İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4474 K.2022/6886

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.06.2018 tarih ve 2014/1285 E- 2018/571 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair…

Esas2021/4474Karar2022/6886Tarih11 Ekim 2022Okuma5 dk · 983 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/4474 E., 2022/6886 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi43. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ekim 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

983 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.06.2018 tarih ve 2014/1285 E- 2018/571 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.12.2020 tarih ve 2020/59 E- 2020/404 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla yapılan 2 ayrı icra takibinin davalı yanın itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine göre oluşan cari hesap nedeniyle davacının alacaklı olduğu, davalı tarafın ödeme savunmasını kanıtlayamadığı, ödeme amaçlı verildiği bildirilen çek ve senetlerle ilgili yeterli açıklayıcı bilgi sunulmamakla birlikte bir kısmının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak bedellerinin ödenmediğinin de anlaşıldığı, davalı defterlerinde, ödemelerin satıcılar hesabında topluca kayıtlı olup, davacıya yapılan ödeme olup olmadığının anlaşılamadığı gibi davalı tarafından alt kayıtlarının da sunulmadığı,

davacının asıl ve birleşen davaya dayanak icra takip tarihleri itibarıyla TL ve Euro bazında takip miktarı kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-) 6100 sayılı HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'ni geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 2020 yılı itibariyle 72.070,00 TL'dir. Asıl ve birleşen davalar itirazın iptali istemine ilişkindir.

Birleşen her bir dava bağımsızlığını koruduğundan yukarıda zikredilen temyiz kesinlik sınırının her bir dava özelinde ayrıca belirlenmesi gerekmektedir. Asıl davada davacı, 22.013,06 Euro alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili asıl davaya ilişkin olarak temyize başvurmuş ise de, asıl davada dava değeri olarak gösterilen 22.013,06 Euro dava tarihindeki efektif satış kuruna göre dava tarihi itibariyle 63.659,56 TL’ye tekabül etmekte olup, davalı aleyhine kabul edilen bu tutarın temyizi kabil olmayıp kesin olduğu anlaşılmaktadır.

HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2-) Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, birleşen dava, bayilik ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı bu ilişkiden kaynaklanan borcunu kambiyo senedi vermek suretiyle ödediğini, davacının bu senetleri tahsil ettiği halde alacağından mahsup etmeyip mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını savunmuş, 29.12.2015 tarihli dilekçesiyle, zikredilen kambiyo senetlerinin hangileri olduğunu senetlere ilişkin bir takım bilgiler vererek açıklamıştır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davaya konu ihtilaf nedeniyle, davacı yanın 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin incelemeye sunulduğu, davalı tarafça dökümü yapılan çeklerin keşide ve gönderi tarihlerinin neredeyse tamamına yakınının 2011 ve 2012 yıllarına ait tarihleri taşıması sebebiyle belirtilen çeklerin kayıtlara alınıp alınmadığının tespit edilemediği, keza 2013 ve 2014 yıllarına ait keşide tarihleri taşıyan bir takım çek ve senetlerin kayıtlara alınıp alınmadığının ise davalı tarafça yapılan döküm ve davacı kayıtları arasındaki uygunsuzluklar sebebiyle tespit edilemediği belirtildikten sonra,

davalının zikredilen savunmasının izaha muhtaç olduğu mütalaa edilmiş, mahkemece rapor bu haliyle hükme esas teşkil ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” hükmünü, 222/1 maddesi, “Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” hükmünü, 281/2. maddesi ise, “Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi,

tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.” hükmünü haizdir.

Yapılan açıklamalar ve zikredilen Yasa hükümlerine göre, mahkemece, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması için, öncelikle davacı yanın 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin ticari defterinin dosyaya ibrazının sağlanması, taraflardan bilirkişi raporunda belirtilen hususlara ilişkin açıklama istenilip delillerinin sorulması ve belirtilen eksiklikler giderildikten sonra bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Öte yandan, davalı vekili 20.06.2016 tarihli dilekçesiyle, davacı tarafın müvekkiline 01.06.2016 tarihinde bir mutabakat mektubu gönderdiğini, bu mektupta müvekkilinden sadece 42.063,75 TL alacaklı olduğunu, başkaca bir alacağı bulunmadığını ikrar ettiğini ileri sürerek söz konusu mutabakat mektubunu dosyaya ibraz etmiştir.

Davacı vekili, söz konusu mutabakat mektubunun gönderildiğini kabul etmekle birlikte, bu mektuba davalının iddia ettiği gibi bir anlam yüklenemeyeceğini savunmuştur. Bu hale göre mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme ve ticari işleyiş gözetilerek söz konusu mektuba davalının yüklediği gibi bir anlam verilip verilemeyeceğinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıya iadesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4474, K. 2022/6886, 11 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4474
Karar No
2022/6886
Tarih
11 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/4476 K.2022/16461
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/4477 K.2022/10050
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/4477 K.2022/17630
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/4478 K.2022/4508
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/4481 K.2022/16198
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/4482 K.2022/7788

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.