İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4818 K.2020/4103

Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 13.02.2018 tarih ve 2017/362-2018/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2020/4818Karar2020/4103Tarih14 Ekim 2020Okuma4 dk · 882 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/4818 E., 2020/4103 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

882 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 13.02.2018 tarih ve 2017/362-2018/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı banka tarafından, alacağın tahsili amacıyla takibe geçildiğini, borçluların takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğundan bahisle; davalıların itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve davalıların icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davalılar vekili, kredi sözleşmesini kabul etmediklerini; zira böyle bir sözleşmenin davalılar tarafından imzalanmadığını; kesinlikle davacı tarafça var olduğu iddia edilen kredi sözleşmesi üzerindeki imzaların davalılara ait olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/11402 E. 2017/3505 K. 08.052017 tarihli kararı ile "Mahkemece alınan bilirkişi raporu dosya üzerinden yapılan inceleme ile alınmış olup, yetersiz olduğundan hüküm kurmaya elverişli değildir.

Davalılar genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri konumunda olup, asıl borçluya bağlı olarak kefalet limitleri dahilinde asıl borçlunun sorumlu olduğu toplam borç miktarı ve kefalet limiti dışında kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından mesuldür. Yanlar arasındaki sözleşmenin 40. maddesi uyarınca asıl borçluya tebligat yapılmasa dahi İİK.

68/b maddesi gereğince, yeni adresin bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi olarak dikkate alınması gerektiği gözetilerek asıl borçlunun sorumlu olduğu asıl borç ve temerrüt faizi toplamı bilirkişi tarafından belirlenerek taraflarca bilirkişi raporuna yapılan itirazlarda değerlendirilmek suretiyle alınacak bilirkişi raporu uyarınca varılacak sonuca göre uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma sonrasında Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/127 E. sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.

Birleşen davada davacılar vekili, davalı bankanın davacılar aleyhine ilamsız takip ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, davalı alacaklının bu alacağın sebebi olarak ise Atem Tem. Gıda. İnş. Nak. Petrol Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. ile T.

Vakıflar Bankası Siirt Şubesi arasındaki akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden şirkete kredi açılması ve bu kredinin kullandırılması olarak belirtildiği, bu borçtan dolayı ...'ın gayrimenkulünü ipotek ettiği ve diğer borçluların ise kefil olarak göründüğünü, fakat kredi sözleşmesinin ne davacı şirket müdürü ne de diğer kefil ve sorumlular tarafından imza edilmediği ve yine paraların çekildiğine dair dekontlarında şirket müdürünün hiçbir imzasının bulunmadığını, kredi sözleşmesinin sahte olduğundan dolayı bu paranın tamamının banka yetkilileri tarafından çekildiğini,

söz konusu kredinin çekildiğine dair şayet banka dekontları var ise bu dekontlardaki imzaların davacı ...'a ait olmadığını, böyle bir kredinin hiç çekilmediğini, icra takibinde asıl borcun 108.774,43 TL olduğunun belirtildiği oysa 26.09.2007 tarihli ihtarname ile gönderilen davacı yetkililerince imzalı hesap özetinde ana paranın 79.913,43 TL olduğunun belirtildiği, buna rağmen faize faiz uygulanarak fahiş miktarda bir alacak talebinde bulunulduğunu, belirterek davacıların borçlu olmadığının tespitine, davalının en az % 40 oranında tazminata mahkum edilmesine,

davacı ...'a ait dairenin satılarak paranın tahsili nedeniyle meydana gelen zararı olan 113.921,50 TL'nin 13.06.2008 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte istirdadına, istirdat davası nedeniyle davalının en az % 40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı bankanın, hesap kat ihtarnamesi 04/10/2007 tarihinde tebliğ edilen davalı kefil ...'dan 08.02.2008 takip tarihi itibariyle. 92.895,83 TL asıl alacak, 19.914,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 995,73 TL faizin % 5 BSMV'si ve 121,02 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 113.927,12 TL; davacı bankanın hesap kat ihtarnamesi 17/10/2007 tarihinde tebliğ edilen davalı kefil ...'dan 28/02/2008 takip tarihi itibariyle.

92.895,83 TL asıl alacak, 18.296,02 TL işlemiş temerrüt faizi, 914,80 TL faizin % 5 BSMV'si ve 121,02 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 112.227,67 TL alacaklı olduğu; asıl alacağa, talep uyarınca takip tarihinden tahsiline kadar yıllık % 52,50 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği, tahsilde tekerrür olmaması ve 25.09.2009 tarihinde ipotekli taşınmaz satışından tahsil edilen 47.070,00 TL'nin icra dairesinin hesabında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Asıl dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Birleşen dava ise aynı icra takibinden dolayı bu dosya davalıları tarafından ve dava konusu olmayan ipoteğin paraya çevrilmesi takibine konu alacak nedeniyle asıl borçlu ve ipotek veren tarafından açılmış menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davası asıl dava tarihinden sonra açılmış olduğundan asıl davada davalı olan ... ve ...'ın dava açmada hukuki yararları bulunmamaktadır. Mahkemece bu davalılar tarafından açılan birleşen menfi tespit davasında bu kişiler yönünden hukuki yarar yokluğundan HMK 114/h maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu davacılar hakkında esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Asıl davada ise mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında açıkça bilirkişi raporunun dosya üzerinden yapılmış olduğu ve yetersiz olduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece, banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelenmeksizin rapor alınması doğru değildir. Mahkemece bilirkişilere yetki verilerek banka kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme sonucu düzenlenecek olan rapor ve bilirkişi raporuna itirazlar da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4818, K. 2020/4103, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4818
Karar No
2020/4103
Tarih
14 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/4818 K.2020/5115
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/4819 K.2020/9166
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/4819 K.2020/17355
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/4819 K.2020/8164
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2020/4820 K.2020/9286
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4820 K.2020/6273

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.