KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/805 E., 2020/3314 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2020
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19/07/2016 gün ve 2014/691 - 2016/625 sayılı kararı bozan Daire'nin 16/10/2018 gün ve 2017/200 - 2018/6359 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette satış müdür olarak 20/02/2012 tarihli hizmet sözleşmesiyle çalışmaya başladığını, 17/09/2012 tarihinde istifa ettiğini, istifanın üzerinden bir yıl geçmeden aynı alanda iştigal eden dava dışı şirkette çalışmaya başladığını, davalının çalıştığı konum itibari ile müvekkili şirketin ticari sırlarına da vakıf olduğunu, ayrıca iş sözleşmesinde rekabet yasağı düzenlemesinin de bulunduğu, fakat davalı tarafın ticari sırlara vakıf olması nedeniyle çalıştığı dava dışı şirketin müvekkiline ait müşteri portföyüne yöneldiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan hizmet sözleşmesiyle radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde rekabet yasağı şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden geçersiz olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra sır saklama yükümlülüğünün devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/805, K. 2020/3314, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama