KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/2099 E., 2022/7770 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2022
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.11.2020 tarih ve 2019/256 E. - 2020/611 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi katılma yoluyla davacı vekili tarafından duruşmasız, davalı vekili tarafından ise de duruşmalı olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının müteveffa ...’ın eşi olduğunu, müteveffanın Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Metsan Ltd. Şti.’nde 03.02.2011 tarihinde meydana gelen patlamada hayatını kaybettiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan soruşturmada alınan bilirkişi raporunda dava dışı ... ile Asgazsan Ltd.
Şti.’nin CNG dolum ve satış lisansları olmamasına karşın CNG gazı doldurttukları, oksijen tüplerinde kalan CNG partikülleri sebebiyle patlamanın meydana geldiği tespitinin yer aldığını, müteveffa ...’ın 06.05.2009 tarihinde dava dışı Metsan Ltd. Şti.’nde kaynakçı olarak çalışmaya başladığını, vefatından sonra sigortasının aynı işverenin sahibi olduğu dava dışı EMT Endüstri Ltd. Şti. unvanlı şirket üzerinden yapıldığını öğrendiğini, ... ve Asgazsan Ltd.
Şti.’nin faaliyet konuları itibariyle yaptırmaları zorunlu olan tehlikeli maddeler zorunlu mali sorumluluk sigortası ve tüp gaz zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırmadıklarını, işveren Metsan Ltd. Şti. ve EMT Endüstriyel Makine Ltd. Şti.’nin de tehlikeli maddeler zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmadığını, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 14/2 maddesi ve ...
Yönetmeliği’nin 9/b maddeleri kapsamında meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu, ayrıca patlama sırasında müteveffaya ait araçta 5.000,00 TL değerinde zarar meydana geldiğini ileri sürerek şimdilik 750,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, 16.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma zararına ilişkin talebini 113.560,50 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müteveffa ...’ın vefatının iş kazası vasfında olduğunu, davanın işverene karşı açılması gerektiğini ve davanın işverene ihbar edilmesini, Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın “Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı A.4. maddesinin ç bendi ve Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.2 maddesi gereğince davalının sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu olaya kusuruyla sebebiyet verdiği iddia edilen...San. A.Ş.’nin ve müteveffanın çalışanı olduğu Metsan Firmasının da tehlikeli maddeler zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmasının zorunlu olduğunu, davacıya kaza sonucu SGK tarafından ödeme yapıldığı, faiz istemi ve başlangıç tarihi talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 113.560,50 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, alacağa 24/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına dair verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karar, davalı tafaından temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; dosya kapsamına uygun denetlenebilir bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, meydana gelen kaza sebebi ile zarar gören kişilere toplam 291.146,03 TL ana para ödemesi yapıldığı, poliçe limitinin kişi başı 200.000.- TL, olay başı 3.200.000 TL olduğu gözetildiğinde garameten paylaşım koşullarının oluşmadığı,
Ankara 18. İş Mahkemesinde aynı olay sebebi ile dosyamız davacısı tarafından açılan tazminat davasının halen devam ettiği görülmekle önceki kararımızda da belirtildiği gibi, faaliyette bulunan firmaların kusurları olsun olmasın dava konusu hadiseden doğan üçüncü şahıs zararlarının TMZSS ve TZSS poliçelerinin kapsamında olduğu, adı geçen firmaların bu zorunlu poliçeleri yaptırmamaları neticesinde Sigortacılık Kanunu gereği üçüncü şahısların bedensel zararları için davalı ...’na müracaat edilebileceği, EMT Ltd.
Şti.’nde iş akdiyle sigortalı çalışan davacı murisinin vefatı nedeniyle davacının destek tazminatı talebinin teminat içinde olduğu, maddi zararlardan olan araç hasarı talebinin ... sorumluluğunda olmadığı, davacının 24/06/2013 tarihinde ...’na başvuru yaptığı, Yönetmeliğin 14 ve 15. maddeleri gereğince başvuru tarihinde davalı temerrüdü oluştuğundan davacı zararını bu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep edilebileceği kanaati ile davanın kısmen kabulüne, 113.560,50 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, alacağa 24/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece verilen 24.01.2017 tarihli ilk kararda tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, davacı tarafça bu kararın istinaf edilmemiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2099, K. 2022/7770, 3 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama