İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/2373 K.2021/5103

Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.03.2017 tarih ve 2014/1830 E. - 2017/304 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye…

Esas2020/2373Karar2021/5103Tarih15 Haziran 2021Okuma5 dk · 1.045 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/2373 E., 2021/5103 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.045 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.03.2017 tarih ve 2014/1830 E. - 2017/304 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.02.2020 tarih ve 2017/1780 E. - 2020/216 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalının müvekkilinin % 30 hissedar olduğu Venüs Müzikhol ve Eğlence Turz. Ltd. Şti.nin müdürü olduğunu, davalının şirketin faaliyet gösterdiği adresteki “Broodway” isimli gece kulübünün turistik işletme belgesinin aynı adreste 04.01.2012 tarihinde kurulan “Satürn Müzikhol ve Eğlence Tesisleri Tic. Ltd.

Şti”.ne devrettiğini, her iki şirket çalışanları ile kullanılan telefon numaralarının ve demirbaşların aynı olduğunu, davalının yeni kurulan bu şirkete müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin gelirlerini aktardığını, ortaklar kurulu kararı olmadan işletme belgesinin devredilemeyeceğini, ayrıca işletme belgesinin bedelsiz olarak devredilmesinin mümkün olmadığını, müvekkiline kâr payı ödemesi yapılmadığını, şirket müdürünün vekalet borcuna da aykırı davranarak gerçekte şirkete ait olan “Broodway” markasını kendi adına tescil ettirdiğini,

Venüs Müzikholün ödenmeyen kira bedellerinden dolayı başlatılan icra takibi ve sonrasında dava açılması üzerine mahkemece tahliye kararı verildiğini ve menkul malların borç karşılığı sayıldığını, şirket müdürü olan davalının kira borcunu ödememesi nedeniyle şirketin tahliyesine ve işletmenin kapanmasına sebebiyet verdiğinden müvekkilinin zarara uğradığını, TTK'nın 556. maddesine göre davalı şirket müdürünün hukuki sorumluluğu bulunduğunu, defterlerin davalı tarafa gönderilen ihtarlara rağmen incelenemediğinden zararın tam olarak tespitinin mümkün olmadığını,

davanın bu sebeple belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürerek belirlenecek müvekkili zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davanın şirket tarafından açılabileceğini, ortak tarafından açılan davanın bu sebeple aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, müvekkili tarafından başka bir adreste başka bir gece kulübü açılmış ise de müvekkilinin aktif olarak işletmeye katılmadığını, işletmenin kardeşi tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin haksız rekabet ederek davacıyı zarara uğrattığı iddiasının asılsız olduğunu, davacının ortağı bulunduğu şirketle ilgilenmeyerek iddia olunan sonuçlara neden olduğu savunarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesinin ortakların dolaylı zararı sonucunu doğurduğu, 6102 sayılı TTK'nın 553. ve devam eden maddeleri uyarınca ortağın dolaylı zararlarını kendi adına değil ortaklığa verilmesi yönünde, ortağın doğrudan zararı söz konusu ise kendi adına talepte bulunabileceği, somut olayda iddia edilen maddi olguların tamamen dava dışı limited şirketin zararına neden olan eylemler olduğundan davaya konu zararın dava dışı limited şirketin doğrudan, davalı ortağın ise dolaylı zararı kapsamında olduğu,

kâr payının talep edilebilmesi için genel kurul kararı olması ve davanın şirkete karşı yöneltilmesinin gerektiği, her ne kadar davacı doğrudan zararların kendi adına, dolaylı zararın da şirket adına verilmesini açıklamış ise de, bu yönde ıslah yapılmaması ve davalının da açıkça bu talebe muvafakat etmemesi nedeniyle, iddia olunan vakaların dolaylı zarar kapsamında değerlendirildiği, dolaylı zarar doğrudan zarar gibi değerlendirilerek davacının kendi adına tahsil edilmesi yönündeki istemin davanın açılış tarihi itibariyle mümkün olmadığı, bu şekilde dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; davalı şirket müdürünün zarar verici eylemleri nedeniyle, davacı ortağın zararı doğduğu iddia edilerek, davacı zararının davalıdan tahsilinin istendiği, mahkemenin 16.10.2015 tarihli oturumunun 3 nolu ara kararı ile davacı vekilinden doğrudan ve dolaylı zararların ne olduğu konusunda beyanda bulunması için 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin açıklama dilekçesinde;

müvekkiline kâr payları ödenmediğinden kâr payı alacağından doğan alacağın doğrudan zarar olduğunu, davalının kötü yönetimi nedeniyle şirketin adresinden tahliye olmasının, davalının muvazaalı olarak yeni şirket kurarak aynı alanda faaliyette bulunmasının, yeni kurulan ve organik bağı olan bu şirkete müvekkilinin ortağı olduğu şirkete ait gelirlerin aktarılmasının ve iddialarına konu diğer işlemler sonucunun şirketin zararına neden olduğu gibi, müvekkilinin de kâr payı ve nominal hisse değerinde azalma neden olduğundan, müvekkilinin de doğrudan zararının söz konusu olduğunu beyan ederek,

belirlenecek doğrudan zararların müvekkiline, dolaylı zararların ise şirket adına hükmedilmesine karar verilmesini istediği, bu dilekçede de iddia olunan tüm vakıaların davacı adına istendiği davacı ortağın kâr payı alamaması, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan bir zarar türü olmayıp, kâr payı alamayan ortak şirkete karşı kâr payı davası açabileceği, iddia olunan diğer vakıalar ve zararlar ise dava dışı limited şirketinin doğrudan, davacı ortağın ise dolaylı zararlarından olmakla,

hükmedilecek tazminatın dava dışı şirket lehine hüküm altına alınması istemli olarak dava açılması gerekirken dava dilekçesinde ortağın doğrudan zararının doğduğu iddiasıyla, davacı zararının tahsili istendiğine göre, davacı vekilinin ön inceleme aşamasından sonra sunduğu açıklama dilekçesi iddia ve talebin genişletilmesi mahiyetinde olup, davalı taraf açıkça muvafakat etmediğinden ve ortağa kâr payı alacağının ödenmemesinin şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan zararlardan olmamasına ve alacak davası olarak şirkete karşı davanın yöneltilmesinin,

iddia olunan diğer vakıaların şirketin doğrudan ortağın ise dolaylı zararlarından olması nedeniyle şirket adına zararın ödenmesinin istenmesinin gerekmesine ve bu yönde ıslah dilekçesi sunulmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirketi temsile yetkili şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin olup davacı ortak dava dilekçesinde dava dışı şirketin zarara uğratıldığı maddi olayları sıralamış, netice-i talepte ise belirlenecek müvekkil zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 16/10/2015 tarihli ara kararı ile davacı vekiline doğrudan ve dolaylı zararların ne olduğu konusunda beyanda bulunmak için süre verilmesine karar verilmesi üzerine davacı vekilince 26/01/2016 havale tarihli beyan dilekçesiyle zarar kalemlerini ayrıştırarak dolaylı zararların şirkete, doğrudan zararların ise müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

Bu durumda HMK’nun 31. maddesinin hâkime verdiği davayı aydınlatma görevi çerçevesinde kurulan ara kararı sonucu davacının yaptığı açıklama, dava dilekçesinde tahsili istenen meblağın kime ödeneceğinin gösterilmemiş olması hususları gözetildiğinde talebin ıslahı gerekmediğinden mahkemece davanın esasına girilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi her ne kadar kâr payının ödenmesi şirketten istenir ise de davacı, davalı müdürün hileli, muvazaalı işlemlerle ödenmesi gereken kâr payını ödemediğini iddia etmiş olup,

mahkemece şirket genel kurulunda dağıtılmasına karar verilen kâr bulunup bulunmadığı hususu dahi incelenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış; kararın bozulması gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2373, K. 2021/5103, 15 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2373
Karar No
2021/5103
Tarih
15 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/2373 K.2021/13326
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/2374 K.2021/13327
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/2374 K.2021/3125
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/2374 K.2021/4831
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/2375 K.2021/13328
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/2375 K.2021/4824

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.