KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/1510 E., 2022/5095 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2022
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.11.2020 tarih ve 2020/5 E. - 2020/720 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 9 adet dükkan vasıflı bağımsız bölüm satışına ilişkin 28.06.2010 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafça müvekkiline kat irtifakı tapusu devredilen bağımsız bölümlerin sözleşmede kararlaştırılan brüt ve net m2 büyüklükte olmadığından satış bedelinde indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek 500.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/05/2013 tarihli dilekçesi ile talebini 722.718,00 USD karşılığı 1.944.111,42 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, ayıplı ifa iddiasını kabul etmediklerini, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı müteahhit ile davacı arasında adi yazılı şekilde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu, bu sözleşme ile davalı müteahhidin sözleşmede yer alan bağımsız bölümlerin belirtilen brüt m2'leri ile mülkiyetlerini nakletmeyi üstlendiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile, satış vaadi sözleşmesinde taahhüt edilen m2 ile fiilen teslim edilen arasında 714,17 m2'lik fark tespit edildiği,
davacı taraf taşınmazları devralmadan önce noter ihtarı ile bu durumu ihtirazi kayıt olarak ileri sürdüğünden, tapuda tescil ile taşınmazları bu haliyle kabul etmiş sayılamayacağı, davacı tarafın tazminat talebinin haklı olduğu, bilirkişi heyeti tarafından belirlenen miktar esas alınarak Merkez Bankası’nın dava tarihindeki USD efektif satış değerine göre davacı zararının 1.589.618,24 TL olduğu hesaplanmış, davanın kısmen kabulü ile 1.589.618,24 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1510, K. 2022/5095, 21 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama