İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4529 K.2022/1630

Taraflar arasında görülen davada Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04.10.2018 tarih ve 2017/156 E. - 2018/528 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.…

Esas2020/4529Karar2022/1630Tarih8 Mart 2022Okuma4 dk · 891 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/4529 E., 2022/1630 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mart 2022
Mahkemesi
ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

891 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04.10.2018 tarih ve 2017/156 E. - 2018/528 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 23.01.2020 tarih ve 2020/45 E. - 2020/121 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı şirketin dava dışı bankadan kullandığı ticari krediye teminat olarak davacının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalının dava dışı şirketin ortağı olduğunu ve sözleşmede kefil sıfatı bulunduğunu, şirketin kredi borcu ve diğer bir kısım borçlarının şirket ortağı olmayan 3. kişi konumundaki davacı taşınmazının satılarak ödendiğini, kefalet ve ipotek hükümleri gereği davacının davalıya rücu hakkının bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 6102 sayılı TTK’nın 573/2 maddesi gereği davalının şirket borçlarından sorumlu olmadığını, şirkete ait kredi borcunu ödediğini iddia eden davacının, şirket ortağı sıfatıyla davalıdan talepte bulunmayacağını, davalının şirketteki hesaplardan para çekme ve gönderme yetkisinin bulunmadığını, şirket tarafından çekilen kredinin tutarının ve bakiye borcunun belli olmadığını, ortaklar arasındaki ihtilaf nedeniyle davanın kötü niyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuan göre, davalının dava dışı şirketin ortaklarından olduğu, şirketin banka ile imzaladığı kredi sözleşmesinde davacı ile davalının müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu, davacının taşınmazı üzerinde ayrıca ipotek tesis edildiği, ipotekli taşınmazın satılarak banka kredisi ve şirketin borç tutarı toplamı olan 905.000,00 TL banka alacağının ödendiği, davacının şirket ortağı olan davalıdan hissesi oranında 285.789,47 TL tutarında sorumlu olduğu gerekçesiyle icra takibi başlattığı, ortakların şirket borçlarından dolayı sorumlu olmadıkları, sadece şirket adına dava açabileceği, davacının yaptığı ödemeyi lehine kredi çekilen dava dışı şirketten tahsil edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının yaptığı ödemeyi lehine kredi çekilen dava dışı şirketten tahsil edebileceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta ipotek maliki davacının ipotekli taşınmazı satarak ödediği kredi borcu nedeniyle kefil olan davalıya rücu ettiği, yani ipotekli taşınmazın satılarak bedeli ile genel kredi borcu ödendiğine göre bunun ipotek kapsamında yapılan bir ödeme olarak kabulü gerektiği,

davacının kefaleti kapsamında yapılmış ödeme olarak kabul edilemeyeceği gözetildiğinde uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 596/4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, anılan hükümde “ ...Bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği takdirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanabilir” denildiği, somut olayda, genel kredi sözleşmesinin 16/04/2014 tarihli olduğu, davacının müteselsil kefil olduğu,

davacının ipotek tesis tarihinin 21/04/2014 olduğu, rehin sonradan genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olan davacı tarafından verildiğinden anılan maddede belirtilen üçüncü kişi halinin söz konusu olmadığı, bu durumda rehin veren davacının kefile karşı rücu hakkını kullanabilmesinin ancak kefille arasında bir anlaşma bulunması halinde mümkün olduğu, ancak davacı ile davalı arasında rehin maliki davacının davalıya rücu hakkı bulunduğuna ilişkin herhangi bir anlaşma bulunmadığı,

mahkemece TBK'nın 596/son maddesi hükmü uyarınca ipotek maliki davacının ipotekli taşınmazı satmak suretiyle ödediği kredi borcunu kefil olan davalıya rücu hakkı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar vermesi gerekirken yanılgılı gerekçe hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, aşağıda belirtilen husus dışında, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, dava dışı şirketin genel kredi sözleşmesinde kaynaklanan borcunun davacı tarafından ödendiği iddiasıyla ipotek ve kefalet hükümleri kapsamında alacağın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinafının gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı, işbu davada yaptığı ödemenin kefilin yaptığı ödeme olduğunu, diğer kefillere rücu hakkı olduğunu iddia etmiş ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 587. maddesi kapsamında kefilin kefillere rücu hükümlerine dayalı olarak davalı kefili takip edebileceğini ileri sürmüşse de İlk Derece Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi kararını kaldıran Bölge Adliye Mahkemesi kararında davacının bu yöndeki savunmaları bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın sadece davacının borçtan şahsen sorumlu olması sebebiyle tesis edilen ipotek açısından 3. kişi olmadığı ve bu sebeple de kefile rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4529, K. 2022/1630, 8 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4529
Karar No
2022/1630
Tarih
8 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4532 K.2022/5076
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/4538 K.2022/8227
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/4544 K.2022/6982
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/4555 K.2022/8182
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/4556 K.2022/8275
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/4566 K.2022/8686

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.