İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1465 K.2022/694

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.04.2018 tarih ve 2015/676 E. - 2018/425 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine - kabulüne dair İstanbul…

Esas2020/1465Karar2022/694Tarih27 Ocak 2022Okuma8 dk · 1.504 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/1465 E., 2022/694 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ocak 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.504 kelime·8 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.04.2018 tarih ve 2015/676 E. - 2018/425 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine - kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 27.11.2019 tarih ve 2018/1301 E- 2019/1663 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...,

şirket temsilcisi ... ile davalı banka vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Antalya Kemer bölgesinde otelcilik faaliyeti ile iştigal ettiğini, finansal ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla davalı banka tarafından matbu şekilde hazırlanmış genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi ihtiyacı hasıl olunca gene davalı banka tarafından matbu şekilde ve sadece müvekkilinin imzalarının alınması yolu ile tanzim edilmiş bulunan değişik tarihli ve tutarlı genel kredi sözleşmeleri tanzim edildiğini, tanzim edilen belgeler ışığında davalı bankanın müvekkiline ayrı ayrı 11.600.000 Euro ve 2.400.000 Euro tutarlı iki adet kredi kullandırdığını,

müvekkilinin kredileri düzenli şekilde ödemeye devam ederken bahsi geçen her iki krediyi de erken ödemek istediğini, davalı bankanın 11.600.000 Euro tutarındaki kredinin kalan anapara borcu 8.800.000 Euro’yu ve hiçbir açıklama içermeyen sadece faiz ve eklenti tutarı olarak belirtilen 713.995 Euro bedeli, 2.400.000 Euro tutarındaki kredinin kalan anapara borcu 2.400.000 Euro’yu ve hiçbir açıklama içermeyen sadece faiz ve eklenti tutarı olarak belirtilen 161.028 Euro bedeli müvekkilinden talep ettiğini,

davalı bankanın 2.400.000 Euro’luk kredi için erken ödeme esnasında müvekkilinden toplam talep ettiği bedelin 2.561.028 Euro ve 231.000,00 TL KKDF bedeli olduğunu, KKDF bedelinin de fazla hesaplanarak talep edildiğini, davalı bankanın ipotekleri kaldırmak ve müvekkilinin kefillerinin mülklerini serbest bırakmak için tahsil ettiği kredi bedelleri haricinde tahsil ettiği 876.855,33 Euro faiz eklenti tutarının, 72.000 Euro (216.979.20 TL olarak 3.0136 kur üzerinden) KKDF bedelinin, 4.154 Euro (12.549,40 TL olarak 3.0136 kur üzerinden) KKDF erken kapama cezasının hiçbir hukuksal dayanağı olmadığını,

davalının toplamda müvekkilinden 953.009,33 Euro erken ödeme komisyonu, faiz, KKDF, KKDF cezası tahsil ettiğini, davalı banka tarafından erken ödeme cezası/komisyonu ve varsa fahiş faiz ve KKDF bedeli, KKDF cezası, ipotek fek ücreti vs. karşılığı olmayan ya da verilmeyen hizmete ilişkin bedellerin tahsil edilmemesi gerektiğini iddia ederek davalının haksız tahsil ettiği bedellerden şimdilik 450.000,00 Euro’yu fiili ödeme günündeki en yüksek döviz kuru karşılığı TL olarak müvekkiline ödemesine,

bahsi geçen bedele 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereği haksız tahsil tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile müvekkili banka arasında 23.12.2010 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve tüm hukuki prosedürlerin işbu sözleşmeye göre düzenlendiğini, ardından 31.12.2012 ve 05.01.2015 tarihlerinde EK-B başlıklı iki adet sözleşme imzalandığını ve 23.12.2010 tarihli genel kredi sözleşmesine ek yapıldığını, davacının kullanmış olduğu ve dava konusu yapmış olduğu kredilerin yukarıda anılan sözleşme hükümlerine göre tarafların özgür iradelerince oluşturulmuş olduğunu, müvekkili bankanın erken geri ödeme halinde kredinin erken kapama ücretini tahsil etmesinin sözleşme ile hükme bağlanmış hukuki bir durum olduğunu,

ayrıca davacı ile imzalanan ve GKS'nin eki haline gelen 31.12.2012 ve 05.01.2015 tarihli iki adet Ek-B'lerin 1.6 ve 1.5 erken ödeme başlıklı maddelerinde bakiye kredi ana parası üzerinden adatlandırılarak %2 oranında erken ödeme komisyonunu bankaya ödeneceğinin kararlaştırılacağını, genel kredi sözleşmelerine ek olarak alınan ve kredilerin esaslı unsurlarını belirleyen EK-B sözleşmelerin müşteriler ile pazarlık edilerek oluşturulduğunu, her bir kredi ve her müşteri için EK-B'lerin farklı düzenlenmekte olduğunu, dolayısıyla EK-B'lerin tip bir sözleşme değil,

müşteri ile görüşülerek hazırlanan ve kredilerin şartlarını belirleyen sözleşmeler olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun basiretli tacir yükünü düzenleyen 18/2. maddesinin "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmünü amir olduğunu, davacının da sözleşmeyi imzaladığı esnada kanunun kendisine yüklediği basiretli tacir yükü altında dava konusu sözleşme ve eklerini imzalamış olduğunu, dolayısıyla davacının genel işlem koşulu savunmasına sığınmasının mümkün olamayacağını, kredinin erken kapanması sebebiyle bankanın zarara uğradığını,

müvekkili bankanın uğradığı zarardan daha az miktarda erken kapama komisyonu aldığını, tahsil edilen KKDF ve KKDF cezasının bankanın gelir kalemi olmayıp, tahsil edilen tutarların Maliye Bakanlığı'na ödenmekte olduğunu, davacının 31.12.2012 tarihli "taahhütname" ile BSMV, KKDF ve her ne nam altında olursa olsun her türlü vergi, fon, faiz ve cezayı ödeyeceğini gayrikabili rücu olarak taahhüt ettiğini, davacının teamül gereği %2 oranında erken kapama ücreti alındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nce, davacı ile davalı banka arasında, 23.10.2010 ve 31.12.2012 tarihli iki adet GKS imzalandığı ve davacının bu sözleşmeler kapsamında bankadan kredi kullandığı, 23.12.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin 2/09 maddesinde, her hangi bir erken ödeme durumunun bankaya en az 10 gün önceden ve hiçbir tereddüde mahal vermeyecek şekilde bildirilmesi gerektiğinin, vadeli kredilerin müşteri tarafından erken geri ödenmesine yönelik olarak aksi banka tarafından açık olarak kabul edilmedikçe erken ödeme yapılacak tutarın ödeme gününe kadar işleyecek faiz de katılmak suretiyle ile bu ödeme ile birlikte yapılması gerektiğinin,

31.12.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin erken ödemeye ilişkin 1.6 maddesinde, borçlunun 10 iş günü öncesi bankaya haber vermek üzere krediyi kısmen veya tamamen erken ödeyebileceğinin, borçlu tarafından bu madde kapsamında yapılacak erken geri ödemelerin erken ödenen tutar üzerinden o tarihe kadar tahakkuk eden

faiz, komisyon, vergi, fon, harç, masraf vs. tutarlar ile birlikte yapılacağının düzenlendiği, her iki GKS'nin erken ödeme başlıklı maddelerinde kredinin tamamının veya bir kısmının erken ödenmesi durumunda kredi alanın, kalan kredi tutarı üzerinden yıllık adatlandırılarak %2 oranında erken ödeme komisyonunun bankaya ödeyeceğinin kararlaştırılmış olduğunun görüldüğü, davalı bankanın her iki GKS’nin erken kapatma komisyonuna ilişkin maddelerinde belirlenen şekilde kalan kredi ana bakiyesi ve vade üzerinden adatlandırılarak yıllık %2 oranında erken ödeme komisyonunu talep edebileceği sonucuna varıldığı,

davalı bankanın sözleşmede belirlendiği şekilde talep edebileceği erken kapatma komisyonunun ne olduğunun 27.01.2017 tarihli 3 kişilik bilirkişi kurul raporunda belirlendiği, buna göre taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde belirlenen erken ödeme komisyon oranları üzerinden yapılan hesaplama sonucunda, davalı bankanın 11.600.000 Euro olarak kullanılan kredinin kalan 8.800,00 Euro ana para taksitleri için adatlandırılarak %2 erken ödeme komisyon tutarı hesabının 518.927,78 Euro olduğu, 2.400.000 Euro miktarlı kredinin erken ödeme komisyon tutarının 161.313,64 Euro olduğu,

davacı bankanın genel kredi sözleşmeleri uyarınca toplam 680.241,42 Euro erken kapatma komisyonu talep edebileceği, davacı bankanın erken kapatma komisyonu olarak 11.600.000 Euro kredi için 544.874,17 Euro, 2.400.000 Euro için 714.253,49 Euro'yu 12.05.2015 tarihinde tahsil ettiği, tahsil etmesi gereken miktarın 11.600.000 Euro'luk kredi için 518.927,00 Euro, 2.400.000 Euro kredi için 161.364,00 Euro olmak üzere toplam 680.241,42 Euro olduğu,

(714.253,49 Euro-680.241,42 Euro=34.012,07 Euro) davacıdan fazladan tahsil edilen 34.012,07 Euro’nun iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 34.012,07 Euro’nun 12.05.2015 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilince istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce, taraflar arasındaki 31.12.2012 ve 05.01.2015 tarihli ek sözleşmelerin, müstakil bağımsız sözleşmeler olmayıp 23.12.2010 tarihli genel kredi sözleşmesiyle bağlantılı, o sözleşmenin parçası mahiyetinde olan tamamlayıcı sözleşmeler olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 19. maddesi kapsamında yorumu ve tabi olduğu koşullar asıl sözleşmeye bağlı olduğundan, ek sözleşmelerin genel işlem şartlarına, Bankacılık Kanunu’na ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu yönündeki davacı vekilinin istinaf nedeninin yerinde olmadığı,

davalı banka açısından kredinin erken kapatılması bir risk olduğuna göre bankanın riskini telafi edebilmek için finans piyasasında cari olan kural ve oranlar dahilinde erken kapama komisyonu alınmasının Bankacılık Kanunu’na ve dürüstlük kuralına uygun olduğu, ek sözleşmelerde kredinin erken ödenmesi durumunda borçlunun kalan kredi anapara bakiyesi ve vade üzerinden adatlandırılarak %2 oranında erken ödeme komisyonunu bankaya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, buna göre yapılan hesaplamaların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, bu sebeple davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf nedeninin yerinde olmadığı,

davalı vekilinin istinafına gelince, İlk Derece Mahkemesi’nce iadesine karar verilen tutarın, davacının ödemesi gereken erken kapama komisyonunun %5’i BSMV olduğu, BSMV’nin mükellefinin davacı kredi kullanan-kapatan taraf, davalı bankanın ise bu vergiyi tahsil edip ilgili vergi dairesine yatırması gereken vergi sorumlusu olduğu,

davalı bankanın 11.05.2015 tarihli yazısında kredinin erken kapanması halinde alacağı tutarları belirttiği, davacının da kendisine bildirildiği doğrultuda krediyi erken kapama komisyonu ve ek ödeme tutarlarıyla erken ödeyerek kapattığı, erken kapama komisyonunu ödeyen davacının, bu tutarın BSMV'sini de ödemesi gerektiği, bu tutarın davacıya iadesine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/01/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1465, K. 2022/694, 27 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1465
Karar No
2022/694
Tarih
27 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1470 K.2022/695
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/1472 K.2022/437
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/1488 K.2022/1013
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1496 K.2022/714
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/1502 K.2022/600
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/1504 K.2021/14559

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.