KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/2666 E., 2020/5133 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.05.2017 tarih ve 2015/537 E- 2017/486 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.12.2018 tarih ve 2018/1214 E- 2018/1672 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin müflis olduğunu ve iflas işlemlerinin iflas idaresince yürütüldüğünü, davacının ticari defterlerinin incelendiği sırada davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalı aleyhine cari hesaba dayalı ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının takibe, borca, faiz ve ferilerine borcunun bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacı şirkete yönelik herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davacı şirketten alacaklı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin davadan önce iflasına karar verildiğinin anlaşılması üzerine davacı vekiline "HMK’nın 84/1-b maddesi gereğince karşı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılamak üzere takdiren 10.333,81 TL nakdi teminatı depo etmesi veya bu miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunu ibraz etmesi için gelecek oturuma kadar kesin süre verilmesine, aksi halde davanın HMK 114/1-ğ ve HMK 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verileceğinin ihtarına" karar verildiği ve davacı vekiline bu hususun ihtar edildiği halde davacı vekilince teminatın depo edilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, HMK’nın 88/1 maddesinin “Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava usulden reddedilir.” hükmünü içerdiği, ayrıca HMK’nun 114/1-ğ maddesi uyarınca, teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesinin dava şartı olarak düzenlendiği, ilk derece mahkemesinin usulüne uygun ihtaratına rağmen, davacı tarafça verilen sürede teminatın yatırılmadığı, teminat gösterilmesini gerektirmeyen bir durumun söz konusu olduğunun dahi ileri sürülmediği,
ayrıca mahkemece takdir edilen teminat tutarının dosya kapsamına göre makul olduğu ve dava şartlarının davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2666, K. 2020/5133, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama