İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8110 K.2022/3393

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.02.2017 tarih ve 2016/101 E- 2017/71 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye…

Esas2020/8110Karar2022/3393Tarih25 Nisan 2022Okuma6 dk · 1.244 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/8110 E., 2022/3393 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 44.HUKUK Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Nisan 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.244 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.02.2017 tarih ve 2016/101 E- 2017/71 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2020 tarih ve 2020/82 E- 2020/189 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı tarafından İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2389 sayılı dosyasıyla müvekkileri aleyhine 2.257.000,00 TL üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı şirketin yetkilisine 50.000,00 TL'lik senet verildiği halde 50.000,00 rakamın önüne 2.2 ibaresini ekleyerek 2.250.000,00 TL bedele dönüştürdüğünü, eski Şişli İcra Hukuk (Yeni İstanbul 16.İcra Hukuk Mahkemesi) 2011/223 sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde, senette 50.000,00 TL rakamının önüne 2.2 ibaresinin eklenerek senedin 2.250.000,00 TL bedelli senet haline getirildiğinin tespit edildiğini,

davalı şirket yetkilisi hakkında İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/ 470 E. sayılı dosyasında da resmi evrakta sahtecilik suçundan yargılama yapıldığını ve bu yargılamada alınan Adli Tıp raporlarında da senede 2.2 ibaresinin eklendiğinin belirlendiğini belirterek,

icra dosyasına konu tahrifat yapıldığı sabit bulunan senede dayalı olarak yapılan icra takibinde işlemiş faiz ve fer'ileriyle birlikte 2.257.397,26 TL istendiğinden senedin gerçek bedeli 50.000,00 TL'si düşülerek bakiye 2.207.397,26 TL'den borçlu olmadığının tespiti ile alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı sebebe dayalı olarak İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/223 esasına kayden açılan davanın reddine karar verilip temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, müvekkili şirket yetkilisi ... hakkında İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/470 E sayılı dosyasında, resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı açılan davada beraat kararı verildiğini ve bu kararda müvekkili şirket yetkilisinin senet üzerinde tahrifat yaptığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin delil elde edilemediğinden beraat kararı verildiğini savunarak davanın reddine ve alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, toplanan delillere, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; senet aslının rakam kısmında herhangi bir parafın olmadığı, Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı’nın 20/12/2016 tarihli raporunda; senedin rakam hanesinde bulunan 50.000,00 TL'nın önüne 2.2 rakamının eklendiği, yazı kısmındaki iki milyon iki yüz elli bin TL ibaresinin ise bir bütün halinde yazıldığının belirtildiği, davaya konu senetteki 50.000,00 TL ibaresinin önüne 2.2 rakamının sonradan eklenerek bedelin 2.250.000,00 TL olarak tahrif edildiği, tahrifatın rakam kısmında yapıldığı,

senedin yazıyla yazılan bedeli iki milyon iki yüz elli bin TL olup yazı kısmında herhangi bir tahrifat bulunmadığı, ancak senetteki rakam kısmının tahrif edilmesi ve düzenleyen tarafından herhangi bir parafın atılmaması nedeniyle artık senedin tahrifata uğradığının kabulü gerektiği ve rakamdaki bu tahrifatın mutlak def'i niteliğinde bulunup herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla senedin gerçek bedelinin 50.000,00 TL olup, fazla 2.200.000,00 TL'sinden davacıların davalıya borçlu olmadığının kabulü gerektiği, TTK hükümleri ve yerleşik Yargıtay kararları çerçevesinde, senedin,

rakam kısmındaki miktar ile yazıyla yazılan miktar arasında çelişki olması durumunda yazıyla yazılan miktara itibar edilmesi gerektiği açıksa da, bu durumun senedin tahrif edildiği iddiasının olmadığı hallerde, başka bir deyişle senette tahrifatın yapılmamış olduğu durumlar için geçerli olduğu, somut olayda, rakamda tahrifat yapıldığından artık senedin yazıyla yazılan bedeline itibar edilmesinin mümkün olmadığı,

İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/223 E - 2013/797 K sayılı dosyasında, aynı nedene ve aynı senede dayalı olarak açılan davanın, tarafların takip etmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılması şeklinde neticelendirildiği ve bu şekilde kesinleştiği, ayrıca icra hukuk mahkemesince verilen kararların kesin hüküm teşkil etmediği ve genel mahkemeler bakımından bağlayıcı olmadığı,

resmi evrakta sahtecilik suçundan dolayı davalı şirket yetkilisi ve senedin lehtarı ... hakkında İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/470 sayılı dosyasında açılan davada "....Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 23/06/2014 ve 29/12/2014 tarihli raporlarında, dava konusu senette rakamla miktar belirtir kısmında yer alan rakamların fulaj derecesi bakımından kısmi farklılıklar göstermesine rağmen kalem farkı saptanamaması nedeniyle miktar belirtir kısımların belgeye sonradan ilave edildiği veya sonradan değiştirilip değiştirilmediği hususunda bir tespite gidilemediğinin bildirildiği,

sanığın suça konu senet üzerinde tahrifat yaptığına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediğinden ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle ......" beraat kararı verildiği, anılan ceza dosyasına dayanak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporlarında, senette rakamla miktar belirtir kısmın ... ve ...'nın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, senetteki ... isim yazısının ...'in eli ürünü olduğu, bunun dışında senetteki diğer yazıların ...'nın eli ürünü olduğunun belirlendiğinin açıklandığı görüldüğü, ceza mahkemesince verilen beraat kararlarının hukuk mahkemesini bağlamadığı,

sadece ceza dosyasında subuta erdiği kabul edilen maddi vakaların hukuk mahkemesi açısından bağlayıcı olduğu, somut olayda verilen beraat kararının delil yetersizliğine dayalı olduğu, cezaların şahsiliği ilkesi gereğince ceza mahkemesince araştırılan hususun sahtecilik suçunun sanık tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin olup, iş bu menfi tespit davasında tahrifatın veya sahteciliğin davalı tarafından yapılmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı,

senetteki tahrifatın sadece rakam kısmında yapılıp bedele ilişkin yazıyla yazılan kısmında herhangi bir tahrifatın olmadığının yine aynı rapor içeriğiyle sabit olması ve ceza dosyası içeriğine göre tahrifatın davalılar tarafından yapıldığının açıkça belirlenememiş olması karşısında davalı alacaklının, davacılara karşı bu senede dayalı olarak icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün 2016/7932 sayılı dosyasında takibe konu edilen 07.02.2011 vadeli 05.10.2010 tanzim tarihli,

senetten dolayı davalıya karşı 2.200.000,00 TL miktarında borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

Hüküm, davalı vekili tarafıdan istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, hükme esas alınan 20/12/2016 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı Uzmanlık Raporunun olaya, oluşa ve Yargıtay uygulamalarına uygun denetlenebilir gerekçeler içerdiği, söz konusu rapor ile takibe konu senet üzerindeki "2.2" rakamları ile "50.000" rakamlarının farklı zamanlarda yazıldığının tespit edildiği,

yine İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/470 E. sayılı dosyası kapsamında ATK Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından düzenlenen 23/06/2014 ve 29/12/2014 tarihli raporlarda "rakamla miktar belirtir kısımda yer alan rakamların normalden farklı şekilde haneye konumlandırılmış olduğu istif ve boyut bakımından "2.2" ile"50.000" ibareleri arasında farklılıklar olduğu, rakamla miktar belirtir kısımda yer alan "2.250.000,00" ibaresinde yer alan "2.2" ibaresi ile "50.000" ibaresinin fulaj derecesi bakımından kısmi farklılıklar gösterdiği" hususlarının belirlendiği,

bu raporlar dikkate alındığında tahrifatın kim tarafından yapıldığı belli değilse de takibe konu senet üzerindeki rakamla miktar belirten kısımda tahrifat yapıldığının sabit olduğu, İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/223 E., 2013/797 E. sayılı dosyasında tarafların davayı takip etmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilip bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği, icra hukuk mahkemesince davanın esası hakkında bir karar verilmediğinden kesin hükümden bahsedilemeyeceği,

İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/470 E. sayılı dosyası kapsamında sanık ... hakkında beraat kararı verilmiş ve bu karar Yargıtay'ca onanarak kesinleşmişse de, söz konusu dava sonunda delil yetersizliği nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği, bu kararın hukuk mahkemesini bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 112.711,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/8110, K. 2022/3393, 25 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/8110
Karar No
2022/3393
Tarih
25 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8111 K.2022/3204
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8112 K.2022/3258
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8121 K.2022/3205
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8131 K.2022/3242
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8132 K.2022/3139
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8134 K.2022/3256

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.