İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/632 K.2020/4721

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.06.2018 tarih ve 2018/148 E. - 2018/615 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye…

Esas2020/632Karar2020/4721Tarih4 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.136 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/632 E., 2020/4721 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.136 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.06.2018 tarih ve 2018/148 E. - 2018/615 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.11.2019 tarih ve 2018/1467 E- 2019/1485 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısına ait emtia davalı tarafından taşındığı sırada bir kabın kaybolduğunu, müvekkilince sigortalısına 60.973,55-TL(19,054,83 EUR) hasar bedeli ödendiğini, davalı taşıyana 05.11.2015 tarihli rücu yazısı ile müracaat edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek 19.054,83 EURO'nun ödeme tarihindeki efektif satış karşılığı olan 60.973,55 TL alacağın ödeme tarihi olan 26.10.2015’ten işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacı ... şirketinin sigortalısına sınırlı sorumluluk hükümleri nazara alınarak 5.612,12 Euro'nun yatırıldığını, dolayısıyla sigoratacının halefiyeti hak kazanabileceği bir alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davalı taşıyıcının teslim aldığı emtiayı sözleşmede belirtilen şekli ile teslim ettiğini kanıtlayamaması nedeniyle taşıyıcı sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olup, bu sorumluluğu Montreal Konvansiyonun 22/3 gereğince kg başına 19 SDR ile sınırlı olduğu, 235 kg bir adet kargonun kayıp olduğu, davalı taşıyıcının 4.465 SDR üst limit sorumluluğunun bulunduğu, davacı ... şirketince 19.054,83 Euro hasar bedelinin dava dışı sigortalı Bosch AŞ.'ye ödenerek 26.10.2015 tarihli ibraname/temlikname alındığı,

dolayısıyla somut uyuşmazlıkta halefiyet gerçekleştiği, dava dışı sigortalı tarafından davacı ... şirketinden zararın tamamının tahsil edilmesinden sonra aynı hasar için davalıdan 04.12.2015 tarihinde 5.612,12 Euro’nun tahsil edildiğinin anlaşıldığı, 04.12.2015 tarihinde 4.465 SDR’nin karşılığının 5.688.85 Euro olduğu, sigortacı davacının halefiyet hakkı doğduktan sonra sigortalıya yapılan ödemenin etkisinin değerlendirilmesi gerektiği, TTK 1472 uyarınca sigortacının halefiyet hakkının düzenlendiği,

aynı maddenin 2. fıkrasında ise sigortalının, sigortacının hakkını ihlal edici şekilde davranması halinde sigortacıya karşı sorumlu olacağının düzenlendiği, bu sorumluluğun sigorta sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle zarar verene yüklenemeyeceği, zarar veren taşıyıcının iyiniyetle yaptığı ödemenin TBK 186 uyarınca da borcu sonlandıracağı, TBK 186 ve TTK 1472/2 hükümlerinin birlikte değerlendirildiğinde sigortalının halefiyet hakkı doğmuş olmasına rağmen zarar verene bir bildirim yapılmamış olması karşısında sigortalıya yapılan ödemenin geçerli bir ödeme olarak kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığı olmasına ve davacı tarafın davalının kötüniyetinin varlığını ispatlayamamış olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, davacı sigortacının emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle kazandığı halefiyet hakkına dayalı olarak zarar sorumlusuna vaki rücuen tazminat isteminden ibaret olup yasal dayanağı TTK’nın 1472. maddesidir.

Somut olayda, davacı sigortacı, davalı yanca gerçekleştirilen havayolu taşıma sözleşmesine dayalı olarak gerçekleştirilen taşıma sırasında emtianın bir kısmının kaybolması nedeniyle sigortalısına ödeme yapmış ve yukarda anılan yasa hükmü uyarınca kanundan kaynaklanan halefiyet hakkına dayalı olarak davalı taşıyıcıya karşı işbu tazminat davasını açmıştır. Davalı yan savunmasında, sigortalıya ödeme yaptığını ve bu nedenle davacının halefiyete dayalı bir hak talep edemeyeceğini savunmuştur. Dosya kapsamı uyarınca, davalının davadışı sigortalıya yaptığı ödemenin davacı sigortacının yaptığı ödemeden sonraki bir tarihte gerçekleştiği anlaşılmaktadır.

Şu halde, uyuşmazlığın çözümü için, öncelikle, sigortalının sigortacının tazminat ödemesinden sonra yapacağı fiil ve işlemlerle sigortacının halefiyetini engellemesi gibi bir durumun söz konusu olup olmadığına bakılmalıdır. Sigortacının yaptığı ödeme anından itibaren, ödenen tutara ilişkin olarak her türlü dava hakkı kanunen sigorta şirketine intikal edeceğinden sigortalının bu hak üzerinde tasarruf yetkisi bulunmamaktadır.

