KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/736 E., 2020/779 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2020
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak bozmaya uyularak verilen 12/10/2018 tarih ve 2018/471-2018/596 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını,
anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada davalı ile dava dışı üçüncü kişi arasında yapılan endeks okuma ve periyodik sayaç değiştirme sözleşmesinden kaynaklanan alacak için müvekkili aleyhine açılan dava sonucunda müvekkili tarafından icra dosyasına 7.900,00 TL teminat mektubu ve 1.900,62 TL teminat mektubu ile ödeme yapıldığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ayrıca 100,00 TL temyiz harç ve masrafının ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacağın dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklandığı ve İHDS’nin imza tarihinden öncesi döneme ait olduğu, İHDS’nin 7.2 maddesinde düzenlenen ihbar yükümlülüğünün somut uyuşmazlıkta uygulanmayacağı gerekçesiyle davanın kabülüne, 7.900,00TL’nin 06/08/2007 tarihinden, 1.900,62 TL’nin 06/08/2007 tarihinden, 100,00TL’nin 06/04/2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/736, K. 2020/779, 3 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama