KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/1100 E., 2022/970 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2022
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.11.2019 gün ve 2019/16 - 2019/281 sayılı kararı onayan Daire'nin 11.11.2020 gün ve 2020/1062 - 2020/4935 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ebeveynleri tarafından 29.04.1986 tarihinde ...
Halk Bankası Şubesi nezdinde 36094 nolu vadeli mevduat hesabı açılarak bu hesaba % 45 faiz oranıyla 9 aylık vadelerde yenilenmek üzere 40.000,00 TL (TL'den 6 sıfır atılması öncesi) yatırıldığını, söz konusu hesabın vade sonunda faizin anaparaya eklenilerek aynı şartlarda temdit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin hesap cüzdanı ile davalı bankayla görüşmeler yaptığını, davalı banka tarafından hesapta 386,52 TL tutarında mevduat olduğunun belirtildiğini,
yapılan hesabın hatalı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin hesabında bulunması gereken paranın dava tarihine kadar ulaştığı bedelin tespiti ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiş 07.01.2014 havale tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 50.000,00 TL'den 132.999.589,26 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu hesabın 10.06.2013 tarihi itibariyle bakiyesinin 415,85 TL olduğunu, davacının bunun haricinde alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 10.06.2013 tarihinde davalı tarafın da kabulünde olduğu üzere hesapta 415,85 TL bulunduğu, güncel bakiyesinin 543,76 TL olduğu, davacının hesabından para çekmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
KARŞI OY
Dairemizin 11.11.2020 tarih ve 2020/1062 Esas, 2020/4935 Karar sayılı onama ilamına ekli karşıoy yazısında da belirtildiği üzere davacı yararına daha önce uyulan bozma kararı uyarınca oluşan müktesep hakkın ihlaline yol açacak şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, mahkemece hesapta bulunan paranın tahsiline hükmedilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle davacı yan vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği kanısında olduğumdan, Dairemiz çoğunluğunun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararına katılamıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1100, K. 2022/970, 10 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama