KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/1239 E., 2022/5093 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2022
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.02.2019 tarih ve 2018/165 E- 2019/20 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.11.2020 tarih ve 2019/552 E- 2020/932 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 22.05.2017 tarihinde "NOUVELLE+Şekil" ibareli 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 35 ve 40. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2017/46995 kod numarası verilen başvuruya davalının "NOUELLE NV+Şekil" ibareli 24. sınıf ürünleri içeren 2016/74306 sayılı markasına dayanarak itiraz ettiğini, itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvurunun 24. sınıf ürünler için kısmen reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin itirazının YİDK'nın 2018/M-715 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini,
oysa bütünsel olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle görsel, sescil ve anlamsal açıdan başvuru konusu işaret ve redde mesnet markaların benzer olmadığını ve karıştırılmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek, davalı Türk Patent YİDK kararının iptalini ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, görsel, anlamsal ve sescil olarak başvuru konusu "NOUVELLE+Şekil" ibareli işaret ile davalının "NOUELLE NV+Şekil" ibareli markaların bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki diğer farklı unsurlar bulunmasının farklı bir etki doğurmadığını, zira asıl ve ayırt edici unsurlarının görsel ve sescil olarak çok yakın olduklarını, kapsamlarının da aynı tür ürün ve hizmetlerden oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TPMK YİDK tarafından redde mesnet alınan markaların asıl ve ayırt edici unsurunun "NOUELLE NV+Şekil" ibaresinden oluştuğu, bilinen bir anlamının bulunmadığı, davacının başvurusunun da "NOUVELLE+Şekil" ibareli olduğu, işarette asıl ve ayırt edici unsurun "NOUVELLE" ibaresi tarafından temsil olunduğu, Fransızca bir kelime olup "haber" anlamına da geldiği,
fakat anlamının genel olarak halkın büyük çoğunluğu tarafından bilinemeyeceği, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin ibarelerinin aynı veya benzer sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, ortalama tüketicilerinin önemli bir kısmı tarafından markaların farklı olduğu yönünde kanıya ulaşılmasının mümkün olmadığı, davacı şirketin marka tescil başvurusu kapsamında yer alan 24. sınıf malların, davalının itirazına dayanak markasının tescili kapsamında da aynen yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu açık olduğu gibi, davacı şirketin marka tescil başvurusu kapsamında yer alan 24. sınıf malların, davalının itirazına dayanak markasının tescili kapsamında da aynen yer aldığı,
davacının 24/1. sınıfa özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetlerinin de, davalının 24/1. sınıfta tescilli bulunan emtiaları ile iltibas oluşturduğu, zira ticari bir malı üreten işletmenin, ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1239, K. 2022/5093, 21 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama