İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2379 K.2022/6543

Taraflar arasında görülen davada Batman 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.02.2020 tarih ve 2019/183 E- 2020/156 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6.…

Esas2021/2379Karar2022/6543Tarih3 Ekim 2022Okuma6 dk · 1.215 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/2379 E., 2022/6543 K.·Mahkemesi :bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.215 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Batman 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.02.2020 tarih ve 2019/183 E- 2020/156 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.12.2020 tarih ve 2020/1451 E- 2020/1157 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelik kapsamında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bütçesine konan ödenekten ortakların mülkiyetinde uygulanmak üzere ...-... T.T.K.

300 başlık damızlık sığır yetiştiriciliği projesinden yararlanan davalı ... ile davacı arasında 04/09/2006 tarihinde kooperatiflerin ortaklardan alınan taahhütname ve borçlanma sözleşmesi tanzim edildiğini, sözleşmeyi ...'un asıl borçlu, ... ve ...'un ise müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, sözleşmenin 16. maddesinde ödemelerin belirlenen vade tarihlerinde yapılacağı öngörüldüğü halde borçluların sorumluluklarını yerine getirmediklerini, bunun üzerine Batman İcra Müdürlüğü'nün 2009/55 E. sayılı dosyasında davalılar hakkında takip başlatıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu,

25/04/2019 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 72.875,10 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, davacı ile müvekkilleri arasında imzalanmış genel kredi sözleşmesi bulunmadığını, müvekkillerinin böyle bir kredi kullanmadıklarını, davacı bankanın Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın bütçesinden tahsis edilen ödeneklerin dağıtımında aracı kurum olduğunu, bankaya herhangi bir alacak devri yapılmadığını, taahhütname ve borçlanma sözleşmelerinde davacı bankanın taraf da olmadığını, davaya konu sözleşme tarihi ve ilk ödeme vadesine göre alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, kefalet sözleşmesinin kanuna uygun düzenlenmediğini, Bakanlığın hastalıklı hayvan temin ettiğini ve kusurlu olduğunun,

sözleşme koşullarının müvekkilleri aleyhine Bakanlığın hatası nedeniyle aşırı derecede değiştiği ve güçleştiğini, borcun doğumuna ilişkin sözleşmenin geçersiz hale geldiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davaya konu alacağın 04/09/2006 tarihli şözleşmeden kaynaklandığı ve bu alacak için davacı banka tarafından davalılara yönelik Batman İcra Dairesi'nde 2009/55 E. sayılı icra takibi başlatıldığı ve alacaklı tarafından takibi ilerletmek amacıyla yapılan en son işlemin davalı borçlulara gönderilen ödeme emirleri olduğu,

borçluların usulüne uygun olarak ve süresinde takibe itiraz etmiş ve bu itirazın alacaklı bankaya usulüne uygun bildirilmiş olmasına rağmen 1 yıllık yasal süre içerisinde itirazın iptali davası açılmadığından takiplerin düştüğü, alacağın sözleşmeden kaynaklanmış olması nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, icra takibini ilerleten son işlem 02/07/2009 tarihinde yapıldığı, davanın ise 14/06/2019 tarihinde 10 yıllık süre dolmadan açıldığı,

davacı tarafın icra takibini başlatmaktaki maksadının salt işleyen zamanaşımı süresini kesmek ve kanunun kendisine tanımış olduğu hakkı kötüye kullanmak amacıyla yapıldığı ve bu takibin alacak hakkına kavuşmak amacıyla yapılmamış olduğu, takip kötü niyetli olduğundan zamanaşımı süresinin kesilmeyeceği ve alacağın 2006 yılında doğmasına rağmen 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu alacak için ilamsız icra takibi yapılmış ise de; davacı vekilince süresi içerisinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunmadığından ve 1 yıllık süre geçtiğinden davacının yapmış olduğu icra takibi düşmüş olup yapılan icra takibinin somut olayda zamanaşımını kesen bir etkisi bulunmadığı, borcun muacceliyet tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımını kesen veya durduran bir durum bulunmadığı, davaya konu alacağın tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 25/04/2019 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurulduğu ve 14/06/2019 tarihinde davanın açıldığı,

bu suretle alacağın zamanaşımına uğradığı, TBK’nın 152. maddesi uyarınca buna bağlı faiz alacağının da zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile asıl borçlu davalı ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, öte yandan sözleşmede davalılar ... ve ...'un müteselsil kefil olarak yer aldıkları, eski Borçlar Kanunu'nda kefilin sorumluluğu için bir süre ön görülmemiş olduğu halde yeni Türk Borçlar Kanunu’nun 598. maddesinde gerçek kişi kefilin sorumluluğunu on yıl ile sınırlı tuttulduğu,

bu sürenin, kefalet sözleşmesinin meydana geldiği andan itibaren işlemeye başlayacağı, on yıllık süre bir zamanaşımı süresi olmadığı için de kesilme ve durma da söz konusu olmadığı, bu sürenin tamamlanmasıyla birlikte kefilin yükümlülüğü kendiliğinden (yasa gereği) ortadan kalktığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. bendi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta,

tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin re'sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği halde, mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmaması yerinde görülmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın, davalı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın, davalılar ... ve ... yönünden ise kanunda öngörülen yasal sorumluluk süresi dolduğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda,

dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin bulunmamasına ve 05/09/2006 tarihli kredi sözleşmesine kefil sıfatıyla imza atan borçlular yönünden TBK’nın 598. maddesindeki 10 yıllık sorumluluk süresinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmamasına ve bu sürenin zaman aşımı süresi olmadığından durma ve kesilmenin söz konusu olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davaya konu alacak nedeniyle yapılan icra takibi takipsizlik nedeniyle düşümüş olduğundan icra takibinin ve icra işlemlerinin zamanaşımı süresini kesmediğinden asıl borçlu yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK. m.78/II.C.1). Alacaklı, bir yıllık süre içinde haciz talebinde bulunmaz veya bir yıl içinde yaptığı haciz talebini geri alıp da bir yıllık süre içinde yeniden haciz talebinde bulunmaz ise, takip dosyası işlemden kaldırılır (İİK. M.78/IV) ancak icra takibi düşmez.

İcra Hukukunda takibin açılmamış sayılmasına dair HMK m. 150 anlamında bir kurum bulunmadığından icra takibi derdest kalmaya devam eder. Bu halde alacaklı zaman aşımı boyunca yenileme talebinde bulunmak suretiyle aynı takip dosyasından haciz isteyebilir (İİK. m. 78/V). Takip ilama dayalı değil ise, yeniden başvurma harcı ve peşin harç alınır ve bu harçlar borçluya yükletilemez. Hemen belirtmek gerekir ki, bu durumda borçluya yenileme tebliğ edilir.

Yeniden ödeme emri tebliğ edilmez. Yenileme emri tebliği borçluya itiraz hakkı vermez. Kesinleşen takibe devam edilir (HGK’nın 18.09.2013 gün ve 2013/15-169 E., 2013/1365 K. sayılı ilamı).

Somut olayda, davacının, alacak istemli bu davayı açmadan önce aynı alacak için davalı aleyhine icra takibine giriştiği, icra takibinin İİK. m.78/2 uyarınca 1 yıllık süre boyunca işlemsiz bırakılması nedeniyle işlemden kaldırıldığı, ancak takip derdest kalmaya devam ettiğinden ve icra takibinin başlatıldığı tarihte ve icra dosyasındaki takibi ilerleten her bir icra işlemi tarihinde takibe konu alacak yönünden öngörülen zamanaşımı süresi kesileceğinden, icra takibinin zamanaşımı süresini kesmesi işlevi hüküm ifade etmeye devam eder. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin asıl borçlu yönünden zamanaşımının dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2379, K. 2022/6543, 3 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2379
Karar No
2022/6543
Tarih
3 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/2379 K.2022/17631
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/2380 K.2022/17285
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/2380 K.2022/15532
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2382 K.2022/6790
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2384 K.2022/6610
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/2387 K.2022/15907

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.