KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/7896 E., 2022/2932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2022
- Mahkemesi
- ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.12.2018 tarih ve 2017/395 E- 2018/431 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2020 tarih ve 2019/340 E- 2020/733 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ev tekstilinin lider kuruluşları arasında yerini aldığını, davacının bütün bu faaliyetlerini, adına usulünce tescilli bulunan özellikle TAÇ ve LİNENS gibi tanınmış markaları ile sürdürdüğünü, evinizi taçlandırın sloganının serisi niteliğinde olmak üzere "Annenizi TAÇ landırın" ibaresinden oluşan bir markasının tescili için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, başvuruya davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın kısmen kabul edilerek, başvurudan 08. ve 21. sınıfta yer alan emtianın çıkartılarak,
tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettrilmesine karar verildiğini, bu karara karşı müvekkilince yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, "TAÇ" ibaresinin davacı şirket adına uzun yıllardan bu yana tescilli olup, tüketiciler nezdinde bilinen ve aranan markalar arasında yerini aldığını, davalı tarafa ait TAÇ markaları ile müvekkiline ait markaları gören tüketicilerin markaları birbiri ile karıştırması ve her iki markanın aynı işletmeye dahil olduğunu zannetmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek,
YİDK’in 2017-M-7300 sayılı kararının iptaline ve marka başvurusunun tüm sınıflar bakımından tescil işlemlerinin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davacı tarafından tescil edilmek istenen "Annenizi TAÇ landırın" ibareli markada, tescil edilmek istenen asıl unsurun "TAÇ" ibaresi olduğunu, zira TAÇ ibaresinin büyük harflerle ön planda yazıldığını, davacı tarafın önceki marka tescillerinde 08 ve 21. sınıfların mevcut olmadığını, başvurunun kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamından çıkartılan emtialar yönünden her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, bu açılardan taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, reddedilen mallar yönünden başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın önceye dayalı hak iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/7896, K. 2022/2932, 7 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama