İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3353 K.2022/7428

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.10.2018 tarih ve 2017/957 E- 2018/972 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi…

Esas2021/3353Karar2022/7428Tarih26 Ekim 2022Okuma5 dk · 974 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/3353 E., 2022/7428 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ekim 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

974 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.10.2018 tarih ve 2017/957 E- 2018/972 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.02.2021 tarih ve 2019/130 E- 2021/179 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; dava dışı Pasur İnşaat ile müvekkili arasında imzalanan 30.06.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil olup, kefalet limitinin 145.000.-TL olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2017/1795 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takipte sehven davalının kefalet limitinin belirtilmediğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin 145.000.-TL asıl alacak, asıl alacağa isabet eden faiz ve BSMV üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin sorumluluğu 145.000.-TL olmasına rağmen 261.310,65 TL üzerinden takip başlatılmasının kötüniyetli olduğunu, yapılan 103.060.-TL ödemenin banka tarafından borçtan mahsup edilmediğini, davacı tarafından alacağın tahsili için aynı zamanda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başka bir takip başlatıldığını, temerrüt faizi istenemeyeceğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; denetime elverişli ve yeterli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2017/1795 E. takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce; sözleşme tarihi itibariyle uygulanacak TBK'nın 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu ve müteselsil kefil olan davalının asıl borçlunun borcundan kefalet limiti ile sorumlu olduğu, asıl alacağa uygulanan temerrüt faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu, kredi borcuna mahsuben davalı ve dava dışı kişiler tarafından yapılan ödemelerin kat ve takip tarihi öncesinde yapıldığı, ödemelerin kredi borcundan mahsup edilmiş olduğu, ancak davalı müteselsil kefil olup, kefilin sorumluluğu borcun ödenmeyip temerrüde düşülmesi ile başladığından,

henüz hesap kat edilmeden yapılmış olan ödemelerin davalı kefilin kefalet limiti dahilindeki sorumluluk tutarından düşülmesinin mümkün olmadığı, davacı itirazın iptali davasını kefalet limiti tutarı ile sınırlı olarak açmış olduğundan ve yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğinden davalı taraf lehine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceği,

aynı alacağa dayalı olarak davalı hakkında Çatalca İcra Müdürlüğü'nün 2017/125 E. sayılı dosyasında da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığından bu takip dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile,

(Çatalca İcra Dairesi'nin 2017/125 Esas sayılı dosyasıyla) tahsilde tekerrür olmamak üzere, Büyükçekmece 3.İcra Dairesinin 2017/1795 E. takip dosyasına yapılan itirazın 145.000.-TL asıl alacak, 5.542,22.-TL işlemiş faiz ve 277,11 TL BSMV olmak üzere toplam 150.819,33 TL üzerinden kısmen iptaline, 145.000.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %32 oranında temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilerek takibin devamına ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-)Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla kefil olan davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin karar aleyhine davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun eşin rızası başlıklı 584. maddesinin 1. fıkrası “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.” düzenlemesini içermektedir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı banka ile asıl borçlu dava dışı Pasur İnşaat arasında imzalanan kredi sözleşmesini davalının 30.06.2014 tarihinde kefil olarak imzaladığı, davalının kefalet sözleşmesini imzaladığı tarihte evli olduğu, kefalet sözleşmesinde eş rızasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. TBK'nın 584/3. maddesinde şirket ortak ve yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmayacağı düzenlenmiş ise de davalı borçlu kendi şirketi ile ilgili olarak kefalet vermediğinden istisna kapsamında kalmamaktadır. Sonuçta eş rızası şartına uyulmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Ayrıca, davalının kefaletinde eş rızasının alınmadığı davalı vekili tarafından ilk kez temyiz aşamasında ileri sürülmüşse de geçersizlik iddiası itiraz niteliğinde olup, ilgili herkesçe ileri sürülebileceği ve mahkemece de re’sen dikkate alınabileceği gözetilmeden de karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.

2-)Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarnın şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemesince genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan davalının TBK 584. madde kapsamında geçerli bir kefaletinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun eşin rızası başlıklı 584. maddesinin 1. fıkrası “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.” düzenlemesini içermektedir.

Ancak, davalının kefaletinde eş rızasının alınmadığı davalı vekili tarafından ilk kez temyiz aşamasında ileri sürülmüş olup, ilk derece mahkemesinde ve istinaf kanun yolunda ileri sürülmeyen hususların temyiz kanun yolunda ileri sürülemeyecek olmasına göre davalı vekilinin temyiz talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3353, K. 2022/7428, 26 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3353
Karar No
2022/7428
Tarih
26 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/3357 K.2022/15981
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3357 K.2022/7246
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3358 K.2022/7073
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/3360 K.2022/16712
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3360 K.2022/7104
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/3361 K.2022/6846

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.