İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3725 K.2022/9061

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.09.2020-15.10.2020 tarih ve 2019/643 E. - 2020/487 K. sayılı asıl ve ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan…

Esas2021/3725Karar2022/9061Tarih14 Aralık 2022Okuma7 dk · 1.391 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/3725 E., 2022/9061 K.·Mahkemesi :bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Aralık 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.391 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.09.2020-15.10.2020 tarih ve 2019/643 E. - 2020/487 K. sayılı asıl ve ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.02.2021 tarih ve 2021/205 E. - 2021/185 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ...

Aygözger ile Av. ... ve davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin Mayıs 2004’ten bu yana davalı şirket ürünlerini Türkiye Bölgesi ile sınırlı olmak kaydıyla “münhasıran yetkiyle” distribütör olarak satmak şeklinde ticari ilişkisi bulunduğunu, son zamanlarda davalıdan satın alınarak müşterilerine satılan pompalarda arızalara yönelik sayısız şikayet ve ayıp bildirimi aldığını, davalının gizli ayıplı mal satmaya devam ettiğini, ticari ilişkinin haklı nedenlerle feshedildiğini,

sürekli arıza yapan ve arızaları davalı tarafından giderilmeyen uzaktan kumanda ve alıcı (reciever) arızaları aşırı ısınma (hararet) sorunlarının müvekkilinin 5 yıl boyunca uğradığı zarar tazmin edilmeksizin sadece teknik açıdan ve kısmi şekilde çözüme kavuşturulan “Pumping Piston” (Pompalama Pistonu) arızalarının fazla gürültülü çalışma ve titreme sorunlarının ortaya çıkmasına neden olduğunu, müvekkiline zararların karşılanmasına yönelik taleplere ilişkin mutabakata rağmen ödeme yapılmadığını, ayıbın bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/71 D.

İş sayılı dosyası ile davalının Yeşilköy CNR Expo Fuar Merkezi’nde düzenlenen Ankomak 2016 Uluslararası İş Makine ve İnşaat Teknolojileri Fuarı’nda Stetter marka beton mikserlerinin Beta İş Mak. San. ve Tic. Ltd.

Şti.’ standında satışa sunulmak üzere sergilendiğinin tespit edildiğini, davalının üçüncü bir kişiyi yetkilendirdiğini ve tanınan tek satıcılık yetkisinin ihlal edildiğini, müvekkilinin davalı Schwing ürünlerini marka haline getirdiğini, TTK 122. maddesi uyarınca portföy tazminatını hak ettiğini, ayıplı ve gizli ayıplı mallardan kaynaklı davalı tarafça kabul edilmesine rağmen ödenmeyen garanti ve ihtilaflı masraflar için şimdilik 60.311,51 Euro karşılığı 371.651,58 TL,

ticari ilişkinin davalı tarafın kusuru nedeniyle sona erdirildiğinden iade alınması gereken davacı stoklarında bulunan yedek parça bedellerinin karşılığı olarak 650.000,00 Euro karşılığı 4.005.430,00 TL, davacının hak kazandığı portföy tazminatı için şimdilik 1.000,00 Euro karşılığı 6.162,20 TL, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle tazminat tutarı için şimdilik 1.000,00 Euro karşılığı 6.162,20 TL olmak üzere toplam 712.311,51 Euro karşılığı 4.389.405,98 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının tüm söylemleri ve istemlerinin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine, maddi vakıaya, uygulanması gereken sözleşme hükümlerine ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, gerek usul gerekse de esas yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davanın öncelikle tahkim şartına göre çözümlenmesi gerektiğini, davacının HMK’nın 29. maddesinde ifade edilen dürüst davranma ve doğruyu sözleşme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, ileri sürdüğü taleplerinin 6098 sayılı TBK’nın 209. maddesine ve TTK’nın 23. vd. hükümlerine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nce, davacının taraflar arasındaki distrübütörlük sözleşmesine aykırılıktan kaynaklı davalıdan bir kısım taleplerde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin bir tarafının yabancı şirket olması nedeni ile geçerli olduğu ve 805 sayılı Kanun’un uygulanma olanağı olmadığı, davalı tarafın süresi içinde tahkim ilk itirazında bulunduğu, sözleşmenin 12.3. maddesi gereği uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesinin zorunlu olduğu,

öte yandan dava dilekçesindeki tüm taleplerini taraflar arasındaki sözleşmeye davalının aykırı davrandığı iddiasına dayandıran davacının bu sözleşmenin geçersiz olduğunu, yok hükmünde olduğunu ileri sürmesinin TMK’nın 2. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı olduğu, HMK'nın 116/1-b bendi uyarınca uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülmesi gerekeceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, 15.10.2020 tarihli ek karar ile Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davacı tarafın İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında 805 sayılı Yasa’nın 1. maddesine dayandığı, yabancı dilde yapılan tahkim sözleşmesinin hükümsüz olduğunu savunduğu, 805 sayılı Yasa’nın 1. maddesinin, "Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmaya mecburdurlar" hükmünü içerdiği,

anılan Yasa’nın 2. maddesine göre bu zorunluluk, yabancı şirket ve müesseseler için, Türk müesseseleri ile Türkiye uyruğunda olan kişiler ile muhabere, muamele ve temaslarına ve devlet kurumlarına ibraz zorunluluğunda bulundukları evrak ve defterlerine hasredildiği, somut olaya döndüğümüzde, tahkim şartını içeren sözleşmenin bir tarafının yabancı şirket olması nedeniyle 805 sayılı Yasa’nın 1. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacı vekilinin bu konudaki istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği,

sözleşmenin şartlarını belirleyen distrübütörlük sözleşmesine dayalı isteklerin belirli bir uyuşmazlığa ilişkin olması, özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olması nedeniyle tahkim şartının geçerli olduğu, tacirler arasında düzenlenen bir sözleşmeye tahkim koşulu konulmasının haksız şart sayılamayacağı, İlk Derece Mahkemesi’nce yasal sürede yapılan tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddi yönünde verilen kararda ve arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline ilişkin ek kararda isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin karar ve ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı portföy tazminatı, davacının stoklarında bulunan yedek parça bedellerinin tazmini, rekabet yasağının ihlali ve gizli ayıplı mallardan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

HMK'nın 116. maddesinde tahkim itirazı, ilk itirazlar arasında sayılmış olup davalı vekilince süresinde tahkim ilk itirazında bulunulmuştur. Bir davanın hakemde görüleceğine dair hakem sözleşmesinin ya da bir sözleşmeye eklenen tahkim şartının geçerli olabilmesi için ortaya konan tahkim iradesinin hiçbir tereddüde yer vermeyecek kesinlikte açık olması gerekmektedir.

Buna göre geçerli bir tahkim şartının varlığından söz edebilmek için taraflarca imzalanmış yazılı bir anlaşma, karşılıklı mektup teatisi ya da telgraf ile üzerinde mutabakata varılmış ve bu şekilde ortaya çıkmış kesin ve açık bir tahkim iradesinin bulunması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında teati edilen ve imza altına alınan 2004 yılında yapılan Distribütörlük Sözleşmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın mahkeme yoluyla çözülmesinin öngörüldüğü hiçbir surette tahkim anlaşmasının bulunmadığı gerek İlk Derece Mahkemesi’nce gerekse Bölge Adliye Mahkemesi’nce geçerli olduğu kabul edilen tahkim şartının yer aldığı “Şirketin Satış Şart ve Hükümleri” başlıklı belgenin ticari ilişkinin devamı sırasında davalı tarafından gönderilen tek taraflı bir belge olduğu,

bu belgenin taraflar arasında teati edildiğine ve bu belgedeki tahkim şartının davacı tarafça kabul edildiğine dair dosya içinde bir bilgi bulunmamaktadır. Bu belgenin davacı tarafa mail olarak gönderilmesi ya da tanzim edilen faturalarda bu belgeye atıf yapılması da açık bir tahkim iradesinin varlığını göstermez. Bu haliyle ortada kesin ve açık bir tahkim iradesinin varlığından söz edilemeyecek olduğundan tahkim şartı geçerli değildir.

Kaldı ki tahkim şartını içeren “Şirketin Satış Şart ve Hükümleri” başlıklı belgenin taraflar arasında teati edilmiş olsaydı bile, bu belgenin 12. maddesinin 12.3 bendinde, “SCHWING Avrupa Birliği dışında ikamet eden sözleşme taraflarıyla, ilgili sınırlar konusunda aşağıdaki hususlar üzerinde mutabakata varmıştır: İşbu Şart ve Hükümlerin esas teşkil ettiği akdi ilişkiden kaynaklı olarak veya akdi ilişkiyle bağlantılı olarak ortaya çıkan her türlü uyuşmazlık,

Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Tahkim Kurallarına göre tayin edilmiş bir veya birden fazla hakemin bu Kurallar çerçevesinde vereceği hakem kararıyla kesin çözüme kavuşturulacaktır.” denilmesine rağmen, “EK 2 Satış Genel Şartları” başlıklı belgenin 12. maddesi, “İş bu sözleşmedeki tüm teslimat ve hizmetlerin ifa yeri ve ayrıca, işbu sözleşme ile ilgili her türlü uzlaşmazlık konusunda yetkili yargı mahalli SCHWING’in ana ticari faaliyet merkezinin yahut SCHWING’in ilgili teslimat veya hizmeti yürüten iştirakinin bulunduğu yerdir.

SCHWING MÜŞTERİNİN ticari faaliyet merkezinde veya ifa yerinde dava açma hakkını da haizdir.” düzenlemesi ile “ Dağıtımcı Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin “Uzlaşmazlıkların Çözümlenmesi” başlıklı 28. maddesi, “Yetkili mahkeme mahalli TEDARİKÇİNİN Tescilli merkezinin bulunduğu şehir olacaktır.

Ayrıca, TEDARİKÇİ DAĞITIMCININ tescilli merkezinin bulunduğu şehirde bir mahkeme seçme hakkında da sahip olacaktır.” düzenlemesi birlikte dikkate alındığında ortada kesin ve açık bir tahkim iradesinin varlığından söz edilemeyecek olduğundan (zira uyuşmazlık halinde mahkemeye de başvurulacağı düzenlenmiştir) tahkim şartı geçerli değildir.

İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan olgular gözetilerek davalı tarafın tahkim ilk itirazının reddine karar verilip tarafların dava ve cevap dilekçelerinin iddia ve savunmalar değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve bu karara yönelen davacı istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3725, K. 2022/9061, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3725
Karar No
2022/9061
Tarih
14 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/3726 K.2022/10988
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3726 K.2022/9001
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/3726 K.2022/9332
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/3727 K.2022/19230
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3730 K.2022/9062
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3731 K.2022/9004

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.