KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/3707 E., 2021/1921 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2021
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.03.2019 tarih ve 2017/723 E. - 2019/238 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı aleyhine davalı banka tarafından icra takibi başlatıldığını, takip konusu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının çekin keşidecisini ve ciro silsilesinde bulunan şahısları tanımadığını, bu hususta Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/19637 soruşturma numarasıyla şikayette bulunduğunu ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespiti ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ...'ın çeki ciro ile davalı bankaya verdiğini, davacının iş bu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu savunarak haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu Yapı Kredi Bankası A.Ş. ...Şubesine ait, keşidecisi ... olan 15/02/2014 keşide tarihli, 25.000,00 TL meblağlı , ... seri nolu çek aslının arka yüzünde yer alan "... TC...." yazısı ve altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmekle davacının söz konusu çek ve icra takibi dolayısıyla sorumluluğu ve borcu bulunmadığı gerekçesiyle menfi tespit talebinin kabulüne, çek üzerinde şekli anlamda usulüne uygun imza ve cironun bulunması, görünürde açık bir aykırılık tespit edilememesi, davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilememesi gerekçesiyle koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/3707, K. 2021/1921, 2 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama