KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/642 E., 2019/7283 K.·Mahkemesi : İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2019
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/03/2018 tarih ve 2017/787-2018/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 1994 yılından bu yana ülkemizde sofra camı üretimi konusunda LAV markası ile tanındığını, davalının 2009/25788 numaralı "DEM" ibareli markayı TPMK nezdinde tescil ettirdiğini ancak çay aksesuarları bakımından bu markayı kullanmasının haksız rekabete sebebiyet verdiğini, anılan ibarenin genel ibare olup bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, tanımlayıcı olduğunu, ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c ve e maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğini ileri sürerek davalıya ait 2009/25788 sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu markadaki ibarenin tasviri olmadığını, marka kapsamındaki ürünler bakımından ayırt edici olduğunu, müvekkilinin çay üretimi ve satışıyla ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu davalıya ait 2009/25788 numaralı "DEM" ibaresi tescili istenen çay emtiası için doğrudan 7/1-c anlamında karakteristik özellik belirten bir işaret olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi anlamında başkaca hükümsüzlük sebepleri somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/642, K. 2019/7283, 18 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama