KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/3648 E., 2022/7365 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2022
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10.05.2019 tarih ve 2016/65 E. - 2019/213 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.02.2021 tarih ve 2020/112 E. - 2021/275 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/50980 sayılı "Deli Oğlan Çiftliği Anadolu Süt + Şekil" markasının sahibi olduğunu, bunun yanında “Anadolu Süt” ibaresinin müvekkilinin ticari unvanının da asıl unsurunu teşkil ettiğini, davalı şirketin “Anadolu Süt” ibaresini müvekkilinin tescilli marka ve ticaret unvanına tecavüz teşkil eder şekilde markasal olarak kullandığını, gönderilen ihtarnameye rağmen markaya tecavüz eylemlerine bir son vermediğini ileri sürerek, marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi ve 25.000.-TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “Anadolu Süt” ibaresini içeren çeşitli markaları adına tescil ettirmek için TPMK’ye başvurduğunu ancak başvurularının reddedildiğini, başvuru sürecinde “Anadolu Süt” ibaresini kullandığını ancak başvurunun reddi üzerine bu ibareyi kullanmayı bıraktığını, davacı yan markasının esas unsurunun “Delioğlan Çifliği” ibaresi ve markada yer alan şekil unsuru olduğunu, “Anadolu Süt “ibaresi davacı markasının tali unsuru niteliğinde olduğundan bu ibarenin kullanımı sebebiyle marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yan kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece, davalı yan eylemlerinin haksız fiil ve tarafların tacir olduğu gözetilerek, hükmedilen maddi ve manevi tazminata temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerekirken, faizin türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın 03.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, markaya tecavüzün tespiti, men ve refi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK’nın 8. maddesi uyarınca, marka koruması markanın tescil edilmesi koşuluyla başvuru tarihinden itibaren başlar.
Mahkemece, davalının www.anadolusuturunleri.com isimli web sitesinde “Anadolu Süt” ibaresi altında kendisince üretilen çeşitli süt ürünlerini tanıttığı, bu durumun davacının 2010/50980 sayılı Delioğlan Çifliği Anadolu Süt+Şekil” ibareli markasına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davalı davanın açıldığı 21.05.2013 tarihinden önce 31.01.2011 tarihinde 2011/08049 sayılı, “Anadolum Süt” ibareli markayı ve keza 16.12.2011 tarihinde, 2011/111821 sayılı, “Tarım Kredi Anadolu Süt+Şekil” ibareli markayı süt ve süt ürünlerini de kapsayacak şekilde tescil için TPMK’ya başvurmuş, ilk marka 04.06.2014 tarihinde, ikinci marka ise 20.08.2014 tarihinde tescil edilmiştir.
Bu hale göre, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının kullanımlarının tescilli markaya dayalı bir kullanım olduğu ve davacının markasına tecavüz teşkil etmeyeceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3648, K. 2022/7365, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama