İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1086 K.2020/3457

Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 05/12/2017 tarih ve 2013/340-2017/372 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, bazı…

Esas2020/1086Karar2020/3457Tarih6 Temmuz 2020Okuma6 dk · 1.186 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/1086 E., 2020/3457 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Temmuz 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.186 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 05/12/2017 tarih ve 2013/340-2017/372 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,

duruşma için belirlenen 10.12.2019 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davalı ... vekili Av. ...ile asıl ve birleşen davada davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, temsilcisi olarak hareket ettiği küçükler ile annelerinin davalının müdürlük yaptığı limitet şirkete miras yoluyla ortak olduklarını, küçüklerin dedelerinin kayyım olarak atandığını, dava dışı bu kayyımın görevini ifa etmediğini, şirketin dolayısıyla davacıların zarara uğradığını, kayyımın azli ve kendisinin kayyım atanması istemli dava açtığını, anılan bu davada davalı aleyhine sorumluluk davası açılması için yetki verildiğini, bu amaçla dava dışı şirkete ait taşınmazlar üzerine tedbir kararı konulduğunu,

tarafların ortak olduğu şirketin davacı küçüklerin murisinin hayatta olduğu dönemde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayarak yüklenici sıfatını aldığını, kayıtların düzenli tutulmadığını, daire satışlarının gerçek bedeli yansıtmadığını, davalının satışları rayicin altında gösterip aradaki farkı uhtesinde tuttuğunu, şirketi zarara uğrattığını, müdürlük görevini kötüye kullandığını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, davalının müdürlükten azline, sorumluluğunun tespitiyle şimdilik 400.000.00 TL tazminatın Türkan Yapı Haf.

Ltd. Şti’ne verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili, asıl dava tarihinden sonraki zararlar için şimdilik 50,00 TL'nın tahsilini talep etmiştir.

Davalı, davacıların temsilcisi olarak hareket eden kişinin küçüklerin halası olduğunu, anneleriyle menfaat çatışması olacağından dedelerinin kayyım atandığını, davacı çocukların, anneleri ve dedeleriyle yaşadıklarını, temsilci olarak dava açan halanın menfaat amacı güttüğünü, tedbir koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddine istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi incelemesi ile davalı müdürün şirkete ait dairelerin gerçek satış bedellerini şirkete kazandırmadığı ve şirketi 3.916.975,85 TL zarara uğrattığının tespit edildiği anlaşıldığından şirket müdürünün azline, davacının ıslah talebi dikkate alınarak 400.000,00 TL tazminatın; 1.000,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 25/08/2011 tarihinden, 399.000,00 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 08/12/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Türkkan Yapı Harfiyat İnşaat Taahhüt ve Tıbbi Malzemelere Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine, tedbiren kayyım atanmasına yönelik talebinin reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davaya ilişkin davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Asıl dava, davalı şirket müdürünün görevini kötüye kullandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenici olarak şirket tarafından inşa edilen dairelerin gerçek satış bedellerini şirkete kazandırmadığı, daireleri rayiç fiyatlarının altında sattığı iddialarına dayalı olarak açılan müdürün azli ve tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, dosya kapsamında alınan birden fazla bilirkişi raporu ile şirketin zararı tespit edilmiş ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı vekili, müvekkili şirket müdürünün 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ayrı ayrı ibra edilmesine obirliğiyle karar verildiğini, hakkında sorumluluk davası açılamayacağını savunmaktadır.

Mahkemece, davalı müdürün davaya konu eylemleri, inşaatın maliyeti ve dairelerin satış bedelleri gibi hususlarda açık ve ayrıntılı açıklamaları içeren kayıtların ve bilançoların onaylanması ile yasaya uygun çoğunlukla ve geçerli şekilde ibra edilip edilmediği değerlendirilmemiştir.

Ayrıca davalı müdür hakkında dolandırıcılık iddiasıyla açılan ceza davası neticelenmiş ve davalının dolandırıcılık kastı bulunmadığından beraatine karar verilmiş ise de, işbu ceza dosyası ve beraat kararının kapsamı da mahkemece değerlendirmeye esas alınmamıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle davalının dava konusu eylemleri nedeniyle ibra edilip edilmediğinin tespiti gerekir.

Davacıların işbu sorumluluk davasını açabileceklerine kanaat getirilir ise, mahkemece davalının yargılanıp beraat ettiği Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/186 esas sayılı dosyası ve mahkemenin beraat kararının da değerlendirilmesi, hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte tespitlerin olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekecektir.

