KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/5108 E., 2020/2865 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2020
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.01.2019 tarih ve 2018/502-2019/13 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında acentalık sözleşmesi olduğunu, tahsilatlarda yaşanan sorunlar nedeniyle 13/04/2012 tarihinde sözleşmenin davacı tarafça feshedildiğini, sözleşmenin feshine neden olan tahsilatlarla ilgili İzmir 18. İcra Müdürlüğü’nün 2012/15028 Esas sayılı dosyası ile 34.996,42 TL miktarlı icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalının %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağın sağlık poliçelerinden kaynaklandığını, müvekkilinin bu poliçeleri düzenleme yetkisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu sağlık sigorta poliçelerinin davalı acentanın aracı kılınarak yapıldığı, dolayısıyla söz konusu sağlık sigortası poliçeleri prim tahsilatlarının da davalı tarafından yapıldığı, bilirkişi heyet raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle acentelik sözleşmesi gereğince davalıdan 32.389,21 TL prim alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,
davalının İzmir 18. İcra Müdürlüğü’nün 2012/15028 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 32.389,21 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, hüküm altına alınan 32.389,21 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/5108, K. 2020/2865, 15 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama