İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1787 K.2021/1959

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30.12.2016 tarih ve 2015/511 E. - 2016/588 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge…

Esas2020/1787Karar2021/1959Tarih3 Mart 2021Okuma5 dk · 997 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/1787 E., 2021/1959 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi20. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

997 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30.12.2016 tarih ve 2015/511 E. - 2016/588 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2018/2007 E. - 2020/174 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili şirketin "ŞAHİN" esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2014/34628 sayılı "EKMEKDAMI ŞAHİN KARDEŞLER UN MAMULLERİ" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere TPMK'ya başvurduğunu, bu başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin başvuruyu, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını,

başvuruda yer alan “un mamulleri” ibaresinin 30. sınıfta tescili talep edilen "fırıncılık mamulleri" malları bakımından tanımlayıcı olduğundan ayırt ediciliğe sahip olmadığını, başvuru markasının esas unsurunun "ŞAHİN KARDEŞLER" ibaresi olduğunu ve müvekkili markalarının asli unsurunu oluşturan "ŞAHİN" ibaresinin başvuruda aynen yer aldığını, davalının kötü niyetli hareket ettiğini, itiraz konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının da esas unsuru olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2015-M-10391 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında uyuşmazlık konusu tüm emtia yönünden iltibas ihtimali bulunduğu, davacı markalarının gıda sektöründe tanınmış olduğu, ancak başvuru konusu marka kapsamında yer alan emtianın tamamının redde mesnet markaların kapsamında yer aldığından KHK'nın 8/4 maddesinin somut olaya uygulanamayacağı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğu hususundaki iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2015-M-10391 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun "ŞAHİN" ibaresi olduğu, bu ibarenin ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir ad ve soyad olduğu gibi aynı zamanda bir hayvan ismi olarak da bilindiği, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "ŞAHİN" ibaresinin zayıf ayırt ediciliği gözetildiğinde bir bütün olarak "EKMEKDAMI ŞAHİN KARDEŞLER UN MAMULLERİ" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "ŞAHİN" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,

bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı, markalar arasında benzerlik görülmediğinden davacının 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesine dayalı olarak başvurunun tesciline engel olmasının söz konusu olamayacağı ve başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davalının marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalının “EKMEKDAMI ŞAHİN KARDEŞLER UN MAMULLERİ” başvuru markası ile davacının “ŞAHİN” esas unsurlu markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu ve markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalıların istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi hükmüne göre, markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerlik bulunup bulunmadığının tespiti yapılırken markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.

Bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacının itrazına mesnet markalarının ve başvuru markasının ayırt edici unsuru “ŞAHİN” ibaresi olup, taraf markalarının mal ve hizmetlerinin aynı olduğu birlikte gözetildiğinde karşılaştırma konusu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu ve diğer unsurların iltibası ortadan kaldırmaya yeter düzeyde olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde benzerlik olduğu kabul edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın

reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

2-Öte yandan, davacı, davasında tanınmışlık vakıasına da dayanmıştır. Dairemizin emsal nitelikteki 13.11.2018 gün 2017/1410 Esas- 2018/7017 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi uyarınca, tanınmış markalar sahiplerine, markanın tescil kapsamındaki aynı ve benzer tür mal ve hizmetlerin yanı sıra, 556 sayılı KHK 8/4. maddesinde yazılı koşulların varlığı halinde farklı tür mal ve hizmetler yönünden de koruma sağlar.

Böyle bir korumanın varlığı için her şeyden önce, tanınmış marka ile sonraki başvuru konusu markaya konu işaretler arasında nispi bir benzerlik bulunması gerekmektedir. Benzerlik şartının sağlanması için, markaları kullanan firmalar arasında idari veya ekonomik bir bağ olduğu konusunda ilişkilendirilme, diğer bir anlatımla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunması şart olmayıp, sonraki markanın tanınmış markayı çağrıştırması yeterlidir.

Ancak tanınmış marka korumasından yararlanabilmek için, tek başına benzerlik bulunması yeterli olmayıp, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde belirtilen, sonraki tarihli başvuru konusu işaretin tescilinin tanınmış markanın itibarına veya ayırt edicilik karakterine zarar vermesi ya da tanınmışlıktan haksız yarar sağlaması hallerinden en az birinin gerçekleşme ihtimalinin bulunması da zorunludur.

556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinde belirtilen risklerden herhangi birinin doğduğu kanaatine varılırsa, tescil için başvuru yapılan marka başvurusunun reddine, tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmelidir.

Somut olayda davacı yana ait “ŞAHİN” ibareli markaların “GIDA SEKTÖRÜ” yönünden tanınmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alınarak, davacı markalarının tanınmış olduğu sektörler açısından başvuru kapsamındaki her bir mal ve hizmetler dikkate alınarak 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı, soyut ve genel değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1787, K. 2021/1959, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1787
Karar No
2021/1959
Tarih
3 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/1787 K.2021/6206
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/1788 K.2021/5059
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2020/1789 K.2021/852
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/1790 K.2021/5013
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1790 K.2021/1960
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/1790 K.2021/2204

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.