İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4262 K.2022/1455

Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.05.2015 gün ve 2014/192 - 2015/96 sayılı kararı onayan Daire'nin 29.04.2019 gün ve 2018/3956 - 2019/2757 sayılı kararı aleyhinde davacı mirasçıları tarafından karar…

Esas2020/4262Karar2022/1455Tarih3 Mart 2022Okuma5 dk · 996 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/4262 E., 2022/1455 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

996 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.05.2015 gün ve 2014/192 - 2015/96 sayılı kararı onayan Daire'nin 29.04.2019 gün ve 2018/3956 - 2019/2757 sayılı kararı aleyhinde davacı mirasçıları tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...'ın müvekkilinin eşi olduğunu, aralarındaki evlilik birliğinin halen devam ettiğini, davalı eş adına tapuya kayıtlı taşınmazların ve halen birlikte yaşadıkları evin üzerine 11.07.2013 tarihli, 10978 yevmiye nolu resmi senet ile 200.000,00 TL bedel karşılığında teminat ipoteği ile ipotek konulduğunu, davalı ...'ın bu ipotekle ilgili müvekkilini bilgilendirmediğini ve muvafakatini almadığını iddia ederek davalı eş ...'ın müteselsil kefilliğinin kesin hükümsüz olduğunun tespitine, Kdz. Ereğli İlçesi ...Mahallesi ...ve 1284 parsel sayılı taşınmazlardaki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, davacının açmış olduğu davanın muvazaalı, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ...'ın ise ev hanımı olduğunu, ticaretle ilgisinin olmadığını, borçlarını ödeme düşüncesiyle oğlunun üzerine kurulu şirkete teminat verdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, ayrıca ipotek verilen taşınmazın üzerinde aile konutu şerhi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 584. maddesi uyarınca eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği, aynı Kanun’un 603. maddesine göre de kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümlerin, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanacağı, ancak eşin rızasına ilişkin hükümlerin, sadece gerçek kişilerce yapılacak kişisel güvence verilmesine ilişkin sözleşmeler için geçerli olacağı,

gerçek kişilerce verilmiş olsalar dahi ayni teminat sözleşmeleri veya tüzel kişilerce verilen kişisel teminat sözleşmelerinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, davalılar arasında yapılan işlemin ayni teminat sözleşmesi kapsamında olduğu, Türk Borçlar Kanunu’nun kefalette eşin rızasını arayan hükümlerinin iş bu davada değerlendirmeye alınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nce onanmasına karar verilmiştir.

Bu kez, davacı mirasçıları karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Davacı, eşi davalı ... adına kayıtlı iki parselin (1283,1284) diğer davalı lehine ipotek verildiğini, bu parsellerden 1284 nolu parsel üzerinde birlikte yaşadıkları ev bulunduğunu, ipotek tesis edilirken TBK’nın 584. maddesi uyarınca kendisinin rızasının alınmadığını iddia ederek ipoteğin fekkini talep etmiştir.

Mahkemece ayni teminat sözleşmelerinde eş rızasının aranmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, iş bu karara karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulmuş ise de Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2019 tarih, 2018/3956 esas ve 2019/2757 karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı ... mirasçılarınca (çocukları) karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194/1. maddesine göre, “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi “konulmuş olmasa da” eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir.

Bu nedenle, aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh “kurucu” değil “açıklayıcı” şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, “emredici” niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak “belirli olan” bir işlem için verilebilir.

TMK’nın 193. madde hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış ise de TMK’nın 194. maddesi hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek hukuki işlem özgürlüğü, “aile birliğinin korunması” amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin "açık rızası bulunmadıkça” aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun ipotek edilmesi gibi “tek başına” bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma “ancak diğer eşin açık rızası alınarak” yapılabilir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında maddi vakıaları mahkeme huzuruna getirmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hakime ait bir görevdir. Dava dilekçesinde davacı, üzerinde ipotek tesis edilen taşınmazlardan 1284 nolu parsel üzerinde aile konutu bulunduğunu iddia ederek hem bu parsel hem de ...nolu parsel üzerindeki ipoteklerin fekkini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece davacının üzerinde aile konutu bulunduğunu belirttiği 1284 nolu parsel üzerinde herhangi bir mesken bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise aile konutu vasfında olup olmadığı keşfen araştırılarak aile konutu vasfında olduğu anlaşılması halinde tapuda aile konutu şerhi ibaresinin bulunmasının kurucu değil,

açıklayıcı nitelikte olduğu değerlendirilip böyle bir durumda diğer eşin ipotek tesisine açık rızası aranacağı gözetilerek varılacak uygun dairesinde bir karar verilmesi gerekirken her iki parsel yönünden de ayni teminat sözleşmelerinde eş rızasının aranmayacağı gerekçesiyle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Hükmün bu yönden bozulması gerekirken Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2019 tarih, 2018/3956 esas ve 2019/2757 karar sayılı ilamı ile gerekçeli olarak onandığı anlaşıldığından, davacı mirasçılarının karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2019 tarih, 2018/3956 esas ve 2019/2757 karar sayılı ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2019 tarih, 2018/3956 esas ve 2019/2757 karar sayılı ilamının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacı mirasçılarına iadesine, 03/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava konusu her iki parselin tapuda tarla vasfında olduğu ve üzerlerinde aile konutu şerhi bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmış olup TMK'nın 194. maddesi uyarınca üzerinde ipotek tesis edilen taşınmazın aile konutu niteliğinde olması halinde taşınmaz malikinin eşinin rızasının alınması gerektiği, dava konusu ipoteğe konu taşınmazlar üzerinde ise aile konutu şerhi bulunmadığı, TMK'nın 1023. maddesi uyarınca tapuya güven ilkesinin esas olduğu, üzerinde aile konutu şerhi kaydı bulunmayan dava konusu taşınmazlar nedeniyle taşınmaz malikinin eşinin rızasının alınmasına gerek olmadığı,

bu sebeple mahkeme hükmünün gerekçeli olarak onanmasına ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2019 tarih, 2018/3956 esas ve 2019/2757 karar sayılı ilamının yerinde olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun kabul-bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4262, K. 2022/1455, 3 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4262
Karar No
2022/1455
Tarih
3 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4272 K.2022/5189
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4277 K.2022/4210
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4284 K.2022/4113
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4286 K.2022/4749
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/4303 K.2022/3843
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/4310 K.2022/3027

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.