İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/5065 K.2022/113

Taraflar arasında görülen davada Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.05.2018 tarih ve 2015/107 E. - 2018/127 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye…

Esas2020/5065Karar2022/113Tarih11 Ocak 2022Okuma5 dk · 1.028 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/5065 E., 2022/113 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ocak 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.028 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.05.2018 tarih ve 2015/107 E. - 2018/127 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.12.2019 tarih ve 2018/1836 E. - 2019/1623 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi temlik alan davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı Aktaş Endüsti Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat’ edildiğini, takipte talep edilen temerrüt faizinin sözleşmeye ve Medeni Kanun'un 2. maddesine uygun olduğunu, dava dışı şirketin borcu için verilen ipoteğin kefillerin kefalet borçlarının teminatı olmadığını ve takibi engellemediğini belirterek gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığından başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacı tarafından talep edilen %100 oranında faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin genel işlem kurallarına aykırı hükümler içermemesi gerektiğini, geçerli bir kefaletten bahsedilemeyeceğini, davacı banka ile davalılar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin borç miktarının artmasına önemli ölçüde etki ettiğini, sözleşmenin münhasır delil sözleşmesi olduğuna ilişkin maddenin HMK 193/2 maddesinden ayrılarak davalıların ispat imkanlarının ortadan kaldırdığını, sözleşmedeki diğer maddelerin de re’sen incelenerek genel işlem koşullarına aykırılıkların tespit edilmesi gerektiğini, icra takibi ile talep edilen miktarın davalıların borcunu oluşturmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı banka ile dava dışı Aktaş Endüstri Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında 23/07/2013 tarihli 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalıların bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, davalıların kredi sözleşmesinin tarafı dava dışı şirketin ortağı oldukları, davalıların kefaletleri gerekli kanuni şartları taşıdığından geçerli olduğu, davacı bankanın dava dışı şirkete kredi sözleşmesi uyarınca 732.000,00 TL kredi kullandırdığı, ayrıca çek defteri verdiği, dava dışı şirketin kredi taksitlerini ödemediği,

kredinin 11/12/2014 tarihi itibariyle kat edildiği, müşterek ve müteselsil kefil olan davalıların ödenmeyen kredi borcundan sorumlu oldukları, bu nedenle davacı bankanın davalılardan 29/07/2016 tarihli ek bilirkişi raporunda Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/01/2015 tarihli, 2014/14648 E., 2015/137 K. sayılı içtihadı gözetilerek (%28,80 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle) yapılan hesaplamaya göre, 757.795,70 TL asıl alacak, 44.558,39 TL işlemiş faiz ve 2.227,92 TL BSMV olmak üzere toplam 804.582,01 TL talep edebileceği,

757.795,70 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,80 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği; gayrinakdi krediye konu karşılıksız işlemi gören 107118 nolu çek yaprağı için 1.200,00 TL, dava dışı Şirket nezdinde bulunan 107119 nolu çek yaprağı için 1.200,00 TL olmak üzere toplam 2.400,00 TL yasal yükümlülük bedellerini nezdinde açılacak bir hesapta depo edilmesini talep hakkı bulunduğu,

takipten sonra çek yapraklarına ilişkin yasal yükümlülük tutarlarının Bankaca çek hamillerine ödenmesi halinde ödenecek yasal yükümlülük tutarlarının ödenme tarihlerinden itibaren yıllık %28,80 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV ile birlikte talep edebileceği, akdi faiz ve temerrüt faizinin tespitinde davacı bankaca aynı tür kredilere uygulanan faiz oranının nazara alınması gerektiği, davalılar tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğu, alacağın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle likit olduğu,

icra inkar tazminatının şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, asıl alacak olan 757.795,70 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ile işbu dosya davalılarına gönderilen 11/12/2014 tarihli hesap kât ihtarnamelerinde, 4.480,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi ile 739.534,67 TL nakit alacağın ilgili sözleşme hükümleri gereğince tamamen ödenerek tasfiye edileceği tarihe kadar yıllık %14,40 akdi kredi faiz oranı ve yıllık %100 temerrüt faizi oranı üzerinden işleyecek faiz ve BSMV'si ile tahsili talep edildiği,

davalıların müteselsil kefil olarak yer aldıkları genel kredi sözleşmesinin 22. maddesinde temerrüt faizinin sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan bankanın TCMB'na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %100'ünün ilavesiyle bulunacak oran üzerinden hesaplanacak oran olduğunun hükme bağlandığı,

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/01/2015 tarih 2014/14648 esas 2015/137 karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği, dosya kapsamından davacı bankanın dava konusu kredi alacağı için fiilen uyguladığı akdi faiz oranının yıllık %14,40 olduğu,

ispat yükü kendisinde olan davacı bankaya gönderilen muhtıraya rağmen davacı banka tarafından davalıların temerrüt tarihinde aynı tür krediler için fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu durumda davacının davalıların temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranının %14,40 olduğu, bu oranın %100 ilavesi suretiyle uygulanması gereken temerrüt faiz oranının ise %28,80 olduğu,

mahkemece yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda yer alan terditli hesaplamalardan Yargıtay uygulamasına uygun nitelik taşıyan %28,80 temerrüt faiz oranı esas alınmak suretiyle davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu tespit edilen miktar üzerinden hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava, davalıların, dava dışı şirketin davacı bankadan kullandığı krediye müstenid genel kredi sözleşmesine müşterek müteselsil kefillikleri sebebiyle başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı ...Ş. vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (temlik alan) davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine, 11/01/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/5065, K. 2022/113, 11 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/5065
Karar No
2022/113
Tarih
11 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/5072 K.2022/557
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/5078 K.2022/177
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/5112 K.2022/318
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5121 K.2022/64
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/5134 K.2022/484
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5148 K.2022/502

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.