KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/2924 E., 2022/7500 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2022
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22.09.2020 tarih ve 2017/205 E. - 2020/46 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.02.2021 tarih ve 2020/1200 E. - 2021/230 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalının kardeş olduklarını, davalı tarafından davacı aleyhine 45.000.- Euro karşılığı 176.000,00 TL borçlu olduğu iddiası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davacının davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, senedin teminat niteliğinde olduğunu, davacının davalıya keşide ettiği senet karşılığında herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli icra takibinin iptali ile %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki borcun kesin delil kabul edilen senede dayalı olduğunu, iddialarını kesin delille ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre, TTK'nın 688 ve 689/2. maddesi uyarınca vadesi içermeyen bir bono görüldüğünde ödenecek bonolardan olup TTK'nın 616. maddesine göre, görüldüğünde ödenecek olan bononun tanzim tarihinden itibaren bir yıl içinde ödenmek üzere düzenleyene ibrazının zorunlu olduğu ancak davaya konu bonoda vade tarihi bulunmakla vadenin anlaşmaya uygun olarak doldurulmadığı iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, öte yandan tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yine yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade,
tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını koruyacağı, davacı tarafın iddia ettiği senedin ödendiği veya teminat amacıyla verildiği iddiasının da yazılı delil ile ispatlanması gerektiği, davacı, bu iddiasını yazılı delil ile ispatlayamamış olup, senet metninden senedin teminat senedi olduğuna ilişkin bir ifade yer almadığı, davacı yanın tarafların kardeş olduğundan senedin ödendiğinin tanıkla ispat edilmesi talebinin davalı yanca muvafakat edilmediği yazılı delilin aksinin yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2924, K. 2022/7500, 27 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama