği gerekçesi de doğru değildir. Keza markaların özgün olmayan geleneksel yazım karakterleri arasındaki benzerlik kötü niyete emare teşkil etmez. Kaldı ki taraf markalarındaki yazım karakterlerinin aynı olduğu gerekçesi de doğru değildir.

Marka sahibi markasını bizzat kendisi kullanabileceği gibi, lisans yoluyla üçüncü kişilere kullandırabilecek olup, her iki kullanım şekli de markanın kullanılması olarak kabul edilmelidir. Mahkemece bu eylemin markanın yedeklenmesi olarak nitelendirilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece, mevcut delil durumu itibariyle davacı tarafın davalının kötü niyetle dava konu markaları tescil ettirdiğini ispatlayamadığının kabul edilmesi gerekirken, markanın kötü niyetle tescil ettirildiğine dair hatalı gerekçe ile davanın tamamen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle temyiz eden davalı lehine bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/4443, K. 2020/2514, 1 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/4443
Karar No
2020/2514
Tarih
1 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/4445 K.2020/4380
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/4446 K.2020/2515
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/4453 K.2020/2476
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/4455 K.2020/4759
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/4461 K.2020/3153
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/4471 K.2020/4379

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.