İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8515 K.2022/3645

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.06.2018 tarih ve 2018/426 E. - 2018/929 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye…

Esas2020/8515Karar2022/3645Tarih9 Mayıs 2022Okuma4 dk · 755 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/8515 E., 2022/3645 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

755 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.06.2018 tarih ve 2018/426 E. - 2018/929 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.10.2020 tarih ve 2018/1923 E. - 2020/969 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı şirketin davalılardan Özgür San. Tic. A.Ş.'den alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için Bursa 2. İcra Dairesi'nde başlatılmış iki ayrı takibin kesinleştiğini, bugüne kadar bir menfi tespit davası da açılmadığını, ancak diğer davalılar olan şirket yöneticilerinin şirketin aktiflerini muvazalı olarak satarak davacının alacağına ulaşmasını engellediğini, şirket özkaynakları ile yapılan inşaattan şirket adına tescili gereken taşınmazların davalılardan ... adına tescil edilerek haricen satıldığını, bu sebeple şirketten alacaklarını tahsil edemediklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 182.750,85 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, iddia edilen taşınmaz temlikleri ve tescillerinin 2005 yılında yapıldığını, alacağın 2008 yılında doğduğunu ve takibe konulduğunu, eldeki davanın 2018 yılında açıldığını, bu sebeple davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca tazminatın alacaklısı konumunda olması gereken şirketin hasım gösterilmesinin usule aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın anonim şirket yöneticisine üçüncü kişi tarafından açılan dolayla zarar sebebiyle açılan tazminat davası olduğu, temel olarak davalı ... San.

A.Ş'nin yöneticisi durumunda bulunan diğer davalı gerçek kişilerin şirket mal varlığını azaltıcı işlemler yaparak yahut mal varlıklarını şirket adına kaydetmeksizin tasarruf ederek şirketten alacaklı olan üçüncü kişilerin alacaklarının tahsil kabiliyetini ortadan kaldırdığının ileri sürüldüğü, bu durum itibariyle davacı şirketin dolaylı zarar iddiasıyla tazminat isteyen üçüncü kişi alacaklı konumunda olduğu, temel olarak şirket yöneticilerinin şirketi zarara uğrattığını bunun da alacakların tahsil kabiliyetini ortadan kaldırdığını ispat külfetinin davacıda olduğu, tazminat alacağının alacaklısının da doğrudan Özgür San.

A.Ş olması gerektiğinden bu şirketin hasım gösterilmesinin yanlış olduğu, ayrıca mer'i TTK'nın 560. maddesi gereğince sorumlulara karşı tazminat isteme hakkı davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halükarda fiilin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşamına uğrayacağı, somut olayda davalı müdürlerin şirket adına tescil edilmesi gereken bağımsız bölümleri kendi nam ve adlarına tescil ettirdikleri tarihin 2005 yılı olduğunu, davacı şirketin alacağının 2008 yılında doğduğu, eldeki davanın da 2018 yılında açıldığı,

beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... yönünden zamanaşımı sebebiyle davanın reddine, davalı ... San. İhr. İth. Taah. Tic. A.Ş. yönünden davalının taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazların tescil tarihlerinin 2005 yılı olduğu, davacı şirketin alacağının 2008 yılında doğduğu gözetildiğinde, TTK'nın yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında 6103 sayılı Kanun'un 2./1-a madde fıkra cümlesi uyarınca "TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleşmiş hukuki fiiller, bağlayıcılıkları ve hukuki sonuçları itibariyle,

bu tarihten sonra dahi gerçekleştikleri tarihte yürürlükte bulunan kanuna tabidir" hükmü ve aynı kanunun 6.1 fıkrası uyarınca" TTK'nın yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zaman aşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tabidir." hükmü gereği dava konusu olayda 6762 sayılı mülga TTK'nın uygulanması gerektiği,

bu haliyle 6762 sayılı mülga TTK'nın 309. maddesinde"...mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle müruruzamana uğrar" hükmü uyarınca dava tarihi itibariyle dava konusu edilen alacağın zaman aşımına uğramış olduğu, davanın yerel mahkemece zaman aşımı nedeniyle reddine dair kararı doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, şirket alacaklılarınca şirket yöneticilerine karşı doğrudan zarar talebiyle açılan davanın haksız fiil temeli olmasına ve TBK’nın 72. maddesi uyarınca dava zamanaşımının 2-10 yıllık sürelere tabi olup dava tarihi itibariyle bu sürenin geçirilmiş olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/8515, K. 2022/3645, 9 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/8515
Karar No
2022/3645
Tarih
9 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8517 K.2022/3763
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8519 K.2022/3735
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8521 K.2022/4024
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8522 K.2022/4106
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/8523 K.2022/6166
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8523 K.2022/3628

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.