KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/2399 E., 2020/4251 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2020
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.07.2017 tarih ve 2012/598 E- 2017/305 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.06.2018 tarih ve 2017/2008 E- 2018/957 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının zirai ilaç bayisi olduğunu, Kumluca İlçesi’nde fide üreticiliği yapan davalıdan 2008 yılından beri avans usulü ile fide satın aldığını, davacının önce avans ödemesi yaptığını, davalının da üretime geçerek fideleri belli bir müddet sonra teslim ettiğini, 2012 yılında davacının ödemiş olduğu avans karşılığında davalıdan satın aldığı fideleri teslim etmesini istediğinde, davalının, fidelerde bakteri görüldüğünden teslim edemeyeceğini bildirdiğini, avans ödemelerini de iade etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya yaptığı 183.256,31.-TL ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı ile davacı arasında 2008 yılından beri fide alım-satımı yapıldığını, davacının yaptığı ödemelere karşılık mal tesliminin yapıldığını, malların davacının müşterilerine teslim edildiğine dair faturalar ve irsaliyeler olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalıya fide alımı karşılığında ödeme yaptığı, davalının fideleri teslim etmediği ve fide bedeli olarak tahsil edilen 183.256,31.-TL'yi de iade etmediği iddiası ile alacak davası açtığı, Kumluca Ziraat Odası ve Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda, ziraatçi işletmelerin, çiftçilerin siparişlerini toplayarak üretici fide işletmelerine sipariş verdiği, yapmış olduğu bu aracılıktan komisyon sayılabilecek bir bedel alındığı hususunda ticari teamül teşkil eden bir uygulama olduğunun bildirildiği,
tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davacının davalıya 85.669,16 TL borçlu olduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya 202.256,31 TL borçlu olduğu, bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tasdik ettirilmediği tespit edildiğinden, davacının lehine delil teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalıya avans ödemeleri yapıldığı, karşılığında davalının davacıya fide satışı yaptığı, ancak davalının son zamanlarda fide teslimi yapmaması üzerine, davacı tarafından, yapılan bir kısım avans ödemesinin karşılıksız kaldığı ileri sürülerek, bu bedelin iadesinin talep edildiği, davalının avans ödemelerini doğrulayarak davacı adına üçüncü kişilere fide teslimi yapıldığı savunmasında bulunduğu, mahkemece davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tasdik ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,
mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile davacıya ait uyuşmazlık konusu 2012 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tasdik ettirildiği tespit edildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, “gerek Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’nın yazısı, gerek bilirkişi raporunda değinilen hususlar ve gerekse bir kısım tanık anlatımları dikkate alındığında, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemesi karşılığında davalının davacı adına üretici olan üçüncü kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde yapılan avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı,
taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın ve ticari teamülün bu doğrultuda olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine” şeklinde gerekçenin düzeltilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında avans usulü ile fide alım satım sözleşmesinin bulunduğu ve avans ödemelerinin davacı tarafından davalıya yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı fide üreticisinin, avans olarak aldığı bedellere karşılık, söz konusu fideleri davacıya teslim edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası yazısı ve tanık anlatımları dikkate alınarak, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemeleri karşılığında, davalının, davacı adına 3. kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı kabul edilmiş ise de, taraf ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, avans ödemesi karşılığı fidelerin 3. kişilere teslimatının yapıldığı hususunun usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, bu konuda, davacının, davalıya verilmiş yazılı herhangi bir talimatının olmadığı,
tanık anlatımlarına ve Ticaret ve Sanayi Odası yazısına dayalı olarak fidelerin 3. kişilere tesliminin yapıldığı hususundaki kabul usul ve yasaya aykırı olup, bölge adliye mahkemesince dosya içeriğine uygun düşmeyen deliller doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi uygun görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2399, K. 2020/4251, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama