İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2717 K.2022/7872

Taraflar arasında görülen davada Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22.12.2020 tarih ve 2019/605 E.- 2020/396 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye…

Esas2021/2717Karar2022/7872Tarih7 Kasım 2022Okuma6 dk · 1.157 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/2717 E., 2022/7872 K.·Mahkemesi :... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.157 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22.12.2020 tarih ve 2019/605 E.- 2020/396 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.03.2021 tarih ve 2021/260 E- 2021/436 Karar sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının önceden dava dışı Tokat Erdem Hazır Beton İnş. Nak. San. ve Tic.

Ltd. şirket ortağı olduğu, şirket hissesini 2.380.000,00 TL değerinde davalı ve eşine devrettiği, bu devir işlemi karşılığnıda davacıya senet verildiği, ancak daha sonra ödeme planında değişiklik yapılması nedeniyle senetlerin davalıya iade edildiğini, bunun karşılığında ödeme planına ilişkin yeni bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşme uyarınca alacağın 1.776.000,00 TL'lik kısmı açısından alacağının kalmadığını, yine sözleşmede 374.000,00 TL ... adına yapılan binaya 4.400 m³ beton ile ödeme yapılması gerektiğinin kararlaştırıldığı,

bu betonun da alındığı ancak alınan betonun tutarının 471.625,00 TL değerinde olduğu yani anlaşma şartlarına göre davacının 97.625,00 TL'lik fazla beton aldığı, geriye kalan 230.000,00 TL beton ve kum alacağından fazla alınan miktar düşüldükten sonra 132.375,00 TL alacağın sözleşmede belirlenen 01.12.2013 tarihinde ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde yer verilen 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını ve bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı eski şirket ortağının şirket hissesinin devretmesinden kaynaklanan herhangi bir alacağının kalmadığını, senet karşılığı davacıya ödeme yaptığını ve senetlerin tarafında iade edildiğini, ödeme anlamına gelmek üzere senetlerin imza yerlerinin yırtıldığını, icra takibinin haksız ve kötüniyetle başlatıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 06.12.2007 tarihinde limited şirket hisse devri sözleşmesi yapıldığı, yine taraflar arasında hisse devrine dayalı alacağa ilişkin ve takip dayanağı olan 22.07.2013 tarihli protokol imzalandığı, TBK'nın 147/4. maddesinde "Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar." şeklinde düzenleme bulunduğu,

dava konusu Tokat 3. İcra Dairesi'nin 2019/36546 Esas sayılı dosyasındaki takip tarihinin 21.10.2019 olduğu, bu anlamda TBK'nın 147. maddesinde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının kötü niyeti ispat olunamadığı gerekçesiyle davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, davacının 06.12.2007 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağını davalıdan alamadığından bahisle eldeki davanın açıldığı, alacağın bir kısmının tahsil edilemediği, bir kısmının ise nakit ve daire karşılığı tahsil edildiğinin belirtildiği, protokolde beton ve kum tesliminin yapıldığının 230.000,00 TL alacağın ise 01.12.2013 tarihi itibariyle alınacağının belirtilmesi karşısında TBK 147. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle davacı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı,

alacağın mevcut olup olmadığının ancak yargılama sonucunda ortaya çıkacağı sebebiyle davalı lehine tazminat şartlarının oluşmadığı, hükmedilen vekalet ücretinin de AAÜT'ye uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dava, TBK’nın 147. maddesi uyarınca ortaklık hisse devrine ilişkin alacağa yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali davası olup, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilip, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmişse de, zamanaşımının usuli değil esasa ilişkin bir mesele olduğu, bu durumda davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamışsa da, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 5- nolu bendindeki “4.080,00 TL” ibaresinin çıkarılarak “22.696,86 TL” sözcük ve rakam dizisinin eklenmesi suretiyle ilk derece mahkemesi kararının bu haliyle HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK

ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.11.2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, dava dışı limited şirkette davacıya ait payın davalıya devri nedeniyle ödenmeyen devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlıkta mülga 6098 sayılı T.B.K. 147/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş,

Davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş,

Davacı vekilinin temyiz istemi de yazılı gerekçe ile sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

Sayın çoğunluğun, uyuşmazlığın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğuna ilişkin görüşüne katılamıyoruz.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı T.B.K. 147/4. (mülga 818 sayılı B.K 126/4) maddesinde "Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar"ın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu düzenlenmiştir.

Bu hükmün uyuşmazlıkta uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesinin bulunması, uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda zamanaşımı süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekecektir. (Ahmet M. Kılıçoğlu-Borçlar Hukuku - Genel Hükümler Sh. 1094 )

Somut uyuşmazlıkta,

Dava dışı limited şirketteki davacı payının davalıya devrine rağmen bir kısım devir bedelinin ödenmemesi nedeniyle taraflar arasında 01.12.2013 tarihli sözleşme düzenlenmiş olup, bakiye 230.000,00 TL alacağın 01.12.2013 tarihinde ödeneceği kararlaştırılmıştır.

01.12.2013 tarihinde muaccel olan sözleşme bedeli 230.000,00 TL'nin ödenmemesi üzerine davacı tarafından Tokat 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/36546 Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi yapılmış, davalının süresinde itirazı üzerine eldeki dava açılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, T.B.K. 147/4. maddesinde öngörülen şekilde ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmamaktadır.

Bu halde T.B.K. 147/4. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden uyuşmazlıkta 5 yıllık zamanaşımının uygulanması mümkün olmayıp, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği itibari ile dava 6098 sayılı T.B.K. 146. (818 sayılı B.K 125) maddesinde düzenlenen 10 yıllık

zamanaşımı suresine tabidir. (Yargıtay 11. H.D. 2007/3311 E. 2008/5022 K. sayı 15.04.2008 tarihli karar ile yine 2018/10988 E. 2010/1653 K. sayı ve 15.02.2010 tarihli karar)

Açıklandığı üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığın T.B.K.'nın 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması nedeniyle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddi ve kararın onanmasına yönelik çoğunluk görüşüne karşıyız.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2717, K. 2022/7872, 7 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2717
Karar No
2022/7872
Tarih
7 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/2721 K.2022/18253
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/2725 K.2022/9691
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/2731 K.2022/11671
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/2732 K.2022/10311
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/2733 K.2022/10395
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2734 K.2022/7987

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.