İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3273 K.2022/8547

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.12.2018 tarih ve 2017/542 E- 2018/1062 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye…

Esas2021/3273Karar2022/8547Tarih1 Aralık 2022Okuma5 dk · 1.032 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/3273 E., 2022/8547 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.032 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.12.2018 tarih ve 2017/542 E- 2018/1062 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.11.2020 tarih ve 2019/954 E- 2020/1130 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 29.11.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına çağrılmadığını, mahkeme tarafından toplantı yapılması için kayyım atandığını, toplantının atanan kayyım tarafından çağrı ve ilan süreçleri yapılarak 05/07/2017 tarihinde yapıldığını, toplantıya herhangi bir yönetim kurulu üyesinin katılmadığını, yönetim kurulunun ilgili dönemlere ait hiçbir faaliyet raporu hazırlamadığını, genel kurula rapor sunulmadığını, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin vekilinin şirketin 2013 yılı hariç zarar ettiğini ve TTK'nın 376. maddesindeki durumunun oluştuğunu beyan ettiğini,

şirket yönetim kurulunun bu zarar ve TTK'nın 376. maddesi kapsamında kendisine ait yasal yükümlülükleri yerine getirmediğini, bilgi verilmediğini, kayıtların gizlendiğini, hazırlanan bilançoların gerçeğe uygun olmadığını, şirketin mevcut durumunu yansıtmadığını, müvekkilinin bu hususların görüşüldüğü gündemin 4. maddesi ile alınan karara muhalefet ettiğini, mevcut yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesinden sonra gündemin 7. maddesi ile aynı yönetim kurulu başkanı ve kendisinin aday gösterdiği iki bilinmeyen kişinin şirket yönetim kuruluna seçildiğini,

müvekkilinin karara karşı muhalefet şerhi bulunduğunu belirterek davalı şirketin 05/07/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında hiçbir yönetim kurulu üyesinin asaleten hazır olmaması ve gündemin 4. ve 7. maddesi ile alınan kararların yasaya aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı yargılamaya katılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesince, TTK'nın 407/2. maddesi hükmü uyarınca genel kurul toplantısında en az bir yönetim kurulu üyesinin hazır bulunması gerektiği, maddenin gerekçesinde ise bu yüküme aykırılığın genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemeyeceğinin belirtildiği, gerekçenin maddenin yorumunda bağlayıcı olduğu, dava konusu genel kurula yönetim kurulu üyesinin katılmadığı sabit olmakla birlikte, bu hususun yalnız başına genel kurul kararlarının iptalini gerektirmediği, gündemin 3. maddesinde faaliyet raporunun genel kurula sunulmadığının belirtildiği, bu sebeple gündemin 3. maddesinin müzakere edilmediği,

müzakere edilmeyen bir hususun, kendisi dışındaki gündem maddeleri yönünden değerlendirmeye alınamayacağı, gündemin 4. maddesinde bilanço, gelir-gider tablosu ve kâr-zarar hesapları okunarak, müzakere edildiği, davacı her ne kadar gündemin şeffaf ve gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek iptalini talep etmekte ise de, dosyada bulunan bilgi ve belgelere, bilirkişi raporuna göre, yasaya ve ana sözleşmeye aykırılık konusunda bir delil bulunmayan bu madde yönündeki iptal isteminin yerinde olmadığı, gündemin 7. maddesinin yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olduğu,

TTK'nın 359/1. maddesi kapsamında, 6762 sayılı Kanun'un 312/2. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak yönetim kurulu üyeliği ile pay sahipliği arasındaki bağın yasa koyucu tarafından koparıldığının görüldüğü, anonim şirketlerde bir veya daha fazla sayıda yönetim kurulu üyesinin seçimi imkânı tanındığı, her ne kadar bilinmeyen iki kişinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı ileri sürülmekte ise de bu hususun yasaya aykırılık taşımadığı,

diğer yönetim kurulu üyesinin sorumluluklarını yerine getirmediği halde yeniden seçilmesi hususunun ise dosyadaki bilgi ve belgelere, yasaya ve anasözleşmeye göre anılan gündem maddesinin iptalini gerektirir husus bulunmadığı gerekçesiyle, bu madde ile ilgili iptal isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, TTK'nın 407/2. maddesinin "Murahhas üyelerle en az bir yönetim kurulu üyesinin genel kurul toplantısında hazır bulunmaları şarttır. Diğer yönetim kurulu üyeleri genel kurul toplantısına katılabilirler. Denetçi genel kurulda hazır bulunur, üyeler ve denetçiler görüş bildirebilirler." hükmünü içermekte olduğu, anılan hükümden anlaşılacağı üzere genel kurul toplantısında en az bir yönetim kurulu üyesinin asaleten hazır olması gerekir.

Somut olayda ise, dava konusu genel kurulda davalı şirket yönetim kurulu üyelerinden hiçbirinin asaleten hazır olmadığı, bu durumun TTK'nın 407/2. maddesi hükmüne aykırı olduğu ancak maddenin gerekçesin de ise bu yükümlülüğe aykırılığın genel kurul kararlarının geçerliliğini etkileyemeyeceğinin açıkça belirtildiği,

emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 18/06/2018 tarih 2016/12403 Esas 2018/4469 Karar sayılı ilamında "Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK'nın 407/2 maddesi gereğince murahhas üyelerin ve denetçinin genel kurula katılmamasının başlı başına iptal sebebi sayılamayacak olmasına .... göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir." denildiği,

hal böyle olunca mahkemece madde gerekçesinin maddenin yorumu ile birlikte değerlendirilerek yönetim kurulu üyesinin genel kurula katılmamasının başlı başına genel kurul kararlarının iptalini gerektirmeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacı vekili hiçbir mali inceleme yapılmadan bilirkişi raporu alındığı, bilanço ve diğer mali tabloların gerçeğe uygun olup olmadığının araştırılmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuş ise de, dava konusu genel kurul toplantısında gündemin 6. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin 720.800 menfi oyla ibra edilmediği,

davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ibra edilmediğinden gündemin 4. maddesi ile alınan bilanço ve kar zarar hesaplarının tasdik edilmesinin sonuca herhangi bir etkisinin bulunmadığı, kaldı ki genel kurul toplantısına katılan davacı yanın bilanço görüşmelerinin ertelenmesini talep etme hak ve yetkisi bulunduğu halde bu yönde bir talepte de bulunmadığı, gündemin 7. maddesi ile davalı şirket yönetim kurulu üyeleri seçildiği, seçilen yönetim kurulu üyelerinden birinin davalı şirketin ibra edilmeyen eski yönetim kurulu üyesi olduğu,

ibra edilmeyen yönetim kurulu üyesinin yeniden seçilmesinde yasaya ve ana sözleşmeye aykırılık bulunmadığı gibi bilinmeyen iki kişinin yönetim kurulu üyesi olarak atanmasında da herhangi bir engel bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3273, K. 2022/8547, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3273
Karar No
2022/8547
Tarih
1 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/3274 K.2022/11419
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/3276 K.2022/9032
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/3282 K.2022/9681
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/3298 K.2022/15532
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3302 K.2022/8505
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/3305 K.2022/10063

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.