İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3064 K.2022/6872

Taraflar arasında görülen davada Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.12.2019 tarih ve 2016/456 E- 2019/176 K. sayılı kararın temlik alan davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge…

Esas2021/3064Karar2022/6872Tarih11 Ekim 2022Okuma6 dk · 1.186 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/3064 E., 2022/6872 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ekim 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.186 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.12.2019 tarih ve 2016/456 E- 2019/176 K. sayılı kararın temlik alan davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.01.2021 tarih ve 2020/541 E- 2021/142 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi temlik alan davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davaya ve icraya konu olan 23/10/2014 tanzim ve 28/10/2015 vade tarihli 340.000,00 TL'lik bonodaki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının davalı alacaklıyı tanımadığını, davalı alacaklı tarafından davaya konu senet miktarı kadar meblağı almayı gerektirecek bir durumu olmadığını, davalı/alacaklı tarafın davacı aleyhine girişmiş olduğu icra takibinde davacının alacağı iddia olunan 340.000,00 TL tutarında davacıdan ne aldığı yada ne verdiğinin ortada olmadığını, davacının varlıklı biri olduğunu ve 340.000,00 TL borçlanmasının mümkün olmadığını,

davaya konu bononun soruşturmaya konu olay ile ilgili Amasra Cumhuriyet Başsavccılığı'nın 2016/321 Esas sayılı soruşturma numarasında davaya konu bono altındaki imzaların incelenmesi için ATK tarafından inceleme yapıldığını. ATK'nın 28/11/2016 tarihli raporu ile bono altındaki imzalar davacıya ait olduğunu, söz konusu bono üzerinde her iki imzanın farklılıklar göstermesi ve taraflarına tebliğ edilen ödeme emri ekinde fotokopi olan tek imzalı senet örneğinin gönderilmesi,

bono üzerinde tahrifatın söz konusu olduğunu ileri sürerek 23/10/2014 tanzim tarih ve 28/10/2015 vade tarihli 340.000,00 TL bedelli bononun iptaline karar verilmesini ve icra takibinin tüm sonuç ve ferileri ile birlikte ortadan kaldırılmasını, davalı alacaklı yanın kötü niyetli olarak takip yaptığı ve davacının böyle bir borcunun olmadığı göz önüne alınarak dava tarihindeki miktarlar geçerli olmak üzere %20'den aşağı olmamak üzere davalı tarafa kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu bono üzerindeki imzaların davacıya ait olduğunun bilimsel olarak ispatlandığını, davacının, dava konusu bono itibariyle borcu ikrar etmiş olması sebebiyle ispat yükünün yer değiştirmiş olması nedeniyle davacı taraf üzerinde olduğunu, davacının menfi tespite ilişkin iddialarını ispat edemediğini, davacının önceki vekili ile olan münasebetini ve dosyaya sunduğu video kaydının borcu olmadığına dair hukuki delil niteliği taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile, davacının Devrek İcra Dairesi'nin 2016/1084 Esas sayılı dosyası üzerinden devam eden takipten ve takibe dayanak olan senetten dolayı temlik alan davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 68.000,00 TL kötüniyet tazminatının temlik alan davalı ...'dan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibine konu alacağın, lehtar/alacaklı tarafından 20/12/2016 tarihli temlikname ile Davut ...'a temlik edildiği, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesi kapsamındaki seçimlik haklarının hatırlatılması sonrası davanın temlik alana yöneltilerek sürdürüldüğü,

davaya konu senet üzerindeki imzaya yönelik tanzim edilen raporlar, söz konusu senede yönelik olarak ceza davasına yansıyan beyanlar ve eylemler birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve davalı/lehtar ... 'ün ihtilaf öncesi birbirlerini tanımadıkları, davaya konu senet tanzimine yönelik herhangi bir ticari ve hukuki ilişkilerinin bulunmadığı, senedin davacının azledildiği avukatı ile başkaca şeriklerin katılımı ile oluşturulduğu, bu hali ile senet üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığı,

senedin bedelsiz nitelikte sahte olarak oluşturulması ve bu durumun alacağın temliki hükümleri kapsamında ve ayrıca senet metninden anlaşılan ve senedin hükümsüzlüğüne ilişkin def'i mahiyetinde olması sebebiyle davalı-temlik alana da ileri sürülebileceğinden mahkemece, davacının davaya konu senet sebebiyle temlik alan davalıya borçlu olmadığının tespitine dair kararında usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı, diğer yandan temlik eden tarafından başlatılan takibin haksız olduğu gibi kötü niyetli olarak başlatıldığı, davalı ... alacağın tamamını takip dosyası üzerinden temlik aldığı,

bu devrin doğal sonucu olarak eldeki davadaki tüm riskler devir ile birlikte temlik alana geçtiği, bu nedenle temlik alan davadan kaynaklı kötüniyet tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davalı-temlik alanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olmasına ve ellikle temlik veren ...’ün davacı ...’dan alacağının olmadığını bildirmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Temlik tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 183. maddesine göre, yasa, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, alacaklı alacağını, borçlunun onayı aranmaksızın, başka bir kimseye temlik edebilir.

Bir başka deyişle alacağın devri, alacaklı ile onu devir alan üçüncü şahıs arasında; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen yazılı şekle bağlı sözleşme, kanun ya da kazaî kararla gerçekleşen tasarrufî bir muameledir. Alacağın devri kural olarak borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen tasarrufî bir hukukî işlemdir, külli değil, cüz’i ve sınırlı bir halefiyet meydana gelmektedir.

Burada alacaklının değişmesi söz konusudur (Uygur, Turgut. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, 3. Baskı, Ankara 2013, s. 1096).

Dosya içeriğine göre, davacı ... aleyhine davalı asıl alacaklı lehtar ... tarafından 20.02.2016 tarihinde icra takibi yapıldığı, takip tarihinden sonra 13.12.2016 tarihinde davacı tarafından borçu olmadığının tespiti davası açıldığı, davalı asıl alacaklı ... dava açıldıktan sonra 20.12.2016 tarihli temlikname ile alacağını davalı-temlik alan ...’a temlik ettiği, İlk Derece Mahkemesince davacıya 6100 sayılı HMK’nın 125 maddesi gereğince seçimlik hakları hatırlatılması üzerine davacının davasını davalı-temlik alan ... yönünden yürütülmesini istediği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve davalı-temlik alan kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.

Ancak yukarıda da açıklandığı üzere davalı-lehtar ... tarafından dava açıldıktan sonra alacağını alacağın temliki hükümlerine göre temlik etmiş olması, devralanın devredenin külli değil cüzi ve sınırlı halef olması nedeniyle devredenin kişisel durumuna bağlı hukuki sonuçlar alacağı devralana geçemeyeceğinden temlik edenin de kötü niyetinin temlik alana doğrudan geçtiği anlamına gelmeyeceği, ancak temlik alanın davacı ...’ın temlik verene borcunun olmadığını bile bile veya davacının senetteki imzasının sahte olduğunu bilerek temlik alması durumunda davalı temlik alanın kötü niyetinin olduğu kabul edilebilir.

Bu nedenlerle mahkemece davalı-temlik alanın kötü niyetli olup olmadığının tespiti için Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/191 Esas sayılı dosyası getirtilerek ceza dosyasındaki deliller ile dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken, somut dosya içeriğine ve 6098 sayılı TBK 188/1 maddesine aykırı şekilde ve yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3064, K. 2022/6872, 11 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3064
Karar No
2022/6872
Tarih
11 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/3064 K.2022/9186
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/3066 K.2022/6824
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3067 K.2022/7062
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/3069 K.2022/10467
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/3070 K.2022/17019
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/3071 K.2022/8709

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.