İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/280 K.2020/5059

Taraflar arasında görülen davada...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.04.2018 tarih ve 2015/297 E. - 2018/296 K. sayılı kararın asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan…

Esas2020/280Karar2020/5059Tarih16 Kasım 2020Okuma8 dk · 1.682 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/280 E., 2020/5059 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.682 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.04.2018 tarih ve 2015/297 E. - 2018/296 K. sayılı kararın asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.10.2019 tarih ve 2018/1219 E- 2019/1368 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı HT Eksport Matbaa Paz. San. Tic. Ltd.

Şirketi ortaklarından ... ve ...'ın hisselerini 500.000,00'er TL bedelle noterden satın aldığını, devrin şirket kayıtlarına işlenmesinin...36.Noterliği'nin 05.12.2013 tarih 38943 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, şirket hissedarları ..., ... ve Mehmet Aslan'ın müvekkilinin ortaklığını kabul etmeyeceklerine ilişkin genel kurulda olumsuz oy kullanacaklarını beyan ederek müvekkiline yapmış oldukları cazip teklif üzerine müvekkilinin 1.000.000,00 TL’ye satın aldığı hisseleri 1.150.000,00 TL kâr ile toplam 2.150.000,00 TL karşılığında diğer ortaklara sattığını, bu doğrultuda hisse devirlerinin karşılıklı olarak feshedildiğini,

ödemenin 300.000,00 TL'lik bölümünün şirket hissedarı ... tarafından...

36. Noterliğinde ödendiğini, geri kalan 1.850.000,00 TL'nin ise borçlusu Hete Eksport, kefili ... olacak şekilde toplam 4 adet senet düzenlenerek ... tarafından müvekkiline verildiğini, toplam 250.000,00 TL tutarındaki 3 adet senet ödendiğinden bu senetlerin müvekkili tarafından iade edildiğini, ancak son senet olan davaya konu 19.12.2013 düzenleme 25.05.2014 ödeme tarihli 1.600.000,00 TL bedelli senedin ödenmediğini, davalılar aleyhine...

2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/15328 esas sayılı dosyası ile icra takibi

başlattıklarını, davalıların...2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1216 esas sayılı dosyası ile kötü niyetli olarak borca ve imzaya itiraz ettiklerini, senet üzerindeki imzaların ...'un eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, Bakırköy 2.İcra Hukuk Mahkemesince takibe konu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı gerekçesiyle borçlular aleyhine yapılan icra takibinin iptaline karar verildiğini ileri sürerek, 19.12.2013 keşide tarihli 25.05.2014 vade tarihli 1.600.000,00 TL bedelli senet bedelinin vade tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, bononun gerçek bir borç ilişkisine dayandığını ve bononun geçerli olduğunu savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.

Asıl davada davalılar vekili, davacının muvazaalı olarak hisseleri devraldığını, bu devrin çoğunluk hisse sahibi ortaklar tarafından kabul edilmediğini, bunun üzerine davacı ile dava dışı ortaklar ... ve ...'in aralarındaki muvazaalı hisse devir sözleşmelerini feshederek hisselerin ... ve ... üzerinde kalmasına karar verdiklerini, ...'in şirkete ortak olarak devam etmeye karar verdiğini, ...'ın ise 120.000,00-TL bedelli hissesini 30.000,00 TL beher hisseye ayırarak diğer 4 ortağa eşit hisse ile devrettiğini, devir bedelinin tamamının kendisine ödendiğini ve bu hususta ibralaştıklarını,

aradan geçen 1 yıllık süreden sonra müvekkilleri hakkındaki ihtiyati haciz kararı ile davaya konu senetten haberdar olduklarını, senetteki imzanın şirket ortağı ...'un eli mahsulü olup olmadığı bilinmemekle birlikte müvekkillerinin bu senetten dolayı davacıya borçlarının bulunmadığını, senet metni üzerinde "bedeli nakden ahzolunmuştur" ibaresi bulunmasına rağmen davacı senedin hisse devir bedeli karşılığı olduğunu iddia ettiğinden iddiasını yazılı delil ile ispatlamasının zorunlu olduğunu,

senedin asıl borçlusu olan müvekkili şirketin davacı ile yapılan hisse devir sözleşmesinin tarafı olması veya senedin borçlusu olmasının mümkün olmadığını savunarak asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacılar Hete Eksport Ltd.Şti. ve ... vekili, asıl davaya cevaplarındaki gerekçelerle dava konusu senetle alakalı davacıya herhangi bir borçları olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, dava konusu senet üzerindeki imzaların şirket yetkilisi ...'un eli ürünü olduğunun tespit edildiği, dava konusu senedin kıymetli evrak niteliği taşıyan bono vasfında senet olduğu, senet üzerinde "bedeli nakden ahzolunmuştur" ibaresi bulunmakla birlikte davacının senedin hisse devrine ilişkin olduğunu ileri sürmüş olması nedeniyle senedin ihdas nedeninin değiştirildiği, bu durumda ispat yükünün asıl davada davacı birleşen davada davalıya ait olduğu,

