İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/464 K.2021/7146

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.03.2017 tarih ve 2014/1397 E- 2017/348 K. sayılı kararın asıl davada davalı şirket ve birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/95 esas sayılı davada davacı ...…

Esas2020/464Karar2021/7146Tarih15 Aralık 2021Okuma7 dk · 1.437 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/464 E., 2021/7146 K.·Asıl Ve Birleşen Davalarda Davacı-birleşen 2013/95 Esas 2- Adana 2.ASLİYE Ticaret Mahkemesi'nin 2014/311 Esas

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Aralık 2021
Mahkemesi
GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ
Birleşen davalar
1-ADANA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2013/95 ESAS
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.437 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.03.2017 tarih ve 2014/1397 E- 2017/348 K. sayılı kararın asıl davada davalı şirket ve birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/95 esas sayılı davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,

istinaf istemlerinin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.10.2019 tarih ve 2018/1054 E- 2019/1125 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davalı şirket ve birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/95 esas sayılı davada davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 14.12.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı birleşen davada davalı vekili Av. ... ile davalı birleşen davada davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin % 30 hissesine sahip ortağı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının % 68,5 hisseye sahip ağabeyi ... ile % 1,5 hisseye sahip babası Hakkı Dağsuyu olduğunu, ... ve ... kardeşlerin davalı firmadaki ortaklıkları dışında kendileri ve eşleri adına kurulmuş başka şirket ortaklıklarının da olduğunu, davalı şirketin 2001 yılından beri gayri faal olduğunu ve herhangi bir mal varlığının bulunmadığını, yaklaşık 3.000.000,00 TL değerinde büyük bir taşınmazının (fabrika binası) bulunduğunu, ...’nun şirketi kendi menfaatlari için kullandığını, taşınmazı da kendi şirketine düşük bedellerle kiraladığını,

ortaklığa devam etmek istemedikleri için 09/01/2009 tarihinde yaptıkları sözleşme ile müvekkilinin ve eşinin her 3 şirketteki hisselerinin tamamının ...'na devredilmesinin taahhüt edildiğini, ancak karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmediğini, ortaklar arasındaki güvenin sarsılsığı, şirketin feshi için haklı nedenlerinin fazlası ile bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenlerle feshi ile tasfiyesine, ortakların ve müdürün temsil yetkisi kaldırılarak tedbiren kayyum atanmasına, şirket adına kayıtlı tek taşınmazın ve şirkete ait diğer tüm malvarlığının devrinin tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

Davalı şirketin ortaklarından ... vekili, davalının yanında müdahale talebinde bulunarak, şirketin % 68,5 oranındaki hissesine sahip olan müvekkilinin ana sözleşmeye göre tek başına karar alma yetkisine sahip olduğunu, davacı ile müvekkili arasında açılmış çok sayıda dava bulunduğunu, ancak şirketin feshini gerektiren bir durum olmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.

Birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/95 Esas, 2013/230 Karar sayılı dosyasında; davacı ... vekili; davalı ...'nun hissesinin gerçek değerinin ödenmesi suretiyle davacı ... adına devredilerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, ortaklıktan çıkarılma davasının şirket tarafından açılabileceğini, bu konuda genel kurulda karar alınması gerektiğini, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Hakkı Dağsuyu'nun mirasçılarından... vekili, şirketin yıllardır faal olmadığını, ...'nun şirketi faal gibi göstermeye çalıştığını, kendi menfaatlerini ön planda tuttuğunu, şirketin fabrika binasını menfaatleri için kullanmaya çalıştığını, tüm ortaklar arasında husumet bulunduğunu belirterek şirketin feshine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/311 esas 2014/130 karar sayılı dosyasında; davacı vekili, 2014/1 sayılı Genel kurul kararı ile şirketin 6.000,00 TL olan sermayesinin 10.000,00 TL'ye çıkarıldığını, sermayenin arttırılmasının ... dışında kimseye bir faydasının olmadığını, toplantı nisabına uyulmadığını ileri sürerek 11/04/2014 tarihli 2014/1 sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline, bu kararın icrasının tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şirket ortakları arasında çok sayıda dava ve soruşturma dosyasının olduğu, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, davalı şirketin sahip olduğu ve üzerinde bulunan fabrikanın davalı firma tarafından kullanılmadığı, 2009 yılında ...' nun büyük ortağı olduğu Beta Transformatör Ltd. Şti. ile kira sözleşmesi yapıldığı, davalı Etap Ltd.

Şti'nin 1999 yılından itibaren ticari faaliyetinin ve üretiminin bulunmadığı, bilançosunda görülen gelirlerinin kira gelirlerinden ibaret olduğu, giderlerinin ise şirketin varlığından kaynaklanan giderler olduğu, Vergi Dairesi tarafından 2009 yılında resen terk işlemi uygulandığı, 2009 yılında davacı ... ve eşinin şirketlerdeki hisselerinin devredilerek şirketlerden çıkmaları için bir sözleşme yapıldığı, ancak bunun karşılığında davacılara devredilmesi gereken taşınmazların devredilmediği, bu sözleşmenin ifa edilmediği, bu yönde açılan davanın, sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle reddine karar verildiği,

onay kayyumunun 2017 yılında verdiği raporunda şirketin faaliyetine devam ettiği belirtilmiş ise de mevcut delillere göre bunun dava tarihinden çok sonra feshi engellemek amacıyla yapılan bir girişim olarak değerlendirilebileceği, şirketin feshi yerine ortaklıktan çıkarma seçeneğinin makul bir çözüm olmayacağı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, Birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/95 Esas, 2013/230 Karar sayılı dosyasında.

