KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/4042 E., 2021/3028 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2021
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.09.2019 tarih ve 2017/192-2019/559 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş'nin davaya konu kredi alacaklarının LBT Varlık Yönetim A.Ş'ye devir ve temlik edildiğini, LBT Varlık Yönetim A.Ş'nin ise Türkasset Varlık Yönetim A.Ş. ile birleştiğini, temlik eden Yapı ve Kredi Bankası A.Ş tarafından davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı Özen Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti'ne kredi kullandırıldığını, borçluların kredi borcunu ödemede temerrüde düşmeleri nedeniyle icra takibine yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazının iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayanak yapılan 05.06.2006 tarihli genel kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olmadığını belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; takibe dayanak kredi sözleşmesindeki kefil hanesindeki imzanın, davalının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4042, K. 2021/3028, 29 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama