İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4352 K.2022/8125

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/166 E. - 2019/338 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.…

Esas2021/4352Karar2022/8125Tarih21 Kasım 2022Okuma6 dk · 1.122 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/4352 E., 2022/8125 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi21. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.122 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/166 E. - 2019/338 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 27.04.2021 tarih ve 2019/1144 E. - 2021/628 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %6 hisseli ortağı olduğunu, davalı şirketin 03.12.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların ve çağrı usulünün hukuka uygun olmadığını, bu toplantıdan sonra yine usule aykırı olarak 07.01.2018 günü yapılan genel kurul toplantısında hukuka aykırı kararlar alındığını, huzur hakkının kaldırılmasına dair karar ile küçük ortak olan müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkilinin 03.01.2018 günü davalı şirkete ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin küçük hissesinden rahatsız olan büyük ortakların müvekkilini dışlayıcı bir tavır takındıkları,

müvekkilinin maruz kaldığı bu uygulamalarla ilgili hususları şirkete gönderdiği ihtarnamede dile getirdiğini, şirketin şubesinin taşınması ve şirket sözleşmesinin 7. maddesindeki tadil içeren kararların da usulune uygun olmadığını ileri sürerek 03.12.2017 ve 07.01.2018 tarihli genel kurullarda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının 03.12.2017 tarihli genel kurula katılmasına ve kendisinin de olumlu oyu doğrultusunda toplantıya katılanların tamamının oy birliği ile herhangi bir karar alınmamasına rağmen kötü niyetle ilgili karar tutanaklarını ve hazirun cetvelini imzalamaktan imtina ettiğini, karara geçilmiş bir muhalefet şerhi bulunmadığını, 07.01.2018 tarihli genel kurula da usulüne uygun çağrıya rağmen katılmadığını, davacının işbu dava ile genel kurul kararlarının iptali talebi kapsamında ileri sürmekte olduğu hususların TTK'nın 446. maddesi kapsamında sayılan hususlardan olmadığından davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını,

davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının da bulunmadığını, davacı tarafından iptali talep edilen genel kurul kararlarının Türk Ticaret Kanunu ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine, şirket sözleşmesi hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığını, 03.12.2017 tarihli genel kurula ilişkin ilanların ve davacıya gönderilen tebligatların usulüne uygun olduğunu, 07.01.2018 tarihli genel kurul toplantı çağrısının ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, ortakların huzur hakkının kaldırılmasına ilişkin kararın hisse oranı farketmeksizin tüm şirket ortaklarını kapsadığını,

şirketin irtibat bürosunun nakline ilişkin kararın tasarruf tedbirleri kapsamında alındığını, davacı tarafından kararların hukuka aykırılığına ilişkin hiçbir gerekçe veya delil sunulmadığını, davacının 07/01/2018 tarihli genel kuruldan haberdar olduğunun davalı şirkete keşide edilen 03.01.2018 tarihli ihtarname ile sabit olduğunu, ihtarnamede yer alan erteleme talebinin hukuki dayanağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 03.12.2017 tarihli genel kurul kararının usule uygun olduğu, çağrının davacıya tebliğ edildiği, anılan genel kurulda herhangi bir karar alınmadığı anlaşıldığından davacının bu genel kurulu kararının iptali talebinde hukuki yararının bulunmadığı,

03.01.2018 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali talebine gelince, TTK'nın 617/2. maddesine göre, genel kurulun toplantı gününden en az 15 gün önce toplantıya çağrılacağı, davalı şirket müdürler kurulu 12.12.2017 tarihli ve 7 numaralı kararı ile 07.01.2018 tarihinde belirlenen gündem ile olağan genel kurul toplantısının yapılmasına karar verildiği ve bu kararın 2 haftalık süreden önce 15.12.2017 tarihli ve 9574 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacı pay sahibine toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı gazete iadeli taahhütlü mektupla bildirildiği,

kaldı ki davacı tarafın keşide ettiği Bakırköy 40. Noterliği'nin 03.01.2018 tarihli ve 00263 yevmiye sayılı ihtarnamesinde, yapılacak genel kurulun ertelenmesini talep etmiş olmakla gerçekleştirilecek olan genel kuruldan haberdar olduğu, dolayısıyla çağrının hukuka aykırı olduğu iddiasına itibar edilmediği, dava dilekçesinde, 07.01.2018 tarihli genel kurul toplantısında, huzur hakkının kaldırılmasına ilişkin kararın hukuka aykırı alındığı iddia edilmiş ise de, bu kararın tüm ortaklar yönünden geçerli olacağı ve salt davacıyı mağdur etmek amacıyla alındığına ilişkin delil sunulmadığı göz önüne alındığından bu iddianın da yerinde görülmediği,

yine şirketin şubesinin taşınması ve şirket ana sözleşmesinin 7. maddesinin değiştirilmesine ilişkin kararlarda da kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bir husus iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına ve ilgili mevzuata göre, davaya konu 03/12/2017 tarihli genel kurulda çağrının 6102 sayılı TTK'nın 617. maddesi kapsamında genel kurulun müdürlerince toplantıdan en az 15 gün önce toplantının Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek tüm ortaklara tebligat yapıldığı, çağrı usulüne uygun yapıldığı gibi söz konusu toplantıda şirket yapısı ve ortaklık durumu ile ilgili bilgilendirme yapıldığı,

ortaklara görüşlerini bildirmeleri için süre verildiği ve herhangi bir karar alınmadığı anlaşılmakla davacının bu genel kurulun iptalini talep etmesi yönünde herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı yönündeki ilk derece mahkemesi gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğu, 07/01/2018 tarihli genel kurula gelince, 6102 sayılı TTK'nın 617. maddesi kapsamında yapılacak toplantıdan en az 15 gün önce toplantının ticaret sicil gazetesinde ilan edilerek tüm ortaklara tebliğ edildiği, davacının da söz konusu genel kuruldan haberdar olduğu,

Bakırköy 40. Noterliği'nden 03/01/2018 tarihinde 00263 yevmiye no'lu çekmiş olduğu ihtarname ile genel kurulun ertelenmesini talep ettiği, çağrı usulüne uygun şekilde yapıldığı halde davacının toplantıya katılmadığı, usulsüz çağrının ortağa, ret oyu ve muhalefet şerhi aranmaksızın iptal davası açma hakkı verdiği,

somut olayda ise davacının usulüne uygun çağrıya rağmen genel kurul toplantısına katılmadığı gibi alınan kararlara da muhalefet şerhi koymamış olmasından ötürü dava açma hakkı bulunmadığından 07/01/2018 tarihli genel kurulda alınan kararlar yönünden davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığından davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi yerine ilk derece mahkemesince çağrının usulüne uygun olduğu kabul edilmesine rağmen yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

yeniden hüküm tesisine buna göre, 03/12/2017 tarihli genel kurul yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 07/01/2018 tarihli genel kurul yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle davacının davalı şirketin paydaşı olması nedeniyle genel kurul kararının iptali davasında aktif husumet ehliyetinin olduğunun anlaşılmasına,

dolayısıyla 07.01.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebi yönünden bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair kararı doğru değilse de temyiz edenin sıfatı da gözetildiğinde sonucu itibarı kararın doğru olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4352, K. 2022/8125, 21 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4352
Karar No
2022/8125
Tarih
21 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/4356 K.2022/6509
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/4357 K.2022/5045
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/4359 K.2022/5046
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/4360 K.2022/5438
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/4361 K.2022/5202
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/4364 K.2022/5048

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.