TTK 'nın 640/3 fıkrasında bir ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasına dair dava açma hakkının şirkete tanındığı, dolayısıyla davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/311 Esas 2014/130 Karar sayılı dosyasında; sermayenin verilen süre içinde arttırılmamasından dolayı şirketin münfesih sayılması gerektiği, ancak şirket hakkında yürüyen davaların bulunduğu, söz konusu davalar nedeniyle şirketin ihyasının gerekeceği, arttırılan sermayenin ... tarafından karşılandığı, ...'nun payının azalmadığı, önceki hisse durumunun korunduğu,

sermaye artışının onun da yararına olduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı şirket ve birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/95 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; asıl davada davalı şirket, Birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/95 Esas sayılı davada davacı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl davada davalı şirket, birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/95 Esas sayılı davada davacı ... vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, asıl davada davalı şirketin şahıs odaklı aile şirketi (kapalı şirket) niteliğinde olması, kardeş ortaklar arasında uzun yıllardır giderilemeyen uyuşmazlıkların bulunması, şirketin tek taşınmazı fabrika binasının büyük hissedar tarafından kendi şirketine çok ucuz bir bedel karşılığı kiralanması, şirketin asli faaliyetini yürütmeyip tek gelirinin bu kira geliri olması,

uzun yıllardır kâr payı dağıtılmaması ve dava açıldıktan sonra yapılan göstermelik faaliyetinde dava sonucuna etkisinin bulunmamasına, fesihte ağır kusurlu büyük hissedarın aynı alanda zaten faaliyet yürüttüğü başka bir şirketin bulunması nedeniyle fesih yerine şirketin devamını sağlayacak alternatif bir yönteme karar verilmesine gerek bulunmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı şirket ve birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/95 esas sayılı davada davacı ... vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalı ... ve asıl davada davalı şirketten alınıp, davacı ...'na verilmesine,

aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı şirket ve birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/95 esas sayılı davada davacı ...'ndan ayrı ayrı alınmasına, 15/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi ile her ortağa limited şirketin feshi davasını açabilme imkanı tanınmış ise de bu maddenin amacı kaideten haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklığı mahkeme kararı ile feshetmek yerine mahkemenin karara bağlayacağı uygulanabilir çözümlerle ortaklıktaki rahatsızlığı belirleyip çare bularak ortaklığın devamını sağlamaktır. TTK'nın 636/3 maddesi, ikincil niteliktedir. Yani, hakimin verebileceği en son karar ortaklığın feshi kararı olmalıdır.

Davacının talebi ne olursa olsun diğer çözümler duruma uygun düşmediği takdirde ancak son aşamada feshe karar verilmedir. Mahkeme öncelikle duruma uygun düşen, kabul edilebilir bir çözüm bulunup bulunmadığını araştırmalı bulunmadığına kanaat getirdiğinde son çare olarak feshe karar vermelidir. Bunun sebebi de feshin çoğu kez olumsuz sonuçlar doğurması, bir istihdam merkezinin kolayca dağıtılmamasıdır. Dairemiz kararları da bu yöndedir. (11.

HD 2016/14541 E. 2018/6990 K. 2015/14221 e. 2017/3922 K.)

Somut olayda, feshi istenen şirketin % 30 payı ...'na % 68,5 payı ...'na ve % 1,5 payı ise Hakkı Dağsuyu'na ait iken ölümüyle mirasçılarına kalmıştır. Etap Elektrik Limited Şirketi'nin bir fabrikası vardır ve fabrika 2009 yılında kiraya verilmiştir. Ancak tarafların ve eşlerinin ortak oldukları davalı şirket dışında 2 şirket daha mevcut olup fabrika bu şirketlerden birine kiralanmıştır. Şirketin 6.000 TL olan sermayesi 2014 yılında 10.000 TL'ye çıkarılmıştır. Kayyumun bu dosyada verdiği rapora göre şirket faaliyetini devam ettirmektedir. Büyük ortak ... da şirketin feshedilmemesini ve gerektiği takdirde % 30 pay ile ortak olan davacının payı ödenerek çıkarılmasını talep etmektedir.

Bu durumda mahkemece dava boyunca da şirketin faaliyetine devam ettiği, sermaye arttırımı yaptığı, fesihte taraflar yönünden de bir yarar bulunmadığı 2009 yılında da davacının hisselerini büyük ortağa devretmesi yönünde sözleşme yapıldığı, ancak taahütlerin yerine getirilmediği ve büyük ortağın şirketin feshine karar verilmemesini talep ettiği gözetilerek kabul edilebilir çözüm olarak davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken şirketin feshine karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatiyle sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılmıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/464, K. 2021/7146, 15 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/464
Karar No
2021/7146
Tarih
15 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/465 K.2021/14245
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/470 K.2021/14286
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/481 K.2021/14010
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/502 K.2021/23134
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/518 K.2021/7212
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/540 K.2021/7213

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.