KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/3991 E., 2021/3362 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2021
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.03.2019 tarih ve 2017/661-2019/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirket ile akaryakıt bayilik sözleşmesi imzaladığını, davalının bu sözleşmedeki edimlerini yerine getirmeyerek 2003 yılı 11. ayından itibaren davacıya sözleşmede taahhüt edilen akaryakıt sevkiyatını durdurduğunu, bu nedenle davacının zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 04/07/2014 tarihinde talebini 432.779,12 TL’ye artırarak davayı ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeye konu akaryakıt bayisini standartlara uygun olarak inşa etmediğini, yapması gereken bina tadilatı yeraltı tesisatının yenilenmesi, çevre düzenlemesinin yapılması gibi yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yapılan kanopi giydirme inşaatına ilişkin yatırımların davacıya ait taşınmaza değer kattığı ve davacının bu yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla, bozma ilamında da vurgulandığı üzere davacı tarafından kendisine ait taşınmaza yapılan bu yatırıma yönelik bedelin davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacının kanopi giydirmeden kaynaklı istemi yönünden davanın reddine, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen yönlerden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/3991, K. 2021/3362, 6 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama