KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/8387 E., 2022/3540 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2022
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17.12.2018 tarih ve 2017/361 E- 2018/482 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.09.2020 tarih ve 2019/324 E- 2020/747 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların Kültür ibareli birçok markanın sahibi olduğunu, davalının 2014/111919 başvuru numaralı İCAF-KANADA KÜLTÜR FEN LİSESİ ibareli markayı 41. sınıfta adına tescil başvurusunda bulunduğunu, markanın yayınlandığını, ancak davacının markaya itirazlarının reddine karar verildiğini, davacı ... ve kardeş kuruluşu Kültür Hizmetleri AŞ'nin eğitim alanında faaliyet gösterdiğini, davacıların KÜLTÜR ibaresini eğitim alanında tanınmış hale getirdiklerini, bilinir ve ayırt edici olduklarını, ilk olarak bu ibareyi kullanan davacıların marka üzerinde üstün hakkı olduğunu, başvuru konusu markanın yanıltıcı olduğunu,
seri marka imajının yaratıldığını, ayrıca davalının kötüniyetli olduğunu belirterek, 2017-M-6405 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, 556 sayılı KHK'nın 8/1,b maddesi anlamında markaların ayırt edici olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacının tanınmış marka olduğunu ispat edemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ISE Danışmanlık Uluslararası Eğitim Hiz. Paz. Ltd. Şti. vekili, davacının markasının ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, markasının zayıf olduğunu, davacının emsal olarak gösterdiği birçok davanın davalı lehine sonuçlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, başvuru konusu marka ile davacının redde mesnet markaları arasında düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından 41'nci sınıfta davacının "KÜLTÜR" ibareli tescilli markalı hizmetinden faydalanmak isterken davalının "ICAF Kanada Kültür Fen Lisesi" ibareli başvuru markalı hizmeti faydalanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, 556 sayılı KHK'nın 8/4 ve 5 maddelerinin koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/8387, K. 2022/3540, 28 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama