KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/3421 E., 2022/5754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2022
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Pazar (Rize) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.07.2018 tarih ve 2017/22 E. - 2018/146 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen kredi kartı sözleşmesi ile davalıya kredi kartı verildiğini, kart borcunun ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın her iki kredi kartından kaynaklanan alacağının anaparasının 8.508,10 TL olduğu, bu bedele takip tarihinden itibaren %30,24 oranında temerrüt faizi ve BSMV uygulanmasının talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Pazar İcra Müdürlüğü 2014/386 E sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, asıl alacak 8.508,10 TL olmak üzere, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30,24 oranında temerrüt faizi ve BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişikin istemin reddine, icra inkar tazminatı isteminin alacağın likit olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 17/11/2016 tarihli ve 2016/4222-2016/14859 sayılı bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında, “..Hesap kat ihtarnamesinin davalı borçluya iadeli taahhütlü posta yoluyla tebliğ edilmesine ve davalının takipten önce temerrüte düşmesine rağmen takip tarihine kadar temerrüt faizi hesaplanmaması doğru değildir...” tespitine yer verilmiş olmasına rağmen, mahkemece takip tarihine kadar işlemiş faizin dikkate alınmaması doğru olmadığı gibi, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi de yerinde görülmediğinden hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3421, K. 2022/5754, 12 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama