İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1583 K.2021/1898

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/01/2018 tarih ve 2017/15 E. - 2018/21 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.…

Esas2020/1583Karar2021/1898Tarih2 Mart 2021Okuma5 dk · 991 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/1583 E., 2021/1898 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mart 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

991 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/01/2018 tarih ve 2017/15 E. - 2018/21 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.01.2020 tarih ve 2018/773 E. - 2020/92 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının hissedarı bulunduğu A.F.E.

Elektrik Üretim Ticaret Sanayi A.Ş.'deki hisselerinin bir kısmını 10.06.2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile dava dışı şirket ortakları olan ..., ..., ...'e devrettiğini, hisse devrinden önce şirketin limited şirket olan davalı şirketin sonradan nevi değiştirerek anonim şirket vasfına dönüştüğünü, şirketin 28.08.2012 tarihinde yapılan 2011 yılı olağan genel kurul toplantısında üç yıl süreyle yeni yönetim kurulu seçimi yapıldığını ve görev süresi dolmuş olmasına rağmen yeni yönetim kurulu üyesi seçimi yapılmadığını,

şirketin yetki süresi dolmuş olan yönetim kurulu tarafından idare edilmeye devam edildiğini şirket işleyişindeki hukuka aykırılıkların giderilmesi, davacının imzasının bulunmadığı işlemlerin onayı alınarak temlik sözleşmesine uygun biçimde yeniden ihdas edilmesi, yatırım için yapılan işlemlerin maliyeti konusunda davacıya bilgi verilmesi,

2013,2014 ve 2015 yılları için genel kurul toplantısı yapılması konusunda şirket yönetim kurulu üyeleri ve diğer ortaklara ihtarda bulunulduğunu, verilen cevabi ihtarda 2013 yılı genel kurul toplantısının yapıldığı 2014-2015 yılları içinde toplantı yapılacağının bildirildiğini, cevabi ihtarname sonrasında yapılan araştırma sonucunda şirketin nevi değişikliği işlemlerinin sahte imzalarla alınan genel kurulun kararlarına dayanarak yapıldığının ortaya çıktığını, şirketin nevi değiştirme işlemleri ve genel kurul toplantılarının hukuka aykırı biçimde yapıldığını,

yine toplantı yapılırken yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamanın usulüne aykırı olduğunu altsoy üstsoy ve üçüncüye kadar kan kayın hısımlığının dikkate alınmadığını, aralarında hısımlık bulunan ortakların yönetim kurulunun ibrasında olumlu oy kullandığını, bu hususun Türk Ticaret Kanun'unun 393/1maddesine aykırılık teşkil ettiğini,

kanunun emredici hükümlerine aykırı davranan ve şirket yönetiminde özen göstermeyen yönetim kurulu üyeleri tarafından şirketin idaresinin telafisi imkansız zararlar doğmasına sebep olacağından şirkete kayyum atanması gerektiğini ileri sürerek 24.10.2016 tarihli 2014-2015 yılları olağan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 2014 ve 2015 yılı genel kurul toplantılarının usule uygun biçimde yapıldığını, alınan kararların da hukuka ve yasalara uygun olduğunu, davacının yönetim kurulu toplantısına çağrıldığını, nitekim davacı tarafın da toplantıya katıldığını, toplantıda görüşülecek gündem maddelerinin davet kağıdında açıkça yazılı olduğunu, toplantı öncesinde şirketin finansal tablolarının şirket merkezinde incelemeye açıldığını, davacının da bu belgeleri incelediğini, belgelerden örnek de aldığını, aralarında akrabalık ilişkisi bulunan ortakların yönetim kurulunun ibrasında oy kullanamayacağı iddiasının doğru olmadığını,

sadece yönetim kurulu üyesinin kendi ibrasında oy kullanamayacağını, Yargıtay uygulamasına göre de yönetim kurulu üyeleri arasında akrabalık ilişkisi bulunmasının oy hakkını kısıtlamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,davaya konu genel kurul toplantısından önceki genel kurullardan biri yahut birkaçının iptali söz konusu olsa bile bu durumun iptalden önceki süreçte yeni genel kurul toplantısı yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, yönetim kurulunun ibrasına dair oylamanın usulsüzlüğü iddiasında bulunan davacının oydan yoksunluk hükümlerine değil TTK 393/1 maddesinde yazılı menfaat iddiasına dayandığı ve akraba olan yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullanmasının mümkün olmadığını ileri sürdüğü,

şirket yöneticilerinin ibrasına ilişkin hususların TTK 393/1 maddesi kapsamına girmediği, şirket yöneticisinin kendi ibrasında oy kullanmaması halinin yasada özel olarak düzenlendiği, TTK 436/2 maddesinde şirket yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacaklarının açıkça yazılı olduğu,

bu maddenin 1.fıkrasında müzakerelere katılma yasağının da düzenlendiği ancak yönetim kurulunun ibrası meselesinin yönetici açısından şahsi bir iş sayılamayacağı ve oy hakkından yoksunluktan söz edilemeyeceği, şirketin genel kurul toplantısında alınan kararların ve özellikle ibra maddesinin kanuna aykırı bir tarafı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, önceki genel kurul toplantılarında usulsüz olsa bile yeni bir genel kurul toplantısı yapılmasının önünde yasal bir engel bulunmadığı, iptal olunan genel kurul toplantılarının yerine aynı yıl için yeniden genel kurul toplantısı yapılabileceğinden davacı vekilinin bu yöndeki isinaf isteminin yerinde olmadığı, yönetim kurulunun ibrasına yönelik istinaf istemi yönünden ise; yönetim kurulunun ibrası TTK 436. maddede düzenlendiği, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerinin hiçbirisinin oylamaya katılmaması,

ibralarına ilişkin olarak yapılan oylamada oy kullanmamaları gerektiği, davalı şirkette ortakların hisselerinin toplamı 22.500 adet olup yönetim kurulu üyelerinin toplam hissesinin 16.500 adet olduğu, yönetim kurulu üyeleri dışında oylamaya katılan ortakların hisseleri toplamının ise 5.850 olduğu, oylamaya katılma hakkı bulunan bu ortaklardan kabul oyu kullanan ortakların hissesi 1.350, red oyu kullanan ortağın hissesi ise 4.500 olup, bu durumda oylamaya katılan şirket hissedarlardından yönetim kurulu üyelerinin ibrası oylamasına katılma hakkı bulunan ortaklarla yapılan oylamada red oyu kabul oyundan fazla olduğundan yönetim kurulu

üyelerinin ibrası için yeterli olumlu oyun bulunmadığı nedeniyle davalı şirketin 24.10.2016 tarihinde yapılan 2014 ve 2015 yılları olağan genel kurul toplantı tutanağının yönetim kurulunun ibrasına yönelik 6.maddesinin iptali gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; davalı ...'nin 24/10/2016 tarihinde yapılan 2014 ve 2015 yılları olağan genel kurul toplantı tutanağının, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 6 numaralı kararının iptaline karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 02.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1583, K. 2021/1898, 2 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1583
Karar No
2021/1898
Tarih
2 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/1583 K.2021/1886
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/1584 K.2021/2064
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/1584 K.2021/2190
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/1584 K.2021/3820
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1586 K.2021/1897
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2020/1586 K.2021/1299

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.