İşin esasına ve şirket zararının hesaplanmasına gelince, şirketin yüklenici olarak inşa ettiği dairelerin yapımına 2007 yılında yapı ruhsatı alındıktan sonra başlanmış olup, süreç içerisinde farklı tarihlerde dairelerin 3. kişilere satışı gerçekleştirilmiştir. Davalı ile birlikte şirketin ortağı ve müdürü olan Hakan Türkmenoğlu ve Muhammet Kandemir 03.06.2009 tarihinde vefat etmiş, sonrasında şirket müdürü olarak davalı tek başına yetkili kılınmıştır.

Dava dilekçesinde, davalının yaptığı daire satışlarının rayiç bedelin altında gösterilip aradaki farkı uhdesinde tutarak şirketi zarara uğrattığı iddia edildiğine göre, zarar hesabı yapılırken yalnızca davalının yaptığı daire satışlarının hesaplamaya esas alınması gerekmektedir.

Bilirkişilerce, dairelerin 2007 yılı yapım maliyeti ve buna ek olarak belgesiz harcamaların da olabileceği gözetilerek inşaatın yapım maliyeti hesaplanmış, dairelerin dava tarihi itibariyle rayiç değeri de belirlenerek sonuca varılmıştır.

Oysa ki hesaplama yapılırken, dairelerin satış tarihlerindeki haliyle yine satış tarihlerindeki rayiç bedellerinin ayrı ayrı hesaplanması, dairelerin yapıldığı yer ve yıldaki malzeme ve işçilik maliyetleri de esas alınarak inşaatın gerçekleştiği oranda yıl yıl gerçek maliyetin bulunması ve ayrıca şirket kayıtlarına giren satış bedellerinin de mahsubu ile şirket kasasına girmeyen miktarın tespiti gerekmektedir.

Bununla birlikte, hesaplamalar yapılırken davalının, şirketin ekonomik olarak zor durumda olduğu ve ekonomik sıkıntıları aşmak için bir an önce dairelerin satılması gerektiği, bunun da satış fiyatlarını etkilediği yönündeki savunmasının da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

O halde mahkemece, eksik ve hatalı tespitler içeren bilirkişi raporlarının esas alınarak dava tarihi itibariyle rayiç bedeller üzerinden ve gerçeği yansıtmayan maliyet hesabıyla şirket zararının tespit ve tahsiline karar verilmesi doğru olmamış; eksik ve yanılgılı değerlendirme sonucu verilen hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince kabule göre; dosya kapsamında bulunan 29.08.2016 tarihli ve 08.06.2017 tarihli ek bilirkişi raporlarında davalı şirketin zararı hesaplanmış ve davacıların hisse oranına göre zarar tespiti yapılmıştır. Oysa, şirket ortaklarının zararın şirkete ödenmesine karar verilmesi talebiyle açtıkları davalarda ortakların hisse oranı gözetilmeden tüm zararın tahsiline karar verilmesi gerekir.

Mahkemenin gerekçeli kararında işbu bilirkişi raporlarına yer verilmekle birlikte davacıların hisse oranlarına göre zararın belirlenmesi konusunda kararda bir değerlendirme yapılmamıştır. Tespit edilen zararın davacıların hisse oranı gözetilmeksizin ancak, her hâlükârda taleple bağlı kalınarak şirkete ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

4- Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili 18.01.2017 tarihli dilekçe ile şirket müdürüne karşı, birleştirme talepli ek alacak davası açmış, birleştirilen davalar Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/340esas sayılı dosyasında birlikte görülmüş ancak mahkemece zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmeden önce, davacı vekiline talebinin açıklattırılması, hak ve alacak taleplerinin davalının hangi iş ve eylemlerinden kaynaklı olduğunun tespiti ile TTK'nın 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi uyarınca zamanaşımının ve Türk Ceza Kanunu'na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, davaya konu edilen eylemler açıklığa kavuşturulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik davacılar vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada verilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada verilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA; (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada verilen hükmün birleşen davada davacılar yararına BOZULMASINA; takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir taraftan alınıp yekdiğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 06/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1086, K. 2020/3457, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1086
Karar No
2020/3457
Tarih
6 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/1087 K.2020/3785
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/1087 K.2020/11120
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/1088 K.2020/10609
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/1088 K.2020/11744
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/1088 K.2020/3732
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/1089 K.2020/3733

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.