İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/5057 K.2021/4113

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.10.2016 tarih ve 2014/1002 E. - 2016/747 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge…

Esas2020/5057Karar2021/4113Tarih27 Nisan 2021Okuma6 dk · 1.221 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/5057 E., 2021/4113 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.221 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.10.2016 tarih ve 2014/1002 E. - 2016/747 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.11.2019 tarih ve 2017/2993 E. - 2019/2354 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 26.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolü uyarınca bayilik sözleşme tarihinin fiili satış tarihi olarak kabul edileceğinin kararlaştırıldığını, davalıya 14.09.2007 tarihinde fiili satışın gerçekleştiğini , davalı tarafından 24.4.2012 tarihinde sözleşmenin Rekabet Kurul kararları nedeniyle 4 ay 20 gün erken feshedildiğinden davalıya teşvik pirimi olarak ödenen 1.200.000 USD +KDV’nin sözleşme ve protokol hükümleri gereği geri ödeneceğinin kararlaştırıldığını belirterek, davalıya ödenen teşvik prim bedelinin ödeme tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin Rekabet Kurul kararı uyarınca feshedildiğini zira Rekabet Kurul kararları ile de sabit olduğu üzere taraflar arasında ki dikey ilişkinin 24.04.2007 tarihli intifa tesisi ile kurulmuş olduğunu ve 5 yıllık rekabet etmeme yükümlülüğününde 24.04.2012 de sona ereceğini, bu nedenle 24.04.2012 tarihli fesih ihtarının süresinden önce yapılmadığını, ve bakiye süre için tüm prim ödemelerinin iade talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında akdedilen protokolün II.maddesinin A bendinin " Fiilen akaryakıt satışına başlandığı tarih, taraflarca müştereken tanzim edilecek bir tutanakla tespit edilecek ve bu tarih İşleticilik/Bayilik Anlaşması'nın başlangıç tarihi olacaktır." şeklinde düzenlendiği, davacının EPDK akaryakıt teslim formu ile davalıya fiili satış tarihinin 14.09.2007 olduğu, protokol hükmü esas alındığında sözleşme tarihinin 14.09.2007 olduğunun kabülü ile sözleşmenin 142 gün erken feshedildiği, her ne kadar protokolde ihlal hususunda teşvik priminin tamamının iadesi öngörülmüş ise de, bunun MK 2. madde ve hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, Rekabet Kurulu'nun 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğ çerçevesinde rekabet etmeme yükümlülüğü içeren anlaşmalar bakımından geçerli olan beş yıllık grup muafiyeti süresinin tespitinde, dağıtıcı ve bayi arasında kesintisiz olarak süregelen dikey ilişkinin değerlendirileceğinin ifade edildiği ve yine dikey ilişkiden kastedilenin taraflar arasındaki bayilik, intifa hakkı, kira, emanet, kredi ve benzeri sözleşmelerden oluşan hukuki ve iktisadi ilişki bütünü olduğunun belirtildiğini,

iş bu davada intifa hakkı tesisi rekabet yasağının belirlenmesinde tarafların ilk ilişkisi olduğunun kabulü ile intifa hakkının tesis edildiği 24.04.2007 tarihi esas alındığında sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair 24.04.2012 tarihli davalı ihtarının 5 yıllık süre sonunda gönderilmiş bir ihtar olduğu ve feshin süreden önce yapılmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Anayasanın 48. maddesinde benimsenen sözleşme hürriyeti; TBK’nın 26 maddesinde “”Taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler” şeklinde tanımlanmıştır.

Nitekim taraflar arasındaki sözleşme daha önceden yapılmış ise de sözleşmenin başlangıç süresi olarak fiili satış tarihine atıfta bulunulmuştur. Dolayısıyla sözleşme serbestiyeti ilkesi gereğince tarafların bu yönde tezahür eden müşterek iradelerinde kanunlardaki emredici hükümlere bir aykırılık bulunmadığı apaçık ortadadır.

Ne var ki, bayilik ilişkisinin hangi tarihte başladığı ile ilgili Rekabet Kurulu farklı görüştedir. Dosyaya gelen belgelerden de anlaşılacağı üzere bu hususu tarafların müşterek iradesine değil, taraflar arasında yapılan ilk sözleşme tarihini baz aldığı görülmektedir.

Sektörle ilgili düzenleyici kuruluş olan EPDK'nın da Rekabet Kurulunun bu anlayışı doğrultusunda işlem tesis ettiği anlaşılmakla, sözleşme hürriyetiyle bağdaşmayan bu uygulama usulüne uygun yöntemle idari yargı mercilerine intikal ettirilip iptal ettirilmediği müddetçe akit taraflardan birinin buna uygun davranmış olmasında haksız ve hukuka aykırı olma durumu oluşmayacaktır.

Davacının davasının açıklanan bu gerekçeler doğrultusunda reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi yoluna gidilmesi isabetli olmamış ise de, sonuç itibarıyla doğru olan kararın HMK 370/4. maddesi gereğince gerekçesi değiştirilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/4. maddesi uyarınca yukarda açıklanan şekilde değiştirilen gerekçeyle ONANMASINA, taktir olunan 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.04.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava taraflar arasında düzenlenen bayilik anlaşmasının erken feshi nedeniyle peşin satış teşvik prim bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasında 07.05.2007 tarihli bayilik sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin dikey anlaşma niteliğinde olduğu yine sözleşme süresinin Rekabet Kurulu'nun 2002/2 sayılı Tebliğ'i uyarınca beş yılı aşamayacağı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık beş yıllık sürenin başlangıç tarihi ve sözleşmenin erken fesh edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.

Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 11-A bendinde "Fiilen satışına başlandığı tarih, taraflarca müştereken tanzim edilecek bir tutanakla tespit edilecek ve bu tarih İşleticilik/Bayilik Anlaşması'nın başlangıç tarihi olacaktır" hükmüne yer verilmiştir.

Davalının fiili satışa başladığı tarih 14.09.2007'dir.

İstinaf mahkemesince bayilik ilişkisinin başlangıç tarihi intifa hakkının tesis edildiği 24.07.2007 tarihi olarak kabul edilmiş. İstinaf mahkemesince bu tarih Rekabet Kurulu'nun kararı esas alınarak belirlenmiştir.

İntifa hakkı TMK'nın 795. maddesinde düzenlenmiş olup taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulup, ayni hak niteliğindedir. İntifa hakkı sahibine bu hakkının konusu üzerinde kullanma ve yararlanma yetkisi verir.

İntifa hakkının kurulmasını sağlayan hukuki sebepte (intifa hakkı anlaşması) bu hak için bir süre gösterilmişse o sürenin bitmesi ile intifa hakkı sona erer.

Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ise herhangi bir şekle tabi değildir. Taraflar sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. 818 sayılı BK m.19. (6098 sayılı TK md. 26)

Görüldüğü üzere intifa hakkı anlaşması tamamen resmi şekle bağlı taşınmazın aynına ilişkin olup sözleşmede belirtilen süre ile geçerlidir.

Rekabet Kurulu'nun intifa ve bayilik sözleşmesinin aynı nitelikte olduğu hangi sözleşme önce düzenlendi ise ilişkinin o tarihte başladığı yönündeki kararı açıkça yasalara aykırı olup idari nitelikteki bu kararında yargı organlarını bağlayıcılık özelliği bulunmamaktadır.

İntifa hakkı sözleşmesi sonu erse dahi bayilik sözleşmesi sözleşme süresince devam eder yine bayilik sözleşmesinin sona ermesi de intifa hakkı sözleşmesinin otomatikman sona erdirmez. Kaldı ki intifa hakkı sözleşmede taraf olmayan kişiler tarafından da bayi lehine tesis edilebilir. Tamamen bağımsız bir sözleşmedir.

Rekabet Kurulu'nun idari kararları kararda taraf olan kişileri bağlar, bu karara aykırı davranılması halinde 4054 sayılı Rekabetin Önlenmesi Hakkındaki Kanun uyarınca kurul tarafından ancak idari yaptırım kararı, dikey anlaşmada grup muafiyetinden yararlanmama, para cezası gibi kararlar verebilir. Taraflar arasındaki sözleşmelerin geçerli veya geçersiz olduğu yönünde bir karar veremez, bu husus tamamen özel hukuk ilişkisi içerisinde adli yargıda mahkemelerce değerlendirilebilir.

Dairemizin bayilik sözleşmesinin sona ermesi halinde intifa sözleşmesinin de aynı anda sona ermeyeceği yönünde istikrarlı bir çok emsal kararı bulunmamaktadır.

(23.01.2014 gün 2013/16018 E. - 2014/1825 K. 06.03.2014 gün 2013/7136 E. 2014/4464 K. 06.12.2018 gün 2018/2598 E. - 2018/6397 K.)

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince; Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 11. Maddesinin A bendi uyarınca fiilen akaryakıt satışına başlama tarihinin 14.09.2007 olduğu, 5 yıllık sözleşmenin 14.09.2012 tarihinde sona ereceği, sözleşmenin davalı tarafından 24.04.2012 tarihinde süresinden önce haksız olarak fesh edildiği, bu nedenle davacının davalıya ödemiş olduğu peşin satış teşvik primini talep edebileceği dikkate alınarak davanın kabulü gerekirken istinaf mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu gerekçeyle bozulması kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katılamamaktayım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/5057, K. 2021/4113, 27 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/5057
Karar No
2021/4113
Tarih
27 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/5057 K.2021/6229
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/5058 K.2021/3952
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/5058 K.2021/6230
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/5059 K.2021/6563
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/5059 K.2021/6231
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/5060 K.2021/1619

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.