İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/2616 K.2020/4785

Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2017 tarih ve 2015/105 E- 2017/59 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.…

Esas2020/2616Karar2020/4785Tarih5 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.127 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/2616 E., 2020/4785 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.127 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2017 tarih ve 2015/105 E- 2017/59 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 29/09/2017 tarih ve 2017/589 E- 2017/929 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 09.10.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı tarafından 95.000,00 TL bedelli senede dayanılarak Fethiye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/413 esas sayılı dosyası ile aleyhine icra takibine girişildiğini, bu takipten muhtara tebliğ edilen ödeme emrinin muhtar tarafından 30.01.2015 tarihinde tarafına verilmesiyle haberdar olduğunu, ekonomik yönden darda olduğu bir dönemde en yakın arkadaşı olarak bildiği davalıdan yardım istediğini, 12.000,00 TL'lik borcuna karşılık davalıya sadece imzalı ve diğer kısımlarının boş olarak dava konusu senedi verdiğini,

ayrıca davalının kendisine ait kredi kartlarına olan toplam 4.000,00 TL borçlarını da ödediğini böylece davalının toplam 16.000,00 TL ödeme yaptığını, bir süre sonra ekonomik durumu biraz düzeltince parasını ödemek istediğinde davalının senedi 80.000,00 TL olarak doldurup icraya vereceğini söylediğini, bunun üzerine davalı hakkında Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu,

Fethiye 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/413 esas sayılı icra takibi dayanağı olan 15.06.2014 tanzim ve 19.01.2015 vade tarihli 95.000,00 TL bedelli senedin 79.000,00 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine ve davalının bu kısım yönünden haksız ve kötü niyetli olarak takip açmış olması nedeniyle tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, bono borçtan mücerret bir kıymetli evrak olduğunu, açılan davanın her türlü dayanaktan yoksun olup kötüniyetle açılmış bir dava olduğunu, alacaklının alacağına kavuşmasını engelleme maksatlı açılmış davayı kabul etmediklerini, davacının davaya konu senetteki imza ile ilgili hiçbir itirazının bulunmadığını, davalının davacıya peyderpey verdiği nakit paralar toplamı olan 95.000,00 TL için takibe ve davaya konu bonoyu verdiğini, tanık dinletme isteklerine muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı hakkında takip konusu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğundan bahisle şikayetçi olduğu Fethiye 4 Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/266 sayılı dosyasında davalı hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi ile 13.01.2017 tarihinde kesinleşmiş olduğu,

her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılması nitelik itibariyle mahkumiyet hükmü değil ise de ceza dosyasında alınan rapor ve maddi olguların delil olarak kabul edileceği,davalının hem soruşturma aşamasında hem de ceza yargılaması aşamasında senet üzerindeki hiçbir yeri kendisinin doldurmadığı,

diğer belgedeki imza ve yazıyı inkar ettiği, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 01.04.2015 tarihli raporunda, davaya konu senette bulunan imza dışındaki diğer yazıların davalı el ürünü olduğu ve Adli Tıp Kurumunun 09.05.2016 tarihli raporunda ise “12.11.2012 ne biliyorsan yap” şeklindeki yazı ve altındaki imza ile inceleme konusu zarfta yazılar altında yer alan imzanın davalı eli ürünü olduğu, “12.000,00 TL’lik senet için boş senet aldım” yazısının altında yer alan imzanın davalı el ürünü olduğunun tespit edildiği,

bu hali ile özellikle 12.000,00 TL çek için boş senet aldım yazısı altındaki imzanın davalıya ait olduğunun tespiti nedeniyle davalı tarafından senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunun yazılı delil ile ispatlanmış olduğunun kabul edildiği,

