İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/5226 K.2022/1451

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.04.2018 tarih ve 2015/490 E- 2018/428 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye…

Esas2020/5226Karar2022/1451Tarih3 Mart 2022Okuma5 dk · 914 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/5226 E., 2022/1451 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2022
Mahkemesi
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

914 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.04.2018 tarih ve 2015/490 E- 2018/428 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.12.2019 tarih ve 2018/1350 E- 2019/1748 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 01.03.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında 02.01.2014 tarihli toplam satış bedeli 5.677.562,88 TL ve 03.03.2014 tarihli toplam satış bedeli 3.120.000,00 TL olan sözleşmeler akdedildiğini, davalı şirketin satışını yaptığı ürünleri sözleşmelerde belirtilen sürede teslim etmediğini, müvekkili tarafından keşide edilen Bakırköy 1. Noterliği’nin 16.10.2014 tarihli ihtarnamesi ile ürünlerin teslim edilmesinin ihtar edildiğini, sözleşme imza tarihlerinin 20.03.2014 ve 24.06.2014 olduğunun davalı tarafından iddia edildiğini, sözleşmelerin haklı neden olmadan fesih edilemeyeceğini,

imza tarihleri hususunda uyuşmazlık bulunduğunu iddia ederek sözleşmelerin ihlal edilmesi ve hükümlerinin davalı şirket tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zarar, ziyan ve kâr kaybının belirlenmesi ile şimdilik 100.000,00 TL alacağın davalıdan tazmin ve tahsiline, alacağa 16.10.2014 (ihtarname tarihi) tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili, ıslah dilekçesiyle 100.000,00 TL'lik talebini, 426.066,55 TL'ye çıkartmıştır.

Davalı vekili, taraflar arasında 20.03.2014 tarihinde satın alma sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 24.06.2014 tarihinde ek fesih protokolü ile feshedildiğini ve tarafların 24.06.2014 tarihli ikinci sözleşmeyi akdettiklerini, taraf şirketler arasında e-posta yazışmalarının bulunduğunu, davacı şirketin 27.03.2014 tarihinde tasfiyeye girmesine rağmen ikinci sözleşme akdedildiği anda müvekkili şirketi aldattığını, müvekkili şirketin sözleşmenin geçersiz olduğunu davacı şirkete bildirdiğini ve ticari münasebetini kestiğini,

TTK’nın ilgili hükümleri uyarınca davacı şirketin tek yetkilisinin tasfiye memuru olduğunu ve tasfiye aşamasındaki şirketin ticari bir işlem yapmasının mümkün olmadığını, 24.06.2014 tarihli sözleşme tahtında üretilen ürünlere ilişkin davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ürün teslimatının üretimin gecikmesinden değil, bizzat davacının alamayacağını bildirmesi ve bir kısım siparişleri iptal etmesinden kaynaklandığını, söz konusu ürün teslimatlarının 2014 yılının Ekim ayı itibariyle son bulduğunu, davacı şirketin zarar talebinin nelere ilişkin olduğunu açıklaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nce, taraflar arasında bila tarihli, geçerlilik süresi 31.12.2014 tarihi olan satın alma sözleşmesi akdedildiği, birinci sözleşmenin ikinci ve üçüncü çizelgesinde belirtilen ürünlerin davacıya teslim edildiği, 24.06.2014 tarihli ek protokol ile birinci sözleşmenin iptal edilerek satışı gerçekleştirilmeyen ürünler için ikinci sözleşmenin hazırlandığı ve ikinci sözleşmenin ikinci ve üçüncü çizelgelerindeki ürünlere "20.000,00 adet Dalin Mendil 3,00 TL birim fiyat ile" ilave edildiği, ikinci çizelgedeki ürünlere dayanılarak 02.10.2014 tarihli fatura ile birlikte davacı şirkete kısmi satış ve teslimat yapıldığı,

teslim edilen veya edilmeyen ürünler konusunda ihtilaf bulunmadığı, davalı şirket tarafından sözleşmenin 30.10.2014 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiği, yetkisiz temsilci tarafından yapılan sözleşmenin doğrudan kesin hükümsüzlük sonucunu doğurmadığı, işlemin geçerliliğinin askıda olduğu, bu şekilde düzenlenen sözleşmenin temsil olunan tarafından onaylanması halinde baştan itibaren geçerli hale geleceği, nitekim somut olayda gönderilen malların kabul edildiği, alıcı şirket tasfiye memuru tarafından gönderilen elektronik posta ile sözleşmeye onay verildiği, tasfiye halinde olmanın şirketin hukuki işlem ehliyetini ortadan kaldırmadığı,

şirketin ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunun kanıtlanamadığı, davacı şirketin tasfiye halinde olması gerekçe gösterilerek yapılan feshin haklı olmadığı, davacının sözleşmeye aykırılık ve temerrüt nedeniyle davalıdan mahrum kaldığı kârı talep edebileceği (sözleşmenin feshine kadar ek protokol ile belirlenip teslimi yapılmayan ürünler nedeniyle mahrum kalınan kâr ile sözleşmenin feshinden sonraki dönem için mahrum kalınan kârın talep edilebileceği), 30.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın kısmen dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 100.000,00 TL'nin dava tarihinden,

326.066,55 TL'nin 17.01.2018 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce, İlk Derece Mahkemesi kabul ve gerekçesinin yerinde ve isabetli olduğu, hukuki konularda bilirkişi raporu alınamayacağı, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe değerlendireceği, uzman görüşünün de bir nevi bilirkişi raporu niteliğinde olduğu, alınan bilirkişi raporunun hesap konusunda yeterli ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı vekili 09.03.2016 tarihli celsede açıkça, taleplerinin 01-30.09.2014 tarihleri arasında teslim edilmeyen ürünlerden kaynaklı zarar ve kâr kaybı olduğunu ifade etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin bu beyanına istinaden 01-30.09.2014 tarihleri arasında teslim edilmeyen ürünler bakımından bir hesaplama yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu dönemi aşar şekilde tüm teslim edilmeyen ürünler bağlamında yapılan hesaplama sonucu bulunan miktar üzerinden talep aşımı yapılmak suretiyle hüküm kurulması ve buna ilişkin davalı istinaf başvurusunun esastan reddi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/5226, K. 2022/1451, 3 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/5226
Karar No
2022/1451
Tarih
3 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/5230 K.2022/1452
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/5232 K.2022/5019
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/5233 K.2022/1453
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/5234 K.2022/1454
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/5235 K.2022/3478
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/5236 K.2022/1467

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.