taraflar arasındaki protokol, hisse devir sözleşmeleri, dekontlar, asıl davalılarca ödenen diğer senetler ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde diğer ortaklar genel kurulda olumsuz oy kullanacaklarını beyan ettiğinden ...'ın aldığı cazip teklif nedeniyle ... ve ... ile yaptığı hisse alım sözleşmelerini feshettiği, bu fesih işleminden sonra ... ve ...'a ait olan hisselerin kendi üzerlerinde kaldığı, ...'ın daha sonra ...'ın ahzu kabza yetkili vasıtasıyla hisselerinin 1/4'ünü ...'a, 1/4'ünü ...'a, 1/4'ünü ...'e, 1/4'ünü ...'a sattığı, bu satışın bedelinin bir bölümü nakit ve kalanın senet düzenlenerek ödendiği,

işlemlerin muvazaadan ari gerçek satış olarak yapıldığı ve sözleşmenin iyiniyet çerçevesinde muvazaalı satış iddiasında bulunulmaması için düzenlendiği ibarelerinin protokolde yer aldığı, satış bedeli açıkça protokolde yazılı değil ise de senet alacaklısının dayanmış olduğu diğer delillerin de protokol hükümleri çerçevesinde bütün olarak incelenmesi,

tarafların protokolü yapmaktaki iradeleri ve amaçları, hisse devirlerinden sonra şirketin ortaklık yapısı, senet borçlularının bu kadar büyük meblağlı senedi hangi sebeple imzaladıklarını açıklayamadıkları hususu dikkate alındığında dava konusu bononun tarafların anlaşmaları üzerine feshedilen hisse devir sözleşmeleri ve iade edilen hisselerin bedeli karşılığı teklif edilen cazip fiyat karşısında verilmiş olduğunun davacı alacaklı tarafından kanıtladığı, öte yandan bononun düzenlendiği tarih itibarıyla borçlu şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kişinin ...' olduğu,

şirketi borçlandırmaya yetkili müdürün şirketi temsilen 3.kişinin fiilini taahhüt mahiyetinde bono düzenlemesinin mümkün olduğu bu sebeple dava konusu bonodan dolayı 3.kişinin fiilini taahhüt kapsamında davalı şirketin de sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, Bakırköy 2.İcra Müdürlüğünün 2014/15328 Esas sayılı dosyasındaki takiple tahsilde tekerrür olmamak üzere 1.600.000,00 TL'nin 25.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine, birleşen menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı asıl davada davalılar - birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce, bono alacaklısının sunduğu protokol, bunu destekleyen hisse alım bedellerinin ödendiğine dair banka dekontları, dava konusu bono ile aynı tarihte düzenlenen vadesi önce olan üç adet bononun davalı-birleşen dosya davacıları borçlular tarafından ödenmiş olması,

şirkete senet alacaklısı tarafından gönderilen ihtarname, hisse devirleri, şirketin hisse devirleriyle ilgili aldığı kararlar, fesihname birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu bononun tarafların anlaşmaları üzerine feshedilen hisse devir sözleşmeleri ve iade edilen hisselerin bedeli karşılığı teklif edilen cazip fiyat karşısında verilmiş olduğunu hususunun davacı alacaklı tarafından kanıtladığı,

şirketi borçlandırmaya yetkili müdürün şirketi temsilen üçüncü kişinin borcu nedeniyle bono düzenlemesinin mümkün olduğu gerekçesiyle, asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada davalılar – birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 81.982,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalılar-birleşen davada davacılardan alınmasına, 16.11.2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Uyuşmazlık, Asıl davada Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda gerek Bölge Adliye Mahkemesi ve gerekse Yargıtayca hükmedilecek istinaf red harcı ile temyiz onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.

492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",

(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",

1/e maddesinde de "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" düzenlenmiştir.

Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir.

Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.

Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)

Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir.(Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)

1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.

Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.

Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararına, alınan harcın niteliğine göre maktu olmalıdır.

Bu halde, Asıl davada Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/280, K. 2020/5059, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/280
Karar No
2020/5059
Tarih
16 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/281 K.2020/3705
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/282 K.2020/7336
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/282 K.2020/4964
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/283 K.2020/7242
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/284 K.2020/7043
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/286 K.2020/5792

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.