KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/3394 E., 2022/8159 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2022
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.11.2019 tarih ve 2013/332 E. - -2019/282 K. sayılı kararın davacı vasisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.02.2021 tarih ve 2021/253 E. - 2021/202 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vasisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davalı şirket ortakları olan davacının eski eşi ve çocuklarının 09.02.2012 tarihli genel kurulda, şirketin %80 hissedarı davacının cezaevinde tutuklu olduğunu bildirdikleri halde davacının evine tebligat yapmak suretiyle davacıdan habersiz toplandıklarını ve ...'u yönetim kurulu başkanı seçtiklerini, 22.05.2012 tarihinde şirket adına 960.000.- TL’lik bir adet senet tanzim ederek ...'a verdiklerini, adı geçenin davacının ailesiyle birlikte hareket ederek bu senede istinaden 13.06.2012 tarihinde İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi’nin 2012/12080 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını,
şirketin gayrimenkullerinin muvazaalı olarak 3. kişilere satıldığını, davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların bila bedel ...'a ondan da ...'ya satışının yapıldığını ileri sürerek, ... ilçesi, ... Köyü, 171 parselde mukim tarla ile 509 ada 6 parselde mukim dubleks meskenin 13.12.2012 tarihinde davalı ...'a, 22.01.2013 tarihinde de diğer davalı ...'ya yapılan muvazaalı satışların iptali ile tapuların davalı ... İnşaat Turizm ve Tic.
A.Ş. adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise, asıl davaya konu 509 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ...'e satıldığı tespit edildiğinden, 509 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ...’e satışına ilişkin işlemin iptali ile söz konusu taşınmazın davalı şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İnşaat Turizm ve Tic.
A.Ş. vekili, şirketin 09.02.2012 tarihli genel kurulunda ... 'un şirket yönetimine seçildiğini, genel kurula çağrının şirket denetçisi tarafından davacının bildirdiği adrese yapıldığını, davacının İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/240 Esas ve İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/39 esas sayılı dosyaları ile açtığı davaların reddedildiğini, davacının kardeşi ...'ya vekalet verdiğini, ...’nın bu yetkiyi kullanarak şirketin içini boşalttığını, şirkete ait ...'de tahmini değeri 5 milyon TL olan arsayı 15.000.- TL'ye sattığını, şirketin canlandırılması için dava konusu 2 gayrimenkulün gerçek değerinde birinin 100.000.- TL,
diğerinin de 500.000.- TL'ye satıldığını, muvazaalı bir satışın söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını, daha sonra bu taşınmazları emlakçı aracılığıyla sattığını, muvazaalı herhangi bir işlem yapılmadığını, tarla vasfındaki taşınmazı davalı ...'ya, dubleks meskeni ise birleşen dosya davalısı ...'e sattığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, diğer davalı ...'dan aldığı 171 parselde bulunan tarla vasfındaki taşınmazı ticari işi nedeni ile satın aldığını, taşınmaz bedeli olarak 115.000.- TL'yi 25.01.2013 tarihinde ...'ın hesabına ödediğini, davacının muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davalı ... vekili, davalının dubleks mesken vasfındaki taşınmazı davalı ...'dan 22.01.2013 tarihinde 515.000.- TL karşılığında emlakçı aracılığıyla aldığını, davacıyı davadan önce tanımadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazların iptal talebine konu devir işlemleri yapılmadan önce davacının da ortak olduğu davalı şirketin mülkiyetinde olduğu, dava açıldığı tarihte şirket ortağı olan davacının zararlandırma iddiası ile işbu davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunmakta iken, davalı ... İnşaat Turizm ve Tic. A.Ş.'nde davacıya ait olan tüm hisselerin (5326 hisse) Bakırköy 9. İcra Dairesi'nin 2013/3095 Esas sayılı icra takibi kapsamında ihale yoluyla dava dışı 3. kişiye satıldığı, ihalenin kesinleştiği ve davacının davalı şirketteki ortaklık sıfatının sona erdiği, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vasisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının şirket ortağı sıfatına bağlı aktif dava ehliyetinin dava süresince devam etmesi gerektiği, kesinleşen ihale sonucu, davacının ortağı bulunduğu şirket adına kayıtlı taşınmazların muvazaa nedeniyle tapusunun iptali ile şirket adına tescili talebi yönünden başlangıçta mevcut olan dava açma hakkının sona ermesi nedeniyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vasisi ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine, hüküm kesinleşinceye kadar "davalıdır" şerhinin devamı gerektiğinden davalı şirket vekilinin “davalıdır” şerhinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vasisi tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3394, K. 2022/8159, 22 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama