İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/309 K.2022/5045

Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.11.2017 tarih ve 2015/145 E. - 2017/722 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi…

Esas2021/309Karar2022/5045Tarih20 Haziran 2022Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/309 E., 2022/5045 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.11.2017 tarih ve 2015/145 E. - 2017/722 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.09.2020 tarih ve 2018/148 E. - 2020/983 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında tarım ürünleri malzemesi konusunda alım satım ilişkisi olduğunu, bu çerçevede davalılardan ...'un getirdiği tohumların davacının aracılığıyla dava dışı çiftçilere satıldığını, davalıların da çiftçilerin yetiştirdiği tohumlukları satın aldığı,

ancak davalı şirketin çiftçilerin tohumlarını satın almayarak anlaşmaya aykırı davrandığını, davacının çiftçilerin mahsullerini satın almak zorunda kaldığını, davalıların ürünlerini satın almadığı çiftçilerin bilgilerini usulsüz kullanmak suretiyle haksız kazanç sağladıklarını, bu olaylardan sonra taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlandırıldığını, ancak alacak verecek ilişkisinin 2015 yılında devam ettiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre yapılan tahsilat usulünden dolayı çiftçilerin davalı şirkette 200.000 TL’lik senetleri olduğunu, aralarındaki alacak verecek hesabından dolayı yapılan görüşme neticesinde,

davalının 600.000.-TL alacağına karşılık davacıya ait taşınmazın tapusunun teminat olarak davalıya intikal ettirildiğini, taşınmazın 1.200.000.-TL bedelle satıldığını, senetlerin de icraya konulduğunu, davalıların bu şekilde 600.000.-TL sebepsiz zenginleştiğini, davacı bu alacağı isteyince davalının çiftçilere ait senetlerden dolayı başlatılan takip dosyalarını davacıya temlik edeceklerini beyan ettiklerini, bunun üzerine davalıların avukatının senetlerin bir kısmını kendilerine verdiğini ancak incelemesinde takiplerin temlik edilmediğini bilakis takipten vazgeçildiğini görüldüğünü,

bunun üzerine tekrar biraraya gelerek anlaşmaya varıldığını, bu anlaşmaya göre davalı şirket ve davalı ...’in müşterek müteselsil sorumlu olarak davacıya 225.000,00 TL ödeyeceklerini bunun 90.000,00 TL civarındaki miktarının köylülerin senetlerinden dolayı icradan alacağın temliki yoluyla verileceğini, kalanının nakit verileceğini, sonra davalı tarafça hazırlanan bir anlaşmaya göre davacıya cüzi bir ödeme yapıldığını davacıların savcılık şikayetinden feragat ettirildiklerini,

sonra da anlaşmanın gereğini yapmadıklarını ileri sürerek davacı ... çiftçi köylülerle yapmış olduğu sözleşmeden haksız dönen ve sonrasında yapılan sözleşme gereklerini yerine getirmeyerek haksız yere zenginleşen davalıların, davacıya 155.000,00 TL borçlu olduğuna ve bu alacağın ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, taraflar arasında bir süre ticari ilişki olduğunu ancak daha sona ilişkinin sone erdirildiğini, davacının en son 225.000,00 TL’lik anlaşma yapıldığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, böyle bir anlaşma varsa bunun yazılı delille ispatı gerektiğini, davacının hem davalı şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiğini sonra da borçlarına karşılık gayrimenkulünü devrettiğini söylediğini, dava dilekçesinde istenilen alacağın hangi somut olguya dayandırıldığının açık olmadığını, davalılardan ...’un kendi adına hiçbir ticari faaliyetinin olmadığını, onun açısından davanın husumetten reddi gerektiğini,

ayrıca 2014 yılında sonlandırılan ticari ilişkiden dolayı davacı şirketin davalı şirketten hiçbir alacağının kalmadığına dair ibraname düzenlediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşme başlıklı beş maddeden ibaret belgede tarafların imzalarının bulunmadığı ve içeriklerinin davalılarca kabul edilmemesi nedeniyle delil vasfında değerlendirilmediği, ... İli ...İlçesi...Mah....

Cad.16 ada 9 parsel sayılı taşınmazın16/12/2013 tarihinde 108.000,00 TL bedelle davalı ...’a satış yoluyla devredildiği, resmi senedin aksinin ancak aynı kuvvette bir belge ile ispatının gerektiği, resmi senette davalıya bu taşınmazın teminat olarak verildiğine dair herhangi bir kayıt olmadığı gibi tarafların eli ürünü yazılı delil başlangıcı mahiyetinde bir belgenin de bulunmadığı ve buna yönelik herhangi bir mahkeme kararının da ibraz edilmediği, yine davalı tarafça taraflar arasında düzenlenen 21/10/2014 tarihli "Teslim Tutanağı” başlıklı ve taraflarca imza altına alınan belgenin delil olarak sunulduğu,

belge altında davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, bu imzanın davacı tarafça inkar edilmediği, anılan belgede;" 21/10/2014 tarihinde bütün alacaklarıma karşılık kalan bakiye 14.000,00 TL.'lik çek aldım. Ayrıca kira bedeli olan 2.000,00 TL borcumu da aylık 300 TL taksitler halinde ödemesini yapacağım. 21/10/2014 tarihi itibariyle Tursa Tarım Ürünleri Gıda San.ve Tic.Aş. ve ... adına bulunan şirketlerden hiç bir şekilde alacağım kalmamıştır.

Bundan sonra hiçbir hak talep etmeyeceğim." şeklinde beyanda bulunduğu, davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu 155.000,00 TL'lik net bir alacak kaydına rastlanılamadığı, davalı tarafça dosyaya sunulan 21/10/2014 tarihli belge tarihinden sonrası için davacı defterlerindeki davalılarla olan ticari ilişkinin devam edip etmediğine ve davacının davalılardan alacaklı olduğuna dair kayıt bulunup bulunmadığına yönelik ek raporda davacı şirketin, davalı şirketten yevmiye, defteri kebir, envanter kayıtlarında hiçbir alacağına rastanılamadığını, zira adı geçen tarihten sonra iki firma arasında ticari ilişkinin hemen hemen hiç olmadığı,

davacının ticari defterlerinin 2013,2014,2015 yıl sonuna kadar mizan, bilanço, gelir tablosu incelenmesine rağmen Yetişen Tarım Ürünleri A.Ş.'nin herhangi bir alacak kaydına rastlanılamadığı, iki firma arasındaki alışverişlerin karşılıklı devam ettiği fakat birbirlerinden alacaklı şekilde sonuç çıkmadığı, davacı tarafın yemin deliline yönelik beyanının yemin deliline dayanılmadığından dikkate alınmadığı, davacının, dava konusu alacağının varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında 21/10/2014 tarihinde imzalanan tek sayfalık sözleşme ile alacak borç ilişkisinin sona erdirildiği, buna göre davacının 21/10/2014 tarihi itibariyle davalılardan alacağını kalmadığını ve bundan sonra hiçbir hak talep etmeyeceğini beyan ettiği, ancak davacı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu sözleşmeye rağmen 2015 yılının ortalarına kadar devam ettiğini ve bundan dolayı alacaklı olduğunu iddia ettiği, iddiasına dayanak olarak imzasız sözleşme başlıklı ve üzerinde tarih olmayan bir belgeyi sunduğu, bu belge imzasız olduğu ve davalılar tarafından kabul edilmediği,

dolayısıyla davacı tarafın bu sözleşmeye dayanarak alacak talebinde bulunmasına hukuken imkan bulunmadığı, davacı tarafın istinaf dilekçesinde davalıların avukatı olan Sıddıka Gülşen ile ilgili alacak iddiasının ise, taraflar arasındaki ticari ilişkiden ve sözleşmelerden bağımsız, vekalet ilişkisinden kaynaklandığı, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/309, K. 2022/5045, 20 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/309
Karar No
2022/5045
Tarih
20 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/309 K.2022/12568
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/311 K.2022/4300
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2021/311 K.2022/430
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/312 K.2022/12513
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/314 K.2022/4301
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/318 K.2022/12428

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.