Bu nedenle, tazminatı aldıktan sonra sigortalının, zarar veren üçüncü kişiden tazminat alması ve hatta zarar sorumlusunu ibra işlemi kendisi üzerinde kalmayan bir hakka dayalı ve bu nedenle geçersiz olup, hiçbir hukuki sonuç doğurmaz.

Sigortacı, tazminatı ödemekle sigortalının haklarını devralmış olur ve bu andan itibaren bu hak üzerinde tasarruf yetkisi sadece sigorta şirketine aittir, sigortalı tarafından yapılan ibra işlemi dahi sigortacının zarar verene başvuru hakkını ortadan kaldırmaz.

Bu anlamda, TTK’nın 1472/2. maddesinde düzenlenen halin, kural olarak, sigortalının, sigortacının halefiyet hakkını elde etmesinden, bir diğer söyleyişle, sigortacının sigortalıya ödeme yapmasından önceki fiil ve hareketleri ile ilgili olduğunu söylemek mümkündür.

Ancak, bu noktada, sigortalıya durumu bilmeksizin iyiniyetle ödemede bulunan zarar sorumlusunun da korunması gerekir. Nitekim, TBK’nın 185. maddesi delaletiyle olaya uygulanabilecek bulunan 186. maddesine göre, alacağın temlikinden habersiz olarak önceki alacaklıya iyiniyetle ödemede bulunan borçlu sorumluluktan kurtulur.

Bu hükmün, sigorta ilişkisinde de geçerli sayılması ve sigorta ilişkisinin varlığından habersiz olarak sigortalıya verdiği zararı karşılayan kişinin iyiniyetle yaptığı bu ödemenin geçerli sayılması mümkündür. Bu durumda, sigortacının rücu hakkının ihlali nedeniyle sigortalıya başvurarak uğradığı zararın tazminini istemesi gerekir.

Bu çözüm şekli, mal sigortalarında geçerli olan zenginleşme yasağına da uygun düşmekte ve sigortalının bir yandan sigorta şirketinden tazminat alırken, diğer yandan zarar veren kişiden zararını karşılamak suretiyle sebepsiz zenginleşme sağlaması da engellenmiş olmaktadır. Ancak, bu durumda, sigortalıya ödemede bulunan zarar sorumlusunun iyiniyetli olup olmadığına bakmak ve buna göre sigorta şirketinin rücu hakkının sona erip ermediği hususunda bir karar vermek gerekir.

Sigortacının rücu hakkının bulunduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği halde, sigortalıya ödemede bulunan zarar sorumlusu iyiniyetli sayılamayacağından, sigorta şirketinin bu kişiye karşı dava açma hakkının mevcut olduğunun kabulü gerekir. Bir başka söyleyişle zarar sorumlusunun bu halde yaptığı ödemenin “kötü ödeme” olarak adlandırılması gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davalının uluslararası taşımada taşıyıcı konumunda bulunduğu, bu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen evrak içerisinde taşımanın uluslar arası niteliği, güzergah ülkelerin gümrük ve taşıma mevzuatının gerektirmesi nedeniyle Varşova Sözleşmesinin 16. maddesi dairesinde emtianın taşıma rizikolarına karşı sigortalandığına ilişkin poliçenin de yer almasının tabii ve hatta bir zorunluluk olarak ortaya çıktığı, bu durumda davalı taşıyıcının taşıdığı emtianın taşıma rizikolarına karşı sigortalandığını bilmediğinden,

bir başka söyleyişle sigorta ilişkisinden haberdar olmadığından söz edilemeyeceği, keza dava dilekçesine ekli olarak sunulan ve davalı yanca kendilerine ulaşmadığı yolunda bir savunma ileri sürülmeyen rücu mektubu da gözetildiğinde, davalı taşıyıcının sigortalıya ödeme yapmazdan önce sigorta ilişkisini ve sigortacının ödeme yaptığını bildiğini, en azından bilmesi gerektiğini kabul etmek gerekir.

Bu durumda davalı taşıyıcının yaptığı ödeme bakımından az yukarda açıklanan ilkeler çerçevesinde iyiniyetli olmadığı, sigortalıya yaptığı ödemenin kötü ödeme niteliğinde olup davacı sigortacının dava hakkına herhangi bir etkisi bulunmamamaktadır.

Tüm bu nedenlerle, mahkeme kararının bozulması düşüncesinde olduğumuzdan Daire çoğunluğunun aksi yöndeki kararına katılamıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/632, K. 2020/4721, 4 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/632
Karar No
2020/4721
Tarih
4 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2020/633 K.2020/1785
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/636 K.2020/4718
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/638 K.2020/6946
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2020/638 K.2020/2923
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/640 K.2020/962
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/640 K.2020/9520

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.