İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/1968 K.2022/4325

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.11.2020 tarih ve 2019/324 E. - 2020/593 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi…

Esas2021/1968Karar2022/4325Tarih1 Haziran 2022Okuma5 dk · 958 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/1968 E., 2022/4325 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2022
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

958 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.11.2020 tarih ve 2019/324 E. - 2020/593 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 24/07/2012 tarihli Otomotiv Ürünleri Kredi Sözleşmesi ile kredi kullandığını, bu kredi ile aldığı ... plakalı aracı davalıya rehin ettirdiğini, kredi taksitlerini hiç aksatmadan ödemeye devam ettiğini, aracın 30/06/2013 tarihinde park halindeyken çalındığını, bu hususta kasko şirketine müracaat ettiğinde kasko poliçesinin süresinin dolduğunu ve banka tarafından kasko poliçesinin yenilenmediğinin öğrenildiğini, kredi sözleşmesinin 12 ve 13. madddeleri incelendiğinde davalı bankanın aracın bir başkasına satışı veya devredilmesini yasakladığının anlaşıldığı,

davalı bankanın rehinli araç üzerinde tam tasarruf hakkı olduğu, buna bağlı olarak aracın kaskosundan da sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin uğramış olduğu 47.250,00 TL zararın 30/07/2013 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, kredi nedeniyle müvekkili banka lehine rehinli olan ... plakalı aracın 30/06/2013 tarihinde çalındığını, Arabamı Koru Kasko Sigorta Zeyilnamesi'nin süresinin 14/05/2013 tarihinde yani riskin gerçekleştiği tarihten önce bitmiş olması sebebiyle sigorta firmasının zararı gidermediğini, müvekkili bankanın sigorta poliçesinin bitim süresinin takip ederek, yenileme işlemini yapmaması sebebiyle zarara sebebiyet verdiği iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin her hangi bir kredi kullananın aracının kaskosunu takip etme zorunluluğunun bulunmadığını, bankacılık sistemi açısından düşünüldüğünde bankanın daini mürtehin olarak gösterildiği sigorta poliçesinin banka açısından sadece bir teminat vasfına sahip olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, kredi sözleşmeleriyle bağlantılı sigortaların yapılması halinde sigorta ettirenlerin, sigortalıların ve lehdarların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla çıkarılan, “Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği” yürürlükte olduğu,

her ne kadar taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 14. maddesindeki düzenleme ile kasko poliçesi konusunda davalı bankaya değil, kredi borçlusuna yükümlülük getirildiği anlaşılmakta ise de yine Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğu,

kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu asıl olarak davacı kredi kullanana ait olup yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren davalı bankaya ait olmakla birlikte kasko poliçesini tanzim eden dava dışı sigorta şirketi olan Koru Sigorta tarafından davalı bankaya yapılmış herhangi bir bildirimin bulunmadığı hususu da göz önüne alındığında davalı bankayı tali kusurlu (%30) kabul etmenin TMK'nın 2. maddesi kapsamında asgari özen yükümlüğünden kaynaklanan yanlar arasındaki menfaat dengesine uygun olacağı,

çalınan aracın fatura bedeli olan 42.750.- TL'nin davalının müterafik kusuruna denk gelen 12.825.- TL'nin tahsili isteminin yerinde olduğu, dava tarihinden önce davalının mütemerrit kılınmaması nedeni ile temerrütün dava tarihi itibari ile başladığı, davacı yanın tacir olmadığı gibi çalınan aracın hususi nitelikte olmakla yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 12.825,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, banka kredisi ile alınıp banka lehine rehin hakkı tesis edilen aracın kasko poliçesinin bitim süresini takip ederek yenileme veya bildirim işlemi yapmamasından dolayı, aracın çalınmasından doğan zararın tahsili talebine ilişkindir.

Mahkemece, “Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği”nin ilgili hükümleri gereğince kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğu, kasko poliçesini tanzim eden dava dışı Koru Sigorta tarafından davalı bankaya yapılmış herhangi bir bildirimin bulunmadığı hususu da göz önüne alındığında davalı bankanın tali kusurlu (%30) olduğunu kabul etmenin TMK'nın 2. maddesi kapsamında asgari özen yükümlülüğünden kaynaklanan taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece uyulan Dairemizin 03.05.2017 tarih ve 2016/7307 Esas, 2017/2584 Karar sayılı bozma ilamında, her ne kadar taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 14. maddesindeki düzenleme ile, kasko poliçesi konusunda kredi borçlusuna yükümlülük getirilmiş ise de, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin yürürlükte olması ve Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince de, kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun kredi veren bankaya ait olduğu, bu nedenlerle tarafların müterafik kusurunun olup olmadığı hususları da değerlendirilmeden mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğinden bozulması gerektiği gerekçesine yer verilmiştir.

Bozma ilamına uyan mahkemece kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu asıl olarak davacı kredi kullanana ait olmakla birlikte yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren davalı bankaya ait olduğu yönündeki gerekçesi isabetlidir. Ancak sigorta poliçesini yenilemeye ilişkin bildirim yapma zorunluluğu bulunan davalı bankayı tali kusurlu sonucuna varması doğru görülmemiştir.

Mahkemeninde kabulünde olduğu üzere sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu olan davacının sorumluluğunu yerine getirmesi için öncelikle davalı banka tarafından yönetmeliğin ilgili hükümlerince bildirimde bulunması gerekmektedir.

Bu durumda, mahkemece öncelikle davalı banka tarafında sigorta poliçesini yenilmeye ilişkin bildirim yapma yükümlülüğünün olduğu hususu göz önünde bulundurularak müterafik kusur oranın tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yanılgılı ve hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 438,04 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1968, K. 2022/4325, 1 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1968
Karar No
2022/4325
Tarih
1 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/1970 K.2022/8823
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/1971 K.2022/8822
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/1972 K.2022/9784
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/1974 K.2022/8842
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/1976 K.2022/4836
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/1976 K.2022/13095

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.