İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/6063 K.2020/5553

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.11.2018 tarih ve 2018/244 E. - 2018/825 K. sayılı kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Konya Bölge Adliye…

Esas2020/6063Karar2020/5553Tarih1 Aralık 2020Okuma5 dk · 994 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/6063 E., 2020/5553 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

994 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.11.2018 tarih ve 2018/244 E. - 2018/825 K. sayılı kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.01.2020 tarih ve 2019/233 E. - 2020/74 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; yüksek faiz garantisi ve paraların her istendiği an geri çekilebileceği taahhüdüyle davalı yanca mevduat toplandığını, müvekkilinin de taahhütler nedeniyle 73.555 DM para yatırdığını, tahsilatın şirket adına çalışan ve bu işle görevlendirilen, davalı taraf adına hareket eden veya kendilerini şirket temsilcileri gibi tanıtan kişilerce yürütüldüğünü, anılan mevduat toplama faaliyetinin Bankacılık Kanunu, TTK, Sermaye Piyasası Kanunu ve BK maddelerine açık aykırı olması nedeniyle tahsil edilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödenmesinin gerektiğini,

Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında da açıkça anlatıldığını, müvekkilinin ödediği paranın iade edilmediğini, ileri sürerek davalı tarafla geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davalı tarafa verilen şimdilik 100.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, 31.556,74 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Konya Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; istinaf kanun yoluna başvurulmasından sonra henüz istinaf sebepleri esastan incelenmeden 05.12.2019 tarihinde. 7194 sayılı Yasa'nın 41. maddesiyle.

3332 sayılı Yasa'ya "31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur,

bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.

Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır." şeklinde geçici 4. madde eklendiği,

anılan yasal düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu ve bu nedenle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına yönelik davacı yanın talebinin uygun görülmediği, davalı şirketin yasal düzenlemede belirtilen 31.12.2014 tarihinden önce, BIST (İMKB) yönetim kurulunun 23.10.2012 tarihli toplantısında ortaklığın paylarının halka arz edilmeksizin 2. ulusal pazarda 23.11.2012 tarihinden itibaren işlem görmesine karar verildiği ve 23.11.2012 tarihinden itibaren işlem görmeye başladığı, bu cihette taraflar arasında görülmekte olan davanın 743 sayılı MK’nın 48. (4721 sayılı TMK’nın 50.), 6762 sayılı TTK’nın 7. ve 321.

(6102 Sayılı TTK’nın 7/1. ve 371/5.) maddeleri ile 818 sayılı BK’nın 145.

(6098 sayılı TBK'nın 166/2.) maddelerindeki düzenlemeler ve davalı gerçek kişi hakkında sadece davalı şirket yöneticisi olması nedeniyle şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna ilişkin iddiada bulunulduğu dikkate alındığında mezkur davanın tüm davalılar yönünden anılan yasal düzenleme kapsamında olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili bildirdiği deliller esastan değerlendirilmeksizin yasal düzenleme gereğince karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, yasal düzenleme gereğince davalı şirket vekilinin istinaf talebinin kabulüne.

Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nin 28.11.2018 tarih 2018/244 E. 2018/825 K. sayılı kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili yeniden hüküm kurulmasına, açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına davacı yanca yapılmış olan yargılama giderlerinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan ...Ü.T gereğince 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gibi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 152. maddesi ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesi gereğince Anayasaya aykırılık itirazlarının ciddi bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince verilen kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen bölge adliye mahkemesince yazılı şekilde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıyla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtildiği üzere, davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitiyle birlikte alacak isteminin kısmen kabulüne ve kabul edilen miktarın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, ancak bu kararı sadece davalı şirket istinaf etmiştir. Şu halde, davalı ... hakkındaki kısmen kabul kararının gerek davalı ... ve gerekse de davacı vekili tarafından istinaf edilmediği anlaşılmakla, davalı ... hakkındaki hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği kabul edilip bu cihette hüküm kurulması gerekirken yanılgılı şekilde anılan davalıyı da kapsar şekilde karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının anılan taraf yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/6063, K. 2020/5553, 1 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/6063
Karar No
2020/5553
Tarih
1 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/6064 K.2020/9413
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/6064 K.2020/11450
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/6064 K.2020/7476
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/6065 K.2020/20150
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/6065 K.2020/5552
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/6068 K.2020/7211

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.