bu durumda davalı tarafça itiraza uğrayan 79.000,00 TL’nin ödünç olarak davacıya verildiği yani anlaşmanın 95.000,00 TL bedel için yapıldığının usulüne uygun kanıtlanması gerektiği, davalı tarafça bu husus usulüne uygun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, 79.000 TL yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu kabul edildiğinden davalının takibin haksız olduğunu bilmesi gerektiği kabul edilerek davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dayandığı ve mahkeme kararına esas alınan " 12.000,00 TL'lik çek için boş senet aldım." ibareli belgedeki yazıların davalının eli ürünü olduğu, anılan belge altındaki imzanın da davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, uyuşmazlık konusu senedin, bono niteliğinde olduğu, imza kısmının davacıya ait olduğu, açığa bono düzenlemek mümkün olduğundan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia edenin bu savını yazılı belge veya diğer kesin delillerle ispat etmek zorunda olduğu, ancak anılan belgenin içeriğinden dava konusu senede yönelik bir açıklama bulunmadığı,

öte yandan uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 202.maddesi anlamında delil başlangıcı olarak değerlendirilebilmesini gerektirir ve içeriğinde dava konusu bonoya ilişkin bir bağlantı kurulabilecek herhangi bir emare de taşımadığı,o halde, anılan bu belgenin takibe konu senede dayalı mı yoksa başka bir ilişkiye dayalı mı olarak verildiği hususunda herhangi bir bağlantı kurulabilecek bir emare bulunmadığından delil başlangıcı olarak değerlendirilmesinin mümkün görülmediği,

ileri sürülen vakıalar yönünden davalı tarafın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verilen ceza dosyasında ya da açılabilecek bir ceza soruşturmasında 6100 sayılı HMK'nın 226/1-c maddesi gereğince yemin deliline de konu edilemeyeceği, ispat yükü kendisi tarafında bulunan borçlu-davacının senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını ispatlayamadığı,

davanın açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile kabulüne karar verilmiş olmasının, usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı tarafın istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, icra takibine konu bonodan dolayı davacının kısmen borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı, senedi davalıya olan 16.000,00 TL borcu nedeniyle verdiğini, ancak davalının senedin boş kısımlarını gerçeğe aykırı olarak doldurup 95.000,00 TL üzerinden takibe geçtiğini, takibe konu kısım yönünden borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı davayı kabul etmemiş davacının 95.000,00 TL borcu olduğunu ileri sürmüştür.

Adli Tıp Kurumunun 09/05/2016 tarihli raporunda davacının dayandığı yazılı belge üzerinde bulunan “12.11.2012 ne biliyorsan yap” şeklindeki yazı ile altındaki imzanın ve “12.000,00 TL'lik senet için boş senet aldım” yazısının incelendiği zarfta yazılar altında yer alan imzanın davalının eli ürünü olduğu anlaşılmıştır.

Söz konusu yazılı belge değerlendirildiğinde davacı tarafından davalıya verilen bononun 12.000,00 TL için verildiği daha sonra davalı tarafından davacının 4.000,00 TL kredi kartı borcunun ödemesinden dolayı toplam borcun 16.000,00 TL’ye çıktığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin davanın kabulü gerekçesi de bu yöndedir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin gerekçesinde yazılı delilin bulunmadığı, anılan belge içeriğinden de dava konusu senede dayalı açıklama bulunmadığı gerekçe gösterilerek kararın kaldırılması doğru görülmemiştir. Davalının uyuşmazlığa konu bono dışında başka bir bono olmadığını iddia ve ispat edememesi nedeniyle yukarıda yazılı belgenin uyuşmazlık konusu bono için verildiğinin kabulü gerekmektedir.

Bu nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi kararı verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi kararını kaldırması doğru olmayıp, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 2017/589 Esas ve 2017/929 Karar sayılı ve 29/09/2017 tarihli hükmünün BOZULMASINA, dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2616, K. 2020/4785, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2616
Karar No
2020/4785
Tarih
5 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/2617 K.2020/4078
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/2617 K.2020/5626
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/2617 K.2020/12106
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/2618 K.2020/12109
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/2618 K.2020/4063
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2020/2618 K.2020/9978

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.