KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/2079 E., 2022/1407 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2022
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.12.2018 gün ve 2018/523 - 2018/1389 sayılı kararı onayan Daire'nin 19.11.2020 gün ve 2020/3402 - 2020/5211 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı alacaklının icra dosyalarında haczettiği, menkul malları yediemin olarak müvekkiline teslim ettiğini davalı alacaklı şirket vekili ile 24.05.2013 tarihli saklama sözleşmesi yapıldığını, hacizli malların 191 gün sözleşmede belirlenen günlük ücret karşılığı saklanıp muhafaza edilmesine rağmen müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, toplam 45.969,88 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava açıldıktan sonra bir kısım ödemeler yapıldığını, bunlar mahsup edildikten sonra 31.330,00 TL alacağın kaldığını belirterek, bunun hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; sözleşme serbestisi kapsamında davacının talebinde haklı olduğu, yapılan ödemeler mahsup edilince davacının 25.830.- TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2079, K. 2022/1407, 2 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama