İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4591 K.2020/3910

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.12.2017 tarih ve 2017/580-2017/1274 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz…

Esas2020/4591Karar2020/3910Tarih7 Ekim 2020Okuma5 dk · 915 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/4591 E., 2020/3910 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

915 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.12.2017 tarih ve 2017/580-2017/1274 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, davacı banka ile davadışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, davadışı asıl borçlu ve davalıya kat edilen hesap borcunun ödenmesi için başvurulduğunu, sonuç alınamayınca ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının asıl alacak, faiz ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiğini belirterek, takibe haksız olarak yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, davacı bankanın davadışı şirkete kullandırdığı krediden kefalet limitiyle sınırlı sorumluluğunun olduğunu, takip tutarının bu sınırı aştığını, faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, davacı bankanın davadışı şirkete kullandırdığı krediye müteselsil kefil olduğunu ve teminat olarak taşınmazını ipotek verdiğini, davalı bankanın davacıya karşı hem ilamsız takip hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, ancak sorumluluğunun kefalet limitiyle sınırlı olduğunu, takip tutarının bu sınırı aştığını, faizin fahiş olduğunu belirterek her iki takipten dolayı şimdilik 10.000.-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, takibin ve faiz oranın geçerli olduğunu, aynı konuda açılmış itirazın iptali davası ile bu davanın birleştirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kabulüne, yapılan itirazın tahsilde tekerrür oluşturmaması kaydıyla iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine; birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı-birleşen dava davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 19 Hukuk Dairesi’nin 2015/14349 esas ve 2017/255 karar sayılı ve 19.01.2017 tarihli ilamıyla.

“Mahkemece asıl davacı bankanın alacağının belirlenebilmesi için 02.01.2014 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Ancak mahkemece bilirkişi raporu ile belirlenen miktarlar dikkate alınmadan ve rapora neden itibar edilmediği gerekçelendirilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, alınan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi, yeterli incelemeyi de içermemektedir.

Bu durumda mahkemece banka kayıtları üzerinde, yerinde konusunda uzman yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, asıl davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı tespit ettirilerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Diğer yandan birleştirilen menfi tespit davasında ise birleşen davacı dava dilekçesinde aleyhinde yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçlu olmadığının tespitini istemiş olup, talebin sonuç kısmında ise şimdilik 10.000,00 TL ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Bu durumda öncelikle birleşen davacıya davasındaki asıl talebi açıklattırılıp, takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ediyor ise takip miktarı dikkate alınarak harç ikmali tamamlanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetsizdir.” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, birleşen davada davacının talebini 94.122,-TL borçlu olmadığının tespiti olarak değiştirip harcı ikmal ettiği, davacı bankanın takip tarihi itibariyle 70.265,00 TL asıl alacak, 51.094,64 TL işlemiş faiz, 2.554,73 TL BSMV, 938,74 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 124.853,11 TL alacağının olduğu, talep edilen alacak miktarıyla aradaki farkın sebebinin asıl alacağın fazla belirtilmesi ve kefilin takip ile temerrüde düşürüldüğünün, daha önce temerrüde düşürülmediğinin gözardı edilmesi olduğu,

asıl dava yönünden ipotek resmi senedinde, asıl borçlunun borcu yanında kefilin kefalet borcunun da teminat altına alındığı, bu nedenle öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiği, buna rağmen İİK'nın 45. maddesine aykırı olarak genel haciz yoluyla takip başlatılmasının doğru olmadığı; birleşen dava yönünden ise bilirkişi raporunda belirtilen alacak tutarına göre bankanın 101.099,56 TL fazla talepte bulunduğu,

fakat davalı-birleşen davada davacının talebinin 94.122,-TL olduğu ve taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten dolayı 94.122,- TL borçlu olmadığının tespitine, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin takip dosyasında infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiş olup, hüküm davacı-birleşen davada davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup; birleşen dava ise, icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamı konusunda bilirkişi raporu alınmıştır.

Söz konusu bilirkişi kurulu raporunda davacı bankanın takip tarihi itibariyle 70.265,00 TL asıl alacak, 51.094,64 TL işlemiş faiz, 2.554,73 TL BSMV, 938,74 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 124.853,11 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.

Davaya konu ipotek resmi senedinin incelenmesinde, ipotek tesis edilen taşınmazın asıl borçlunun da borcundan doğacak alacağın teminatı olarak verildiği, bu nedenle davalı olan müteselsil kefil hakkında da rehin paraya çevrilmeden takip yapılabileceği, asıl borçluya borcun ödenmesi için kat ihtarı çekildiği, takibe geçildiği, ancak ihtar ve takibin sonuçsuz kaldığı,

TBK'nın 586/1 maddesinde belirtildiği şekilde müteselsil kefil hakkında takip koşullarının oluştuğu anlaşılmış ve davacı alacaklı tarafından da tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibine geçilmiş olduğundan mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda belirtilen şekilde asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinde davalının icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı bir gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Birleşen dava dosyasına gelince, yine alınan bilirkişi raporundaki toplam alacak miktarı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken davacının menfi tespit istemi konusunda davanın tam kabulü doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen dava yönünden hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl davada davacı/birleşen davada davalıya iadesine, 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4591, K. 2020/3910, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4591
Karar No
2020/3910
Tarih
7 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/4592 K.2020/9145
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/4592 K.2020/4902
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/4592 K.2020/4936
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4592 K.2020/4044
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/4593 K.2020/5436
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/4593 K.2020/